“İsrail’den taraf olacak CHP’li yokmuş” öyle mi?
- GİRİŞ21.08.2026 08:51
- GÜNCELLEME21.08.2026 09:52
Mustafa Kemal Atatürk’ün, Ortadoğu’da bir “Yahudi devleti”ne karşı olduğu biliniyordu.
Bunun en büyük dayanağı ise;
Atatürk’ün, Millî Mücadele safahatında bir “Türk-Arap karşıtlığı” vücuda getirerek Ortadoğu'yu denetimi altında tutmaya çalışan ve istikbaldeki Yahudi devletine zemin hazırlayan Haçlıların hesaplarını iyi okuyarak, “İsrail” tehlikesine karşı “Türkiye-Suriye-Irak Federasyonu” fikrini ortaya atmasıydı.
Ayrıca…
Bulgaristan üzerinden Türkiye sınırına dayanan Nazi Almanyası korkusu da Yahudilere karşı muhtemel bir sempatinin önüne geçiyordu.
Bu endişeler yüzünden Ağustos 1938'de çıkarılan,
“Tebaası oldukları devlet arazisinde yaşama ve seyahat bakımından baskılara tabi tutulan Musevilerin, bugünkü dinleri ne olursa olsun, Türkiye’ye girmeleri ve ikametleri yasaktır…" şeklindeki 2/9498 sayılı kararname ile her çeşit Yahudi’ye Türkiye’nin kapıları tamamen kapatılmıştı.
Atatürk’ün vefatının ardından yerine gelen ve Hitler’in “Tedirgin olmanıza mahal yok, size saldırmayacağız” şeklindeki mektubuyla bir nebze olsun rahatlayan İsmet İnönü, 1938 - 1942 yılları arasında Nazi zulmünden kaçan Yahudilerin, Parita, Salvador ve Struma gemilerinde katledilmesini izlemekle yetindi.
1943 yılında “Nazilerin yenileceği” belli olunca, ani bir politika değişikliği yaparak dümeni Batılı ülkelere çevirdi ve Yahudilere karşı toleransla yaklaşmaya başladı.
Böylece İsmet İnönü döneminde Siyonizm’e destek bir “devlet politikası” halini aldı.
CHP tek parti diktası, sahte evraklarla temerküz kaplarından ülkemize Yahudi taşımaya başladı.
Yahudiler, artık İsmet Paşa’yı kendileri için bir “kurtarıcı” olarak görüyordu.
İnönü döneminde Yahudilere yapılan güzellikler bununla sınırlı kalmadı.
Suriye ve Irak’tan pasaportsuz ve vizesiz kaçan Yahudilere de Türkiye’nin kapıları ardına kadar açıldı.
Hariciyemiz, Araplar mani olmasın diye yıllarca bu Yahudi transferini gizli tuttu.
Bu kurtarma işlemleri sonucu Türkiye’ye getirilen Yahudi sayısı neredeyse 150 bini buldu.
Ardından, soykırımdan kurtarılan bu Yahudiler sözde “vaat edilmiş topraklara” sevk edilmeye başlandı.
Hazinenin parasıyla “Sakarya” isimli bir gemi kiralayan İnönü, bugünkü İsrail’in temellerini atan 125 bin kadar Yahudi’yi Filistin topraklarına taşıdı.
14 Mayıs 1948’de İsrail devleti kurulduğunda ise İnönü yönetimindeki Türkiye, İsrail’i tanıyan ilk Müslüman devlet oldu.
Kurulduğu günden beri bölgede uyguladığı vahşi katliamlara rağmen CHP ve avaneleri, Siyonistlerle aralarına hiçbir zaman mesafe koymadı.
Hatta!
Merhum Necmettin Erbakan’ı silah zoruyla indiren cuntacılar bile “28 Şubat’ı İsrail için yaptık” itirafında bulundu.
Bu durum günümüzde de değişmedi.
Özgür Özel, CHP Genel Başkanı olduğu dönemde Gazze’de patlak veren soykırım sırasında, Siyonist katiller dururken, canı pahasına vatanını savunan Filistinlilerden müteşekkil Hamas’ı, “terör örgütü” ilan etti.
Fondaş kalemşörler ise “Siyonist seviciliğinde” hep bir adım önde oldu.
İsrail’e karşı direnen Hamas mücahitlerini 40 bin masum sivilin katili PKK ile bir tutmakta beis görmeyen yandaş yazarlar, “İsrail’in bir realite” olduğunu söylerken…
Yılmaz Özdil gibi isimler de Gazze’de yitirilen canlara rağmen;
"Türkiye nasıl oldu da böylesine Yahudi düşmanı haline getirildi?” diyerek, ülkede haklı olarak yükselen “Siyonist nefretini” sorguladı.
İçimizdeki “Siyonist seviciler” Yahudi propagandası ile uğraşırken…
Daha önce eli kanlı İsrail askerlerine yazdığı mektupta;
“Bu savaş ışığın oğulları ile karanlığın oğulları arasında bir savaştır” diyerek bölgedeki tüm Müslüman ülkelere karşı bir “din savaşı” başlattığını ilan eden ABD destekli “bebek katili” Benjamin Netanyahu, “Kuduz köpek” stratejisiyle hareket ediyordu.
Yakın dönemde Filistin, Lübnan, Suriye, Yemen, Tunus, hatta Katar ve Malta’yı hedef alan…
Son olarak da İran karşında diz çöken Netanyahu şimdi de yine bir seçim arifesinde ülkemize hırlamaya başladı…
Dahası…
18 Ağustos’ta Suriye'nin Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede bulunan ve pisti ülkemiz tarafından onarılan Halep/İdlib kırsalındaki stratejik Ebu ed-Duhur Askerî Üssü'ne hava saldırıları düzenleyerek, az daha olası bir çatışmanın fitilini ateşliyordu.
*
Benzer provokasyonların İsrail’deki her seçim öncesinde yaşandığını ve bebek katili Netanyahu’nun her seferinde Türkiye’yi hedef alarak oy topladığının pekâlâ farkında olan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 2012 yılında “Türk-Mısır İş Forumu”ndaki konuşmasında İsrail’i bir defa daha uyararak;
“Netanyahu’ya sesleniyorum; şu anda 2008 yılında değiliz, 2012 yılındayız. Bilesin ki 2012’in şartları 2008’in şartları gibi değildir. Hesabını iyi yap’’ demişti.

O açıklamanın üzerinden 14 yıl geçti ve Türkiye’nin şartları fersah fersah değişti…
Hatta o Türkiye gitti yerine bölgenin kaderini namlusuyla değiştiren bir Türkiye geldi.
Yetmedi…
7 Ağustos 2026’da, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında El-Safa Sarayı’nda imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile İsrail mengeneye alındı.
Türkiye, haydut devlet İsrail’e karşı tüm hesaplarını en ince ayrıntısına kadar yaparken…
Ülkemizde maalesef değişmeyen tek şey, “Atatürk’ün izinden gittiklerini” söyledikleri halde İsmet “İnönü’yü taklit etmekten geri durmayan” malum zihniyetin “Siyonist aşkı” oldu.
Daha önce;
“İsrail’den taraf olacak hiçbir Cumhuriyet Halk Partiliyi bulamazlar” şeklinde beylik ifadeler kullanan Özgür Özel ve avanesi, sınırımızın dibinde patlayan 8 bombanın üzerinden 4 gün geçtiği halde henüz İsrail’e yönelik tek bir kem söz edemedi…
İnsan tarafını bu kadar da belli etmez yahu!..
Zekeriya SAY / Haber7


Yorumlar6
-
Ayşe
17 dakika önce
Şikayet Et
İranda muhalefet saldırılar katşısında tek yürek oldu, birleşti. Bizdeki muhalefet Allah göstermesin öyle bir durumda sevinçle bir cephede içerden açar. Bunların yapamayacağı şey yok.
Beğen
Cevapla
-
Ömer Faruk
33 dakika önce
Şikayet Et
elinize yüreğinize sağlık ..
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
Zeki
58 dakika önce
Şikayet Et
Yaho bunlar ve benzeri zionist sevdalarì her hangi iyi iş veya iyi ilişki Arap kardeşlerimizle yapmak nefretle ve kinle bakıyor ve karşı çıkıyorlar çünkü Müslüman olanlardan yakınmak onlara göre iyi değil ve onlara düşmanlık ediyorlar
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
fatih caner
1 saat önce
Şikayet Et
İnsan tarafını bu kadar da belli etmez yahu!
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
-
Haber7
1 saat önce
Şikayet Et
Zekeriya hocam yazılar hep arşiv niteliğinde ve o biçim kalite
Beğen
Cevapla
Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle