Noldu AHBAP?
- GİRİŞ03.07.2026 09:04
- GÜNCELLEME03.07.2026 09:09
17 Ağustos 1999’da gerçekleşen 7.4’lük Marmara depremi, vurduğu illeri yerle bir ederken…
Depremden sağ kurtulanlar bir yandan başlarını sokacak bir çadırı bile bulamamanın çaresizliğini yaşarken, diğer yandan ölen yakınlarını defnetmek için harıl harıl kefen arıyordu.
Sahada olması gereken dönemin Kızılay’ı ise parası, cüzdanı, yakın akrabaları, her şeyi toprak altında kalan insanlara “kanı, kefeni, mezar tahtasını, hatta tabutu” bile parayla satıyordu.
Kurtuluş amacı, “felaket anında insanlara yardım etmek” olan Kızılay, yardım yapmak yerine felaketzedelerin sırtından astronomik paralar kazanıyordu.
Esasında 17 Ağustos 1999 depremi, Kızılay için bir “turnusol kâğıdı” görevi görmüştü.
Osmanlı mirası Kızılay’ın, zaman içerisinde CHP kökenli emekli bürokratların cirit attığı, yandaşların semirtildiği bir arpalık haline dönüştürüldüğü deşifre olmuştu.
Devletin akredite verdiği dernekler arasında ilk sırada gelen Kızılay, “kan”dan “kefen”e, “ilaç hammaddesi”nden “röntgen filmin”e kadar envai çeşit ürünü pazarlayan devasa bir “Tekel”e dönüşmüştü.
Bir yılda torbası o günün parasıyla “22 milyon liradan” yaklaşık 500 bin ünite kan satıyordu.
Ayrıca derneğe ait ülke çapında sayısı binleri aşan gayrimenkuller ve bu gayrimenkullerin kira gelirleri direkt olarak Kızılay’ın kasasına akıyordu.
Kızılay sadece 1998 yılında toplamda 55 trilyon gelir sağlamıştı.
Bu rakamın yalnızca yüzde 5’ine denk gelen 2 trilyon 750 milyon liralık kısmını ise afetler için ayırmıştı.
Bu yüzden sadece Adapazarı’na 100 bin çadır gerekirken, yağmur altındaki deprem bölgesine “İkinci Dünya Savaşı”nda kullanılan nitelikte 26 bin adet çadır gönderebildi.
Gelen eleştirileri de “Hükümetten çadır bezi istiyoruz” açıklamasıyla, geçiştirdi.
*
On binlerce depremzede “çadır” diye sızlanırken, o dönemki yöneticileri geceliği “465” dolar olan suit odalarda konaklayan Kızılay’ın, depremden sadece bir ay önce “bıçak yaralı” 100 ton çadırı onarmak yerine “hurda fiyatına” sattığı ortaya çıktı.
Piyasanın üçte bir fiyatına satılan çadırlar Konya ve Kayseri bölgesindeki çadırcı esnafı tarafından adeta peynir ekmek gibi kapışılmıştı.
Üstelik çadırcılara satılan çadırların üzerindeki “Kızılay” amblemlerinin silinmesine dahi gerek görülmedi.
“25 ton” çadır alan özel bir şirketin yetkilileri ise çadırların “Kızılay tarafından kasti olarak yaralandığını” açıkladı.
Hurda fiyatına satılan o çadırlar bıçakla yaralanmamış olsaydı, afet
bölgesine 15 bin çadır daha gönderilebilecekti.
*
“Kan parası”, “kefen rezaleti”, “çadır skandalı” derken Eylül 1999’un ortalarında, bu defa da felaket sırasında ortalıkta görülmeyen Kızılay’ın, milyonlarca vatandaşın gönderdiği giyim eşyalarını, “kesip, kokutup, hurdaya çıkardıktan” sonra hiç fiyatına, “hek bez” (parçalanmış kumaş) diye hurdacılara sattığı tespit edildi.
*
3 Kasım 2002 seçimleriyle, ülkede satılan kandan “viski vergisi” alan Ecevit iktidarı gidip, yerinde “kandan para alınmasını yasaklayan” AK Parti gelince, Kızılay önce “yolsuzluklar”dan temizlendi.
Sonra da yalnızca Türkiye’ye değil dünya mazlumlarına “yeten” bir dernek haline
geldi…
Sosyal danışmanlıktan sağlığa, prefabrik barınaklardan yanmaz kumaştan üretilen afet çadırlarına kadar, felaketle mücadele gereken her türlü lojistik desteği sağlamaya başladı.
Bunun yanında, afet durumlarında “beslenme” ve “kan” hizmetleri de Kızılay’a devredildi.
Ayrıca,
“Kan bir insan dokusudur ve ticari amaca kesinlikle konu edilemez” diyen Türk Kızılay’ı, kan bağış faaliyetlerini de “milli bir ödev” olarak kâr amacı gütmeksizin yerine getirmeyi sürdürüyor.
*
Tüm bu olan biten hizmetlerin farkında olmayan ve kendi destekledikleri iktidarlar döneminde satılan kandan bile “viski KDV”si aldığını unutan malum zihniyet, Kızılay’ı yıpratmak için aradıkları bahaneyi, 11 ilimizi yerle bir eden 6 Şubat 2023 depremlerinde buldu.

Geçmişte çek senet kanununa muhalefetten 9 ay 15 gün hapis yatan Şarkıcı Haluk Levent’in işlettiği ve malum zihniyet tarafından devletin kurumlarına alternatif olarak gösterilen AHBAP Derneği’nin…
Kızılay’ın çadır üretmek için kurduğu iştirak şirketi Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş.’den 2.050 adet çadırı, işçilik ve hammadde bedeli olarak yaklaşık 46 milyon TL ödeyerek satın almasını fırsat bilen “deprem simsarları” benzeri görülmemiş bir karalama kampanyası başlattı.

Halktan bağış toplayan AHBAP adlı derneğe, depremzedelere ulaştırılması için maliyetine çadır satılmasını “suç”muş gibi lanse eden malum zihniyet…
Deprem bölgesinde tam 337 bin 727 çadır kurulmasında katkısı olan 158 yaşındaki Kızılay’a demediğini bırakmadı.
Fondaş medyası ve paralı trolleriyle günlerce ecdat bakiyesi Kızılay’a itibar suikastı düzenledi.
Öyle ki…
Kızılay artık kan bağışı bile toplayamaz hale getirildi.
Sonra ne mi oldu?
Allah’ın suyunu bile pet şişelere doldurup satan ve buradan para kazanan AHBAP’ın,
6 Şubat deprem döneminde 7 milyar TL’den fazla yardım topladığı ve bu paraların kripto para borsasında harcandığı öne sürüldü.
Kızılay’ı karalamak için seferber olan alçak basın ve paralı troller, AHBAP hakkındaki skandal iddialar karşısında başını gömerken, dün kamera karşısına çıkan dernek başkanı Haluk Levent, toplanan paranın 7 değil 4 milyar TL olduğunu söyledi ve “kem-küm” etmekten ileriye gidemedi.
“Ticari hayatında sıkıntılar yaşadığını” kabul eden ve “Taahhütleri yerine getirmemiş de olabilirim” diyerek itirafta bulunan Levent, harcamalara ilişkin belge gösteremezken, Ahbap Derneği Başkanlığını bırakacağını söyledi.
Ben şimdi,
AK Parti döneminde yolsuzluklardan ve vurgunlardan arınarak yeniden asli görevine geri dönen ve sadece 2025 yılında toplamda 12,5 milyar TL’lik yardım yapan Kızılay’ı itibarsızlaştırmak için hançeresini yırtan ahlaksızları merak ediyorum.
Acaba, AHBAP’larının düştüğü durumdan utanıp da iftira attıkları Kızılay’dan özür dileyecekler mi?
Zekeriya SAY / Haber7
Yorumlar21
-
Necati
7 dakika önce
Şikayet Et
Kızılay sanki devletin bir kurumuymuş asli sorumlu oymuş gibi yapılan açıklamaları ve son dönem harici vasat bir yapıymış gibi lanse edilmesini kabul etmiyorum. Kızılay Devletimiz yararına hizmet veren güzide bir STK dır. Geçmiş yıllarda da elindeki imkan ve kabiliyeti fedakar personelleri ile sahaya süren bir yapıydı. Kendi personeline göstermediği merhameti dışarıya hep sunmuştur.
Beğen
Cevapla
-
Osmanlı1453
9 dakika önce
Şikayet Et
İşleri Güçleri Çalmak Puhhh Yazıklar Olsun
Beğen
Cevapla
-
HIDIR BUDUR
11 dakika önce
Şikayet Et
Milletimizin gozbebegi KİZİLAY..Adil olmalıyız. " Kızılay çadırları satıldı" haberleri Kizilayimiza çok kaybettirdi.
Beğen
Cevapla
-
Hasan
13 dakika önce
Şikayet Et
Şaşırdıkmıı?
Beğen
Cevapla
-
gül bülbül
15 dakika önce
Şikayet Et
rabbim gösterimiş bozuk zihniyete
Beğen
Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle