Küçük dilinizi yutmadınız mı hâlâ?

  • GİRİŞ03.02.2014 10:00
  • GÜNCELLEME03.02.2014 10:00

Bu şifrelerin gizlendiği en ilginç hâdiselerden biri, 28 Şubat süreci...

28 Şubat sürecinde Cemaat'in nasıl darbecilerin yanında yer aldığını, Erbakan hükümetini düşürmek için darbecilerle ne tür esrarengiz ilişkiler içine girdiğini iyi çözebilirsek, bugün 17 Aralık operasyonunun neden tezgâhlandığını da daha iyi anlayabiliriz.

28 ŞUBATÇILARA VERİLEN ESRARENGİZ DESTEK!

28 Şubat darbesi sonrasında Yeni Şafak'ın başındaydım.

O zaman, Cemaat'e, kasetler üzerinden büyük saldırı olmuştu.

Biz de bu saldırıyı püskürtmek için Cemaat'in yanında durmuştuk sonuna kadar.

Fakat o vakitler farkedil/e/meyen Cemaat'le darbeciler arasındaki karmaşık, esrarengiz ilişkiler, daha sonra günışığına çıkmaya başladı.

Dünkü yazıda bu tüyler ürpertici esrarengiz ilişkilere ilişkin, bütün bildiklerimizi yerle bir eden bir belge yayımlamıştım. Birinci el bir kaynağa dayanan ürpertici bir belgeydi bu.

Yazının bu bölümünü, bu yazıda yazacaklarıma temel oluşturması bakımından buraya tekrar alıyorum:

'Vatandaş', hışımla giriyor içeriye ve eline şebekesinin yarı resmî el-Ahram'ı gibi yayın yapan gazetesini alarak salondakilere aynen şöyle çıkışıyor:

'Bir hükümeti düşüremeyen bu gazeteyi çıkarmayın daha iyi! Medya gücümüz bu mu?' diye bağırıp çağırıyor...

'Bu ifadelerin doğruluğu o günlerde basılan Zaman gazetesinin başlıklarına ve yazarların yazılarına bakılarak da gayet açık bir şekilde anlaşılabilir. Nitekim hükümetin (Erbakan'ın) istifasından sonraki atılan ilk başlık 'HAYIRLI OLSUN' idi... O günlere tekrar bakmakta fayda var. Çünkü bugünü daha doğru anlamamız biraz da buna bağlı...'

NERESİNDEN BAKARSANIZ BAKIN, MİDE BULANDIRICI!

Burada Zaman'ın, hükümetin düşmesi üzerine attığı 30 Haziran 1997 tarihli manşeti, ilk bakışta, Erbakan hükümetinin - 'Ali Cengiz oyunları'yla Demirel tarafından- düşürülmesine değil, yeni kurulan azınlık hükümetine 'Hayırlı Olsun' diyormuş gibi gözüküyor. Ama kazın ayağı hiç de öyle değil!

Rahmetli Erbakan, ortağı Tansu Çiller'in hükümeti kurması için, 18 Haziran'da istifasını Demirel'e sunuyor.

18 Haziran'dan 30 Haziran'a kadar Erbakan, hükümet kurulana kadar başbakan olarak görevini sürdürüyor.

Ama 28 Şubat postmodern darbesinin 'mimarı' Demirel, hükümeti Çiller'e kurdurtmuyor. Mesut Yılmaz'a, 30 Haziran'da azınlık hükümeti kurdurtuyor.

Erbakan hükümeti, 30 Haziran'da düşmüş oluyor.

Buraya kadar aktardığım bilgileri, dönemin en başta gelen tanıklarından ve Türkiye'nin en saygın devlet adamlarından Recai Kutan Ağabey'e de doğrulattığımı özellikle hatırlatmak ve kendisine teşekkür etmek isterim.

Zaman gazetesinin attığı manşet, neresinden bakarsanız bakın mide bulandırıcı, yüzkarası bir manşettir.

Darbecilerin kurdurduğu hükümete -üstelik de azınlık hükümetine!- 'Hayırlı Olsun' demek, mide bulandırıcı, yüzkarası bir tavır değil de nedir?

Yazının devamını okumak için tıklayınız

Yusuf Kaplan - Yeni Şafak

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat