Parti değil, örgüt gibi… CHP’de arınma 2010’dan başlamalı
- GİRİŞ04.06.2026 08:49
- GÜNCELLEME04.06.2026 08:49
CHP’deki hadiseler sadece ‘akçeli işler’le sınırlı olsa ve bunun kavgası yapılsa “Burası sizin baba ocağınız mı, yoksa babanızın çiftliği mi?” diyebilirdik…
Ama öyle olmadığı için Kemal Kılıçdaroğlu, özür dilediği ‘FETÖ sızıntıları’ vurgusu yaptı konuşmasında.
Bir benzerini merhum Genel Başkanları Deniz Baykal’ın 2010’daki kaset skandalının ardından gelen istifa konuşmasında, ‘okyanus ötesi’ göndermesiyle işitmiştik.
***
Deniz Baykal, 16 sene evvel bu göndermeyi yaparken, nereyi işaret ediyordu?
FETÖ’yü.
Peki ona kaset kumpasıyla, Kılıçdaroğlu’nu koltuğuna oturtan kimdi?
FETÖ.
Kemal Bey koltuğa oturunca ne yaptı?
Özetleyeyim…
***
FETÖ, 2012 Şubat’ında dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı tutuklayıp, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ameliyat masasında kelepçelemeye çalıştığında da…
MİT’in Çözüm Sürecinde yürüttüğü görüşmeleri baltalamak için sabotajlar yaptığında da…
17/25 Aralık 2013 yargı darbesine giriştiğinde de…
Aynı sene Mısır’daki Mursi’ye karşı ayaklanmayla eş zamanlı olarak Gezi sokak darbesi girişimini başlattığında da…
2015 başındaki MİT tırı ihanetinde de…
Dışişleri ses kaydının yayınlanması alçaklığında da…
Türkiye’nin Suriye’de DEAŞ’a silah yolladığı yalanını yaydığında da…
2015’te Türkiye’yi fiilen bölmek için PKK ile ittifak kurduğunda da…
15 Temmuz 2016 işgal girişimine kalkıştığında da Bay Kemal, bu hain terör örgütü ve öteki örgütlerle kol kolaydı.
Öyle ki, Atatürk Havalimanı’nı çevreleyen FETÖ’cü hainler, tankları çekip kendisine yol açtı.
***
Kılıçdaroğlu, 17/25 Aralık yargı darbesi girişiminde FETÖ’nün kumpas ses kayıtlarını Meclis grubunda dinletiyor, FETÖ’cüler ne diyorsa bire bir aynısını tekrarlıyordu.
Gezi’de orduyu sokağa inip darbe yapmaya çağırıyor, FETÖ’nün dershanelerine, bankasına, medyasına yapılan operasyonlara siper oluyor, gözlerimizin önünde cereyan eden 15 Temmuz ihanetine ‘kontrollü darbe’ diyerek FETÖ’yü aklamaya çalışıyordu.
Koltuğu kaybedince Kılıçdaroğlu’na “Hain” diyen ‘zübükler’ gibi biz bunları yeni söylemiyoruz, yıllardır anlatıyoruz.
Tıpkı şimdi de kendi hainliklerini, yolsuzluklarını, ahlaksızlıklarını anlattığımız gibi!
Gün oldu, devran döndü; birbirlerini bizim anlattıklarımızla döver oldular!
Oysa Kemal Beye saldıran ‘zübükler’ de, şu yukarıda saydıklarım olurken Kılıçdaroğlu’na toz kondurmuyor, tam siper arkasında duruyordu.
***
Al birini vur ötekine misali; Kemal Beyin de bakmayın bugün Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu tayfasına ‘dış odak iş birlikçisi’ demesine…
Aynısını kendisi de yapıyor, ABD ve Avrupa başkentlerinde başta FETÖ’cüler olmak üzere, Türkiye düşmanlarıyla bizzat görüşüyordu.
Hepsi oradaydı, hepsi bir aradaydı…
Zaten bugün şikâyet ettiği FETÖ aparatlarını da bile-isteye kendisi partiye doldurdu, çünkü ‘el-mecbur’du.
Onu kaset kumpasıyla Genel Başkanlık koltuğuna oturtan, millî bir siyaset yürütmesine elbette izin vermezdi.
***
Oysa aynı dönem AK Parti ve MHP ‘bölünme’ pahasına bu kumpaslara geçit vermedi, dimdik durdu.
CHP ise hemen pes etti ve ihanet halkası 2010’dan bu tarafa genişleye genişleye en son 2023’te partiyi ‘kirli para’ ile satın almaya gelince Kemal Bey nihayet uyandı.
Şimdi özür dileyerek "günah çıkarmaya" çalışıyor.
İsim vermeden FETÖ işareti yaptığı Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nu kim partiye soktu?
Kendisi.
Ayağına bağ olacak eski tüfek CHP’lileri partiden atıp, yerine bunları doldururken, üzerlerindeki karanlık gölgeyi bilmemesi mümkün mü?
Elbette değil.
Aynı Ekrem İmamoğlu’nun daha önce AK Parti’ye sızmaya çalıştığını, oraya giremeyince CHP’ye yollandığını bilmiyor muydu?
Tabii ki hayır.
Hatta diplomasının problemli olduğunu bile biliyordu, umursamadı, hepsini bile bile kabullendi.
Çünkü o gün işine öyle geliyordu… FETÖ’nün gücünü arkasına almakta, adamlarını partiye doldurmakta hiçbir beis görmüyordu, önemli olan Erdoğan’ı devirmesiydi, gerisinin hiçbir önemi yoktu.
Türkiye’yi FETÖ, PKK ve bunların sahipleri ile yönetmenin hayallerini kurdu, planlarını yaptı, icraatını sergiledi yıllarca… Ama olmadı, millet müsaade etmedi.
***
Bay Kemal, kendisini ayak oyunlarıyla deviren Ekrem İmamoğlu ve suç ortağı Özgür Özel’le ilgili bugün söylediklerinde sonuna kadar haklıdır, lakin kendisi de en az onlar kadar suçludur.
“Bilmiyordum” gibi insan aklıyla alay edercesine bir savunmanın hiçbir kıymeti yoktur, çünkü ülkemize ihanet sayılabilecek yukarıda saydığım şunca hadiseyi biz bile yıllarca yazdık, umursamadı ve aynen devam etti.
Tâ ki sıra kendisine gelene kadar.
Bunca şeyi şu sebeple anlattım;
Bugün CHP’de bir temizlik ve arınma yapılacaksa, öyle 2023’ten sonrası için falan değil, Deniz Baykal’ın kaset skandalı ile başlatılan partinin yeniden dizayn edildiği 2010’dan bu tarafa yapılmalı.
Terör örgütleriyle bu kadar iç içe geçmiş bir CHP, bu tarihten sonra ortaya çıktı ve kolay kolay arınamaz, temizlenemez.
Gerçek manada bir temizlik yapılacaksa, sadece hırsızlığa, yolsuzluğa, ahlaksızlığa bulaşanlarla sınırlı kalmamalı, bütün FETÖ artıkları ve iş birlikçilerinden de arınmalı.
Yapabilirler mi?
Çok zor, çünkü FETÖ bütün kollarıyla partiyi ele geçirmiş durumda.
Kumpasa boyun eğmeyen partiler için bile bunun yüzde yüz garantisi verilemeyecekken, hemen teslim olmuş bir partide Hak getire!
***
Son sözümüzü de ortalığa saçılan şunca pisliğe rağmen hâlen CHP’nin kuyruğundan kopamayan kitleye edelim...
Nasıl ki FETÖ’cüler bu kadar ihanete rağmen hâlen örgütten kopamıyor, nasıl ki PKK sempatizanları yıllarca akıtılan Kürt-Türk kanını görmezden gelerek terör örgütüne ve siyasi koluna desteğini sürdürüyorsa CHP’lilerin de aynı kitle psikolojisinden farkı yok.
Şu gün olmuş, yukarıda saydıklarımı gördükleri hâlde, CHP’ye toz kondurmuyorlar.
Yahu siz partili misiniz, örgüt sempatizanı mısınız?
Mutlak butlanı çıkaran kararın da, CHP belediyelerinde dönen yolsuzluk ve ahlaksızların da şikâyetçisi ve itirafçıları CHP’liler olduğu hâlde, partinizi sorgulayacağınız yerde, önünüze getirilen her yalana sorgusuz sualsiz inanmak, örgüt psikolojisi değil de nedir?
İkna olmanız için CHP’nin başına geçenlerin daha ne yapması gerekir?
Yoksa örgütlerin oyuncağı olan partiniz ve partinizi elinde tutanlar amacına ulaşsın da, Türkiye ne olursa olsun mu diyorsunuz?
Öyle ise sizin terör örgütü yandaşlarından farkınız nedir?
Türkiye Gazetesi
Yorumlar2