“Elebaşı” dediler “liste başı” yaptılar!

.

  • GİRİŞ10.04.2023 09:22
  • GÜNCELLEME11.04.2023 09:32

Sadullah Ergin…

Siyasette ismini “Fazilet Partisinde Hatay İl Başkanı” olarak duyurdu.

CHP zihniyetine karşı hep mesafeli durdu…

Dönemin Ecevit hükümetini, “Merve Kavakçı’ya ‘ABD vatandaşı’ diyenler ve Meclis’e sokmayanlar, şimdi tüm yetkileri Amerika’nın memuruna teslim ettiler” sözleriyle eleştirdi.

1999 yerel seçimlerine, Fazilet Partisi’nin Antakya Belediye Başkan Adayı olarak girdi. Akabinde Adalet ve Kalkınma Partisi Hatay Kurucu İl Başkanı oldu.

3 Kasım 2002’deki genel seçimlerde, 1. sıradan Hatay milletvekili seçildi.

AK Parti’de krize dönüşen grup başkanvekilliği seçimlerini kazanarak 20 Mayıs 2003’te bu göreve getirildi. 8 Ekim 2004’te güven tazeleyerek bir kez daha grup başkan vekili oldu.

AK Parti'nin “maneviyatçı kanadına” yakın görüntü verdi.

2006 yılında, Hatay’da yapılacak 271 adet kamu ihalesinin partililere paslanması yönünde bürokratlara talimat verdiği iddia edilerek, ismi “Ali Dibo olayı”na karıştırıldı.

1 Mayıs 2009’daki kabine revizyonunda ‘Adalet Bakanlığı’ koltuğuna oturdu.

Balyoz, Ergenekon ve Askeri Casusluk gibi kritik davalar, onun bakanlığı döneminde yürütüldü.

Malum zihniyet tarafından, söz konusu davalara bakan ve bugün firarda olan FETÖ’cü hakim ve savcılara “kol kanat germekle” itham edildi.

Davalar sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı en çok yanıltan isim olduğu öne sürüldü.

Pensilvanya’da ziyaret ettiği Fethullah Gülen tarafından kendisine dikte edilen kanunların çıkarılmasına öncülük etmekle suçlandı.

CHP eski milletvekili Dursun Çiçek, askerlerin sivil yargıda yargılanmasının önünü açan kanunun gece yarısı, saat 01.00’de, çok az sayıda milletvekilinin olduğu zamanda, tam 13 dakikada dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve yardımcısı İbrahim Okur tarafından alelacele geçirildiğini söyledi.

Ergin için “FETÖ’nün siyasi uzantısı” nitelemesinde bulunan CHP’li Çiçek, onu örgütün savcılarını kurtarmaya çalışmakla suçladı.

2010 yılında gerçekleşen, FETÖ elebaşı Gülen’in “mezardakiler bile oy kullansın” diyerek oy topladığı, CHP zihniyetinin ise “FETÖ'cü yargı mensuplarının işini kolaylaştırmak için yapıldı” sözleriyle eleştirdiği “12 Eylül Referandumu”nun tepesindeki isim olarak gösterildi. 

FETÖ kapsamında tutuklanan ve etkin pişmanlıktan faydalanarak tahliye edilen HSYK’nın eski Başkanvekili Ahmet Hamsici, 2010 yılındaki referandumun ardından, Gülen cemaatinin belirlediği 108 adaydan 107’sinin Yargıtay’a üye seçildiğini söyledi.

Geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden CHP eski Milletvekili ve Balyoz davası avukatı Haluk Pekşen, Hamsici’nin itirafı sonrası, “bu suç örgütünün kurucusu, yöneticisi ve elebaşısıdır” dediği Sadullah Ergin hakkında soruşturma açılmasını isteyerek, hakkında “Başkumpasçı” sıfatını kullandı…

İstanbul Barosu avukatlarından Burak Bekiroğlu da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak, Sadullah Ergin hakkında “FETÖ Silahlı Terör Örgütü yöneticiliğinden” suç duyurusunda bulundu…

O sıralar CHP Grup Başkan Vekili olan Kemal Kılıçdaroğlu ise 21 Şubat 2010’da,  partisinin Tokat il kongresinde yaptığı konuşmada, “Zaten bu ülkede gerçek anlamda adalet olsaydı, o kişi Adalet Bakanı olmazdı. Geçmişinde Ali Dibo markası olan bir isim, normal sağlıklı çalışan bir demokraside Adalet Bakanı olamaz” diyerek Ergin’i eleştirdi.

CHP'nin milletvekili aday listesi belli oldu! İşte il il aday gösterilen isimler...CHP'nin milletvekili aday listesi belli oldu! İşte il il aday gösterilen isimler...

Aynı Kılıçdaroğlu, birkaç ay sonra, 18 Ekim 2010’da, bu kez “CHP Genel Başkanı” sıfatıyla yaptığı partisinin grup toplantısındaki konuşmada, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e “Bu ülkenin talihsizliği ne? Ali Dibo’cudan Adalet Bakanı olur mu? Sen uygar bir toplumda Adalet Bakanı değil, milletvekili olamazsın” sözleriyle yüklendi.

*

Takvimler 17 Aralık 2013’ü gösterdiğinde ise…

Türkiye o gün, FETÖ’nün emniyet ve yargıdaki militanlarını kullanarak seçilmiş meşru AK Parti hükümete karşı başlattığı 17-25 Aralık darbe girişimine tanıklık ederken…

Üyeleriyle genellikle subliminal olarak mesajlaşmayı tercih eden FETÖ’nün kapatılan gazetesi Zaman gazetesinde ilginç bir haber yayınlandı…

“Mahut beste çalar: Mustafa Kemal’in neferleri oluruz” başlıklı haberin ilk cümlesi, “Türkiye ile alakadar Avrupalılara ‘en muteber üç Türkiyeli devlet adamı kim?’ diye sorsanız Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan cevaplarını alırsınız” şeklindeydi.

Gül ve Babacan’ın övgüye boğulduğu zaman ayarlı haberde, “hukuk alanında Türkiye'nin yüzünü ağartan reformların mimarıydı” sözleriyle göklere çıkarılan Sadullah Ergin hakkında,

“Ergin’in demokratikleşme paketleri için kabineden çok az destek aldığı halde büyük mücadele verdiği biliniyor. Hatay’a yollanması da ‘reformcu, hürriyetçi bir bakanın’ Erdoğan tarafından tasfiyesi olarak görülüyor.” ifadeleri yer alıyordu.

*

Sıradan bir analiz gibi duran bu haberle birlikte çalmaya başlayan, güftesi FETÖ’ye ait “yolsuzluk” bestesi sonrası AK Parti iktidarına kumpas kurulduğunu gören Başkan Erdoğan, ilk iş olarak 25 Aralık 2013 günü, yargı darbesinin en hararetli anından Sadullah Ergin’i “Adalet Bakanlığı” görevinden aldı…

Sonra da Gül, Babacan ve Ergin’in yavaş yavaş “Mustafa Kemal’in neferleri” konumuna savrulduğuna hep birlikte şahit olduk.

“Anıtkabir” ziyaretlerini aksatmayan Abdullah Gül’ün, CHP’nin çatı adayı olmak istemesi…

AK Parti’den ayrıldıktan sonra İslami jargonla “çok şükür” diyerek niçin “muhafazakâr” olmadığını açıklama gereği duyan Ali Babacan’ın, CHP’nin başını çektiği 6’lı koalisyonla ittifak kurması…

Ve son olarak, sözde ömrünü CHP zihniyetiyle mücadele ile geçiren Sadullah Ergin’in, Atatürk ve Cumhuriyet ile özdeşleşen Çankaya’dan listenin ön sıralarından milletvekili adayı yapılması…

17 Aralık 2013’te başlayan sürecinin neticeleridir…

*

Bugün başını Yılmaz Özdil, Uğur Dündar, Şaban Sevinç, Merdan Yanardağ ve Mustafa Balbay gibi isimlerin çektiği CHP yandaşları, her ne kadar "Kabul etmiyoruz" diyerek isyan bayrağını açsa da…

Aralarında İP, SP, DP, DEVA ve Gelecek Partisi gibi sözde milliyetçi ve mütedeyyin partilerin yer aldığı Yedili Masa'ya, “mücahit” ve “hafız” ilan ettikleri CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu “cumhurbaşkanı adayı” olarak dayatan irade…

Yıllarca “maneviyatçı kanatta” yer alan ve sözde Kemalistlere zulmeden Sadullah Ergin’i, “Mustafa Kemal’in neferi” olarak, CHP’lilere dayatıyor…

Çeyrek asır önce CHP zihniyetini, “tüm yetkileri Amerika’nın memuruna teslim ettiler” diye eleştiren Sadullah Ergin ve yol arkadaşları, şimdi kendisi benzer akıbeti yaşıyor.

Zekeriya Say - Haber 7

Yorumlar22

  • Tarihçi 10 ay önce Şikayet Et
    Çünkü hepsi aynı patrona hizmet ediyordu. Bunu öğrenince eski Yeşilçam filmlerinde bir replik vardı '' Durun siz kardeşsiniz'' dendi. Onlarda birbirlerine sarıldılar. İşin aslı budur
    Cevapla Toplam 16 beğeni
  • Bülent duman 10 ay önce Şikayet Et
    Allah'ım aklımıza ve kalbimize mukayyet ol
    Cevapla Toplam 9 beğeni
  • Mehmet Ali Okay 10 ay önce Şikayet Et
    Bir yanlışı düzeltelim.kapatilan refah partisinin son il başkanıydı.bende onun yardimcisiydim.. O yönetimden kendisiyle deva ya giden kimse olmadı..
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • Memet 10 ay önce Şikayet Et
    Ak Parti'nin kendini temizlediği çöplerden, çöp olan CHP bu çöpleri alıp sahiplenmiş. Afiyet olsun, derler adama.
    Cevapla Toplam 20 beğeni
  • Devlet 10 ay önce Şikayet Et
    Demek ki Ergin pas vermiş, bunlar eleştirmiş. O gün aynı tarafta olduklarını bilmiyorduk bugün biliyoruz. Fetönün ermeni partisi chp dir.
    Cevapla Toplam 17 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat