Piramitleri bile çalarlar!

  • GİRİŞ18.05.2026 09:12
  • GÜNCELLEME18.05.2026 09:12

Arşive baktım da nerdeyse 20 sene olmuş.

O dönem özel bir televizyon kanalının yayımladığı sokak röportajında, muhabir, mikrofon uzattığı vatandaşlara;

“Mısır piramitlerinin Türkiye’den kaçırıldığı açıklandı. Bu konuda sizin görüşünüz nedir?” şeklinde koftiden bir soru soruyordu.

Şaka amaçlı sorulan bu soru, verilen cevaplar sonrası bir anda hüzün verici bir araca dönüşüyordu...

Koalisyonlar nedeniyle hükümet krizlerinin yaşandığı, ekonomik krizler sebebiyle ülkenin uçuruma doğru sürüklendiği, mafyanın devletle iç içe geçtiği, bankaların ve hazinenin içinin boşaltıldığı, devlete, millete, hatta insanların birbirine olan güveninin azaldığı bir süreci henüz geride bırakmış olan halkımız…

O dönem yaşanan hırsızlıkların ve yolsuzlukların travmasını atlatamadığından olsa gerek, mizah amaçlı bu soruya;

“Güvenlik önlemleri yetersiz”, “kanunların caydırıcı gücü arttırılmalı” ve “Memlekette denetim mekanizmaları işlemiyor ki...” şeklinde cevaplar vermişti.

Bazıları “tarihi eserlerin yurt sınırları içinde kalmaları gerektiğini” belirtirken…

Kimileri de;

Her biri ortalama 2,5 tonu bulan piramit bloklarının Mısır’a kaçırılmasının tek kişinin işi olamayacağını…

Mutlaka arka planda bir şebeke olduğunu…

Bunların da “gümrükte adamlarının bulunduğunu…” söylüyordu.

“Bu ülkede her şey yolsuzluk üzerine kurulu” şeklinde yanıt veren bazı bilinçli vatandaşlar ise “Eserlerimize sahip çıkmayı bilmiyoruz” şeklindeki öz eleştirilerle, yaşandığını varsaydıkları tarihi eser hırsızlığına sitem ediyordu.

“Piramitleri diyorsunuz değil mi?” diyerek, soruyu yanlış anlayıp anlamadığını teyit etmek isteyen bir başkası ise tam ülke adına hala umut olduğunu tescilleyecekken…

O da “Çok çirkin bir gelişme, kaçırılmaması lazım” diyerek, ülkemizde piramitlerin bile çalınabileceğini doğruluyordu.

Mesleği “tarih öğretmenliği” olan bir kişi ise “saçmalama” diyerek muzip muhabire haddini bildirmesi gerekirken…

“Sizce piramitler buradan Mısır’a nasıl taşınmış olan, bilir?” şeklindeki soruya, biraz da aldığını düşündüğü eğitimin gereksiz özgüveniyle, “mutlaka deniz yoluyla, başka yoldan mümkün değil” yanıtını veriyordu.

Tüm bu yaşananlar karşısında;

“Yurt dışından yeni geldiğini ve bu konuda bir şey söyleyemeyeceğini” belirten adamın sözleri ise oldukça masum kalıyordu.

Böylece!..

CHP zihniyetinin hüküm sürdüğü 90’lı yılların kaos dönemini henüz atlatmış milletimizin “hırsızlığı” kanıksadığı…

Hala nasıl yapıldığı gizemini koruyan Mısır’ın 4 bin yıllık piramitleri ülkemizde olsa, onların da muhakkak çalınacağına ihtimal verdiği ortaya çıkıyordu.

Bürokraside veya resmi kurumlarda adamları olan art niyetli insanların, kamunun imkânlarını seferber ederek ülkede her türlü hırsızlığı gerçekleştirme potansiyelleri olduğunu peşinen kabul ediyorlardı.

*

Türkiye maalesef çeyrek asır sonra benzer bir kaos sürecinin içinden geçiyor.

Yerel seçimlerden birinci parti olarak çıkan CHP’ye bağlı belediyelerden ve yönetim kademesinden her gün yeni bir yolsuzluk, hırsızlık haberi geliyor.

Valizlerle, çantalarla, poşetlerle, pasta ve baklava kutuları ile götürülen hırsızlık paralarının görüntüleri kamuoyuna yansıyor.

Boğaz’da çökülen villalar, metreslere alınan daireler, lüks tatiller, pahalı hediyeler ve kamu kaynaklarıyla semirtilen yandaşlar, halkın gündemini meşgul ediyor.

Üstelik CHP’nin pişkin yöneticileri, yolsuzluk ve hırsızlık iddialarını yalanlamak yerine, yürütülen savcılık soruşturmalarının “siyasi operasyon” olduğunu söyleyerek, asrın vurgununu sulandırmayı tercih ediyor.

Adamlar “hırsızlığı” öyle kurumsal hale getirmişler ki artık birbirlerinin parasını dahi çalmaya başlamışlar.

Dün ortaya saçılan bazı WhatsApp yazışmaları, CHP’de yaşanan “hırsızlık” salgınını adeta özetler nitelikteydi.

Yazışmalarda…

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, VIP şoförlüğünü yapan ve "fuhuşa aracılık etmek" suçlamasıyla tutuklanan Gökhan Cumalı’ya..

Kendisine kargo poşeti içerisinde 100 bin dolar gelmesi gerekirken, pakette 94 bin 800 dolar çıkması üzerine;

“Çantamı açan oldu mu, saydım koydum, para eksilmiş” diye hesap soruyordu.

Cumalı da “çok mu eksik başkanım” diyerek, adeta böyle bir şeyin mümkün olduğunu doğruluyordu.

Şaka gibi…

Henüz muhalefetteyken belediyeleri talan eden, dahası birbirinin çantadaki parasını bile çalan bu adamlar, maazallah yarın iktidara gelseler neler yapmazlar?

Değil piramitleri, ülkeyi komple çalarlar!..

Yorumlar2

  • Muğlavi 53 dakika önce Şikayet Et
    Harika tespitler. Derler ya Sahra Çölünü teslim etsen 1-2 Seneye kum kalmadı derler. Kaleminize sağlık.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Barbaros 56 dakika önce Şikayet Et
    Neden kapısına kilit vurulmuyor
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat