İngiliz aşkına…

  • GİRİŞ05.07.2026 09:13
  • GÜNCELLEME05.07.2026 09:13

Özgür Özel, Türkiye’nin merkezinde yer alacağı NATO Zirvesi öncesi İngiliz Financial Times’a yazdığı makalede yine ‘mandacılık’ ruhunu ortaya serdi.

Özetle "Erdoğan'ın demokrasiye yönelik baskıları, Türkiye'nin müttefiklerini de tehdit ediyor.

Türkiye öngörülebilir ya da güvenilir bir ortak değildir.

Erdoğan bugün Washington'a, yarın Moskova'ya, ertesi gün Pekin'e yönelebilir.

Otoriter yönetim ve siyasi rakiplerinin hapsedilmesi hem NATO'yu hem de bölgesel istikrarı tehlikeye atabilir" diyor.

***

Siyasi kaderini bağladığı Ekrem İmamoğlu tutuklanınca da İngiltere’nin resmî televizyonuna “Bizi yalnız bıraktınız, hayal kırıklığına uğrattınız. Kırgınız” demişti.

Bununla yetinmeyip “İngiltere’nin menfaati AK Parti’de değil, CHP’dedir” açıklamasıyla rengini iyice belirginleştirmişti.

Peki ya siyasi patronu Ekrem İmamoğlu ne yapmıştı?

Allah gösterecek ya, İstanbul’da milyonların kar esareti yaşadığı gün, İngiliz Büyükelçisi ile yemek yediği ortaya çıktı.

Önce inkâr etti, görüntüleri ortaya çıkınca “İngiliz Büyükelçisi ile yediğim yemek, karla mücadeleden daha önemsiz değildi” deyiverdi!”

Sonra öğrendik ki bununla yetinmemiş, 16 milyon İstanbullunun verilerini İsrail uzantılı İngiliz firmasına açmış.

Kurduğu yolsuzluk ‘sistem’inin ucu da Londra’ya uzanıyor ne hikmetse!

İkinci adamı Ertan Yıldız, sadece hafriyattan İngiltere’ye taşınan paranın 200 milyon dolar olduğunu anlattı ifadesinde.

-Ki, bunun devede kulak olduğunu soruşturma derinleştikçe daha net göreceğiz.

Bu kadar mı?

Değil elbette.

***

İngiliz dış istihbarat birimi MI6 ve ABD istihbaratı ile bağlantılı Hüseyin Gün, İmamoğlu’nun casusluk soruşturmasında tutuklananlardan.

Üvey oğlu olduğu öne sürülen kişinin ihbarıyla Gün’ün telefonlarında yapılan incelemede, İngiliz istihbaratının Türkiye'deki seçimlere nasıl müdahale ettiği belgelendi.

İmamoğlu'nun izleyeceği stratejileri ByLock gibi dışarıdan erişilemeyen özel bir uygulama ile istihbarat elemanlarından alan Gün'ün telefonunda ayrıca, kabinede yer alan bakanların özel toplantılarda çekilmiş fotoğrafları da bulundu.

Dahası, FETÖ’nün Londra’da yaşayan imamı Mustafa Özcan ile yüz yüze görüşüp notlar tuttuğu ortaya çıkarıldı.

Bu esnada ilginç olan neydi, hatırlıyor musunuz?

Emeklilik vakti gelen İngiltere dış istihbarat servisi MI6’nın Başkanı Richard Moore’un, veda toplantısını İstanbul’da yapması.

Siz hiç bugüne kadar bir yabancı istihbarat başkanının vedasını başka bir ülkede yaptığına şahit oldunuz mu?

Göstere göstere verilen bu mesajın bir anlamı yok muydu?

İngiliz medyası bahane olarak geçmişte Moore’un Ankara’da büyükelçilik yapmasını gösterse de kimse yemedi.

Zaten üzerinden bir ay geçmeden İmamoğlu casusluk soruşturması patladı.

Devletler birbiriyle böyle konuşuyordu demek ki!

***

Tabii bu ‘mandacıların’ bir de medya ayağı var.

Geçmişte sadece İmamoğlu-Özel suç ortaklığını besliyorlardı.

CHP 38. kurultayına mutlak butlan kararı çıkınca, şimdi hepsi birden ‘İngiliz yapımı küresel operasyonu bozan’ Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine çullandı.

12 sene CHP Genel Başkanlığı yapan Kılıçdaroğlu şaşkın, yıllarca o partide görev yapanlar neye uğradığını şaşırmış vasiyette…

Yazık, geçmişte kendilerinden gördükleri sözde muhalif kanallara çıkarılmadıkları için, mevzuyu sadece koltuk kavgası ve yolsuzluklara-ahlaksızlıklara karşı durmaktan, hak-hukuk kavgasından ibaret zannedip sitem ediyorlar.

O medya organlarının sahiplerinin tamamının Londra’ya kaçtıklarını, hatta kimi muhalif gazetelerin baş yazarlarının bile senelerdir Londra’da yaşadığını gözden kaçırıyorlar.

Nasıl, ipleri uç uca bağlayınca bir şey anlatıyor değil mi?

***

“Buna ABD’yi niye eklemiyorsun?” diyenler olacaktır, orayı da es geçmeyeyim.

Özgür Özel gibi bu soruyu kasıtlı soranlar Biden Amerika’sı ile Trump Amerika’sı arasındaki farkın görülmesini istemezler.

Niye?

Çünkü Biden tam İngiliz-Yahudi hegemonyasının güdümündeki bir başkandı.

Trump’ın ise -en azından- seçildiği günden beri İngiltere’ye meydan okuduğu muhakkak.

Kanada’ya el koymaktan bahsederken kime kafa tutuyordu mesela?

Biden, seçildiği 2020 yılında “Erdoğan’a artık darbe yapmayacağız. Onu dostlarımızla devireceğiz” derken, Türkiye’deki dostlarının kim ya da kimler olduğu, kimi parlatmaya çalıştıkları yukarıda anlattıklarımdan belli değil mi?

Ekrem İmamoğlu ve -Özel dâhil- ‘sistem’in diğer aparatlarının İngilizlerle bu kadar aleni iş birliklerine girişirken, akıllara durgunluk verecek biçimde fütursuz soyguna girişirken kime güvendiği de ortada.

Hesaba katmadıkları şey, ABD’de 2024 yılında Trump’ın seçilmesi oldu ki, dikkat ederseniz bu mandacıların kurduğu sistem, bu tarihten sonra yerle bir edildi.

Washington’a yaptığı şikâyetten “Bizi ilgilendirmez” cevabı alan Özgür Özel’in imdadına İngiltere de yetişemedi; zira kendileri de Trump döneminin sancıları ile meşgul olmaktaydı.

Şimdi ABD Başkanı Trump’ın “Erdoğan için katılıyorum” dediği NATO Zirvesi Ankara’da yapılacak, Özgür Özel’in, daha doğrusu Özgür Özel üzerinden İngiliz’in verdiği mesaja bakın.

Türkiye öngörülebilir ya da güvenilir bir ortak değilmiş!

Yarın öbür gün bunların yüzüne vurulacağını bile bile…

Gücünü halktan alan, sadece vatandaştan alacağı oya bel bağlayan biri böyle bir cümle kurabilir mi?

Verdikleri mesaja bakarsak, eminim bu zirveden çıkacak kararlarda da en büyük engel, yine sinsi İngilizler olacaktır.

Ukrayna’da bütün barış girişimlerini baltaladıkları gibi, bakalım bu sefer nerelere uzun bacaklarını uzatacaklar?

***

Az kalsın unutuyordum; Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Osmanlı coğrafyasında tekrar büyümeliyiz” cümlesinden Özgür Özel’in duyduğu rahatsızlığı…

“Normalde hiçbir şeyi dert etmem, ne olursa olsun vurur kafayı uyurum. Lakin, Kılıçdaroğlu’ndan bu cümleyi duyunca o gece uyuyamadım” demişti.

Ne tesadüftür ‘Osmanlı’ vurgusuyla aynı rahatsızlığı geçenlerde İsrail’in soykırımcı Başbakanı Netanyahu da dile getirdi.

Bu rahatsızlığın tarihsel kodu nedir?

Osmanlıyı İngilizler parçaladı, Orta Doğu’nun kalbine İsrail’i İngilizler kurdu, aynı dönemde Türkiye’deki yeni yönetim de İngilizlerle yapılan anlaşmalar neticesinde kuruldu.

O günün şartları öyleydi; bugün Türkiye, İngilizlerin bizden kopardığı coğrafya ile yeniden gönül köprüleri kuruyor, ekonomik ve askerî bağları güçlendiriyor, İngiliz’in tezgâhını bozuyor…

Bundan İngiliz’in, İsrail’in rahatsız olmasına sözümüz yok da, Özgür Özel’e ne oluyor?

Belediye başkanları tutuklandığında, mutlak butlan kararı çıktığında kafayı vurmuş uyumuş da, Kılıçdaroğlu ‘Osmanlı’ deyince niye sabaha kadar uykusuz oturmuş?

Eminim İngiliz Kralı Charles bile mışıl mışıl uyumuştur o gece…

Bu ne İngiliz aşkı Sayın Özgür Özel?

Yücel Koç / Türkiye Gazetesi

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat