Ekrem “oy”unuzla değil “İngiliz oyunu” ile kazanmış!

  • GİRİŞ06.02.2026 08:58
  • GÜNCELLEME06.02.2026 08:58

Emperyalist ülkeler, kendi aralarında “Osmanlı”yı nasıl parçalayacaklarını tartışırken…

CHP’nin temelini oluşturan “İttihatçılar”, Sultan II. Abdülhamid’i sıkıştırması için Beyoğlu’nda bulunan İngiliz sefaretine giderek,

Dünyanın denizlerini İngiliz donanması doldursun sonra da İngiltere, Türk’ün hürriyetine yardım etsin” şeklindeki münacatlarla, yardım dileniyorlardı.

Bir asır önce İngiltere’ye yalvaran, İstanbul sefiri Sir Gerard Augustus Lowther’ın arabasını çeken atları söküp, yerine “binekliğe" soyunan İttihatçıların günümüzdeki uzantıları da meğer hala “İngiliz aklı” ile hareket ediyorlarmış.

2019’da, göreve gelir gelmez soluğu operasyon üssü Chatham House’un bulunduğu Londra’da alan ve Abdullah Gül fotoğrafı önünde poz veren…

İstanbul halkı kar yağışı nedeniyle felç olan trafikte ölüm kalım mücadelesi verirken, “ajan” kimliğiyle bilinen İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott ile yaklaşık 3 saat boyunca rakı-balık keyfi yapan…

Ve!..

İngiliz yayın organı Financial Times tarafından “Erdoğan’ı yenecek” aday diye köpürtülen Ekrem İmamoğlu, 2019 yılındaki seçim başarısını kendisi için bilâbedel çalışan İngiliz ajanlarına borçluymuş.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan "siyasal casusluk iddianamesi”, 2019 yılındaki şaibeli İstanbul seçimlerinin ve akabinde yapılan “tekrar seçimin” nasıl “İngiliz aklı” ile kazanıldığını açıkça ortaya koyuyor.

Lordlar kamarasına ve parlamentoya elini kolunu sallaya sallaya giren…

İngiliz istihbaratı MI6 ve derin devletiyle bağlantılı olan, üst düzey yöneticilerinin şahsi numaraları telefonunda kayıtlı bulunan ve bu kişilerle yapılan görüşme kayıtları tespit edilen…

“Medya manipülatörü” olarak bilinen ve İngiliz derin devletinin önemli isimleri arasında yer alan Lord Timothy Bell ile Türkiye aleyhinde lobi ve manipülasyon faaliyetleri yürüten “casusluk zanlısı” Hüseyin Gün’e ait belgelerde ve ses kaydı dökümlerinde;

İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan ile casusluk zanlısı Gün’ün, birlikte yürüttükleri seçim kampanyasının neredeyse tüm detayları yer alıyor.

Savcılığın hazırladığı iddianamede;

Hüseyin Gün ile Necati Özkan arasındaki ilişkinin “2019 seçimlerini manipüle etmeye dönük olduğu” notunu düşerken…  

Gün de verdiği ifadesinde,

“Genel olarak 2019 seçimlerinde analiz ve raporlamalar yaparak İmamoğlu’nun seçim kampanyasına destek oldum” diyerek bu durumu kabul ediyor.

Ayrıca,

“Ben yaptığım analizleri Necati Özkan’a verirdim. Bunları başkana iletmesini söylerdim, o da başkana iletirdi. Başkan olarak kastedilen kişi Ekrem İmamoğlu’dur” sözleriyle, bu “seçim işbirliği”nin Ekrem’in bilgisi dâhilinde gerçekleştiğini de itiraf ediyor.

Zaten iddianameye bakıldığında,

İngilizlerle arasında su sızmayan Hüseyin Gün’ün, kripto haberleşme programları üzerinden yazıştığı ve gizli verileri paylaştığı Özkan’a, sürekli seçimleri kazanmaya yönelik direktifler verdiği açıkça görülüyor.

Mesela!..

Sözde “gönüllülerden” oluşan Ekrem İmamoğlu’nun “150 bin kişilik trol ordusunun doğru şekilde kullanılmadığını” ve “nasıl harekete geçirilmesi gerektiğini” aktarıyor..

Murat Ongun’un cep telefonunun uzaktan erişimli dinlemeye izin verebilecek casus yazılım ile enfekte olduğu bu nedenle Murat’ın, Ekrem İmamoğlu ile yapılacak hassas özel kampanya toplantılarına telefonunu götürmemesinin çok önemli olduğuna dikkat çekiyor.,.

İBB’ye ait çok sayıda kurumsal mail ve şifreleri de ele geçirerek, belediyenin en derinlerindeki bilgiye bile ulaşabilme kabiliyetine sahip olduğunu itiraf ediyor.

Asıl ilginç olanı ise…

İmamoğlu’na “ücretsiz hizmet veren” Hüseyin Gün ve emrindeki İngiliz istihbaratının adamlarının, AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım hakkında yaptıkları karalama kampanyası…

Binali Yıldırım “B.Y.” diye kodlayan şeytani akıl,  meğer muhalif medyanın o dönem sürekli kullandığı ve adeta “tek elden çıkmış manşetlerle” seçim öncesi ısıtıp ısıtıp verdiği iftiraları da üretiyormuş.

AK Parti’nin gerçekleştirdiği devasa projeler hakkında “israf” algısının dolaşıma sokulmasını isteyen İngiliz ajanı Gün,  iddianamenin 75. sayfasında yer alan bir yazışmada, şu telkinde bulunuyor:

“BY (Binali Yıldırım) hakkında sert, soğuk gerçekleri dile getirmek olumsuz olarak görülmemeli. Köprüler, yollar, tüneller Türkiye hazinesi için bir finansal felaket olmuştur… Basit infografikler hazırlanmalı ve BY'nin yaptığı altyapı yatırımlarının toplamda ne kadar başarısız olduğu açıkça göstermelidir…”

79 sayfada ise Binali Yıldırım’ın “10 GB ücretsiz internet vaadi İmamoğlu’nun politikalarının önüne geçtiği” belirtilerek, İmamoğlu’nun kanıtlanmış yöntemleri izlemesi öneriliyor.

Ayrıca, “eğer önerilerimiz kullanılmayacaksa, benim ve ekibimin ücretsiz (pro bono) çalışmasının bir anlamı yok” denilerek, Ekrem’in kampanya ekibine bir de fırça çekiliyor.

Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki isimler Necati Özkan, Hüseyin Gün ve fondaş Merdan Yanardağ hakkında her biri için 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasının talep edildiği “Siyasi Casusluk” davasında benim en çok dikkatimi çeken şey ise…

Ekrem İmamoğlu’nun seçim galibiyeti için birlikte çalışan Hüseyin Gün ile İmamoğlu kampanya direktörü Necati Özkan arasındaki ilginç bir mesajlaşma oldu.

Muhtemelen seçimin yapılacağı Pazar gününden önce son kez Ekrem İmamoğlu’nun kampanya direktörü Necati Özkan’a mesaj gönderen ve İngiliz istihbaratının adamı olduğu su götürmez bir gerçek olan Hüseyin Gün, mesajında;

“Tanrı pazar günü hepimize gülümsesin!” notunu düşüyor.

Buna rağmen…

İngiliz derin aklının uygulamaya koyduğu kirli “oyunu” hala görmeyen bazı hacı ağabeyler ise Ekrem İmamoğlu’nun seçimi, kendi oyları sayelerinde kazandığını sanıyor!

Zekeriya Say / Haber7

Yorumlar23

  • Dumrul 25 dakika önce Şikayet Et
    Patates soğan iyi numaraydı başarılı oldu aklı kim verdiyse bravo
    Cevapla
  • Misafir 31 dakika önce Şikayet Et
    2019' da ilk secimde oylar yeniden sayildaydi seçim sonuçları gayet net ortaya çıkacaktı. Maddi hata diye İmamoğlu'nda kaldırılan oylar asıl sahibini bulacaktı. Ama asıl seçimi kaybettiren şey,Ak parti seçmeninin akrabasını muhtar sectirmek için Anadolu'ya gitmiş olmasıdır.Yoksa İngiliz ne kadar olan yaparsa yapsın İmamoğlu o oyları rüyasında bile goremezdi.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Misafir 37 dakika önce Şikayet Et
    Çal eko çal hırkız eko.
    Cevapla
  • Bu dünya 44 dakika önce Şikayet Et
    Biz Türkler çok saf insanlarız geçmişi çabuk unutuyoruz birde Allah korkusu ve vicdan sorgusu var işte zaman ozaman değil artık.Gerekirse unutmamak için kitaplara ders olarak yazılmalı düşmanın yüzyıllardır unutmadığı gibi içimizde bizim gibi yaşayan günü bekleyen çok düşman var. Özelikle soyisim sonuna konulan oğlu olanlara nedense hep siyaset meydanında veya holding elit insan maskesi
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • mert 1 saat önce Şikayet Et
    saadetçiler olmasydı oyun tutmayacaktı ama onlar destek oldular ve hala destekleri devam ediyor.
    Cevapla Toplam 12 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat