Çocuklarımızı öldürüyorlar, bayım; uyuma!

  • GİRİŞ17.05.2020 09:34
  • GÜNCELLEME17.05.2020 15:03

Bu yazı bir çığlıktır!

 

 

Ruhunuzu, geleceğimizi, hayallerimizi, rüyalarımızı yok ediyorlar: Kendi çocuklarımız, elimizden kayıp gidiyor… Çocuklarımızı bizden koparıyorlar…

Çocuklarımıza hiçbir heyecan, coşku ve ufuk sunamayan ruhsuz eğitim sistemi; hiçbir gelecek vadetmeyen kör ve kötürüm kültür hayatı; hayal göremeyen, rüyaları olmayan, bütün sermayesini daha çok “köşe döndürecek” bön ve berbat projelere yatıran sarsak ve asalak medya rejimi çocuklarımızı gözümüzün içine baka baka elimizden alıyor; bizden, bizi biz yapan her şeyden koparıyor el ele, kol kola, omuz omuza vererek…

 

 

TÜRKİYE’NİN EN TEMEL SORUNU EĞİTİM SORUNU!

Türkiye’’nin en temel sorunu eğitim sorunudur. Türkiye’de sömürgeci ülkelerin yapamayacakları, yapmaya cesaret edemeyecekleri kadar çocuklarımızı kendi değerlerimizden, kendi dünyamızdan, kendi rüyalarımızdan uzaklaştıran, bütün iddialarını yitirmiş, bütün ideallerini kaybetmiş ilkel, ruhsuz, ufuksuz bir eğitim sistemi, yoz ve sığ bir kültür hayatı, yabancılaştırıcı ve her şeyi banalleştirici bir medya rejimi var!

Aberlard’ı, Racine’i, Lizts’i, Voltaire’i, Rousseau’yu, Balzac’ı, Descartes’i, Bergson’u, Derrida’yı, Godard’ı, Truffaut’yu öğretmeyen, bu kurucu figürlerin ürettiği ruhu solutmayan, gördükleri rüyaları her daim yeniden üretmeyen bir Fransız eğitim sisteminden, kültür ve düşünce hayatından, medya rejiminden söz edilebilir mi?

Bunyan’ı, Blake’i, Shakespeare’i, Locke’u, Hobbes’u, Byron’ı, Wordsworth’u, Elizabeth çağını, Victoria çağını, Turner’ı, Constable’ı öğretmeyen, yaşatmayan, yeniden üretmeyen bir eğitim sistemi İngiliz eğitim sistemi olabilir mi?

Bach’ları, Mozart’ı, Beethoven’i, Spinoza’yı, Luther’i, Kant’ı, Goethe’yi, Hegel’i, Nietzsche’yi, Husserl’i, Heidegger’i, Wagner’i öğretmeyen, yaşatmayan ve yeniden üretmeyen bir eğitim sistemi Alman eğitim sistemi olabilir mi?

Bu anaakım kurucu figürler Fransızların, İngilizlerin, Almanların iddialarının, ideallerinin, rüyalarının, hayallerinin ana kaynaklarıdır. Bu anaakım kaynakların dışında nice yan ve karşı-akım diyebileceğimiz isimler, ekoller, yaklaşımlar da var sözkonusu edilebilecek. Ama bu kadarı kâfî.

BAŞIMIZA DÜŞEN TAŞ...

Biz bize gelelim… Ve başımıza nasıl bir taş düştüğünü görelim… Davud-u Kayserî, Kadı Burhaneddin, Molla Gurani, Molla Fenarî, Gazâlî, Yunus, Mevlânâ, Merâğî, Itrî, Fuzûlî, Bâkî, Şeyh Galip, Levnî, Karahisârî, Taşköprülüzâde, Kâtip Çelebi kimdir acaba? Ne söyler bize bu kurucu şahsiyetler bugün? Ne anlam ifade eder yarınımız için? Çocuklarımızı geçtik; elitlerimiz, aydınlarımız, yazarlarımız için hangi rüyalara, hangi ideallere, hangi ufuklara, hangi yaratıcı atılımlara kaynaklık etmiştir acaba?

Kurucu şahsiyetlerini tanımayan, onlarla aynı rüyaları paylaşamayan, onların hayallerini, heyecanlarını, coşkularını, ideallerini, çilelerini yaşayamayan, hissedemeyen, soluyamayan, yeni hayallere, rüyalara, coşkulara, ideallere dönüştüremeyen kuşaklar, kendilerini tanıyabilirler mi, dünyayı, dünyanın başka kültürlerini tanıyabilirler mi?

Kendisini tanıyamayan başkasını nasıl tanısın, başkasından nasıl yararlansın ki!

Shakespeare, kaç bin kez sahnelenmiş, yeniden yorumlanmıştır; Racine, aynı Yunan tragedyasını kaç kez yeniden sahneleme ihtiyacı hissetmiştir; Kant üzerine, Wagner üzerine, Goethe üzerine, Bach’lar üzerine, Locke üzerine, Byron üzerine kaç bin kitap yazılmıştır, kaç oyun sahnelenmiştir, kaç roman, şiir, felsefe metni yazılmıştır, kaç film çekilmiştir acaba, sayılarını bile bilebilmek o kadar zor ki şu internet çağında bile…

Ya peki, Merâğî kimdir, Levnî nedir, ne der bize, bilenimiz var mıdır gerçekten? Davud-u Kayserî, Kadı Burhaneddin bilinmeden, Osmanlı düşünce ve ilim hayatının nasıl teşekkül ettiği bilinebilir mi?

SÖMÜRGECİ EĞİTİM SİSTEMİYLE NEREYE KADAR?

Eğitim sistemimiz, sömürgecilerin yapamayacağı kadar tahribat yapıyor… Kültür hayatımız, medya dünyamız kendi kültürümüze, sanatımıza, düşünce dünyamıza o kadar yabancı, o kadar ilgisiz, o kadar kör ve duyarsız ki, insanın çıldırırcasına haykırası geliyor, “durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak” diye…

Bizim ahlâk, estetik ve adalet ilkeleri üzerinden insanlığa sunduğumuz görkemli ama bir o kadar da mütevazı; gittiği her yere ruh götüren, hayat bahşeden; yüzyıllarca hem zamanı, hem mekânı fetheden kurucu şahsiyetlerimizin inşa ettikleri kendi gök kubbemizi tanımadan, yaşamadan ve yaşatmadan geleceğe ne söyleyebiliriz ki biz? Geleceğimizi nasıl teminat altına alabiliriz ki? Çocuklarımızın ideallerinin, ruhlarının, rüyalarının ve hayallerinin öldürülmesini nasıl önleyebiliriz ki?

Kendi hayallerini kuramayanlar, başkalarının hayallerini yaşamaktan, dolayısıyla yok olmaktan kurtulamazlar.

*

Not: Bu yazı 5 yıl önce yayımlanmıştı. Bu kez çığlığım belki karşılık bulur, diyerek yeniden yayımlıyorum.

Yenişafak

Yorumlar6

  • Zehra Ataseven 5 yıl önce Şikayet Et
    Saygıdeğer Yusuf hocam satirlarinizla en derin yaramiza dokundunuz. Biz de daha dayanacak güç kalmadı bu duruma. Merak ediyorum nerede bizim medyamız.Lutfen yazmaya haykırmaya devam. Tâki sesimizi duyurana dek.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Salim gül-İzmir 5 yıl önce Şikayet Et
    Aynen katılıyorum islamı egitim sistemine geçilmeli...
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • duyarlı 5 yıl önce Şikayet Et
    düşünen insanların en büyük sorunu budur malum onlar önden giderler önce görürler bu yüzden geridekiler onları vakitlice anlayamaz harekete geçemezler ve lakin artık bu hakikat gözlerimizin önünde ayan beyandır ve duamız artık işin ehlinin görevi üstlenip bir an önce geleceğimizi inşa edecek kurucu nesillerin yetişebileceği bir eğitim sistemini fiiliyata geçirmeleridir.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Çorlu 'lu 5 yıl önce Şikayet Et
    Doğru katılıyorum. Bunu sürekli dile getirmek gerekiyor. Çocuklarımız kimi örnek alacaklarını bilmiyor.
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • Emine 5 yıl önce Şikayet Et
    Allah razı olsun dilimize tercüman olmuşsunuz kaleminze kuvvet gönlünüze sağlık inşallah duyması gerekenlere ulaşır
    Cevapla Toplam 10 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat