Kaşif Kozinoğlu’nun kalbi nasıl durdu?
- GİRİŞ31.08.2026 08:38
- GÜNCELLEME31.08.2026 08:38
Şiddete dayalı siyaset tarzının uzun yıllar egemen olduğu Türkiye’de, kangrene dönen meselelerden biri de “faili meçhul cinayetler”di.
Sayısız ünlü sima, karanlık ellerin bastığı tetikler yüzünden toprağa verildi.
Ülkemiz, “faili meçhul cinayetler” açısından en karanlık dönemini ise sıktığı diş macununu yeniden tüpe sokmayı başaran ünlü Fizik Profesörü(!) Erdal İnönü’nün iktidar ortağı olduğu 1993 yılında yaşadı.
Uğur Mumcu, Eşref Bitlis, Adnan Kahveci, Bahtiyar Aydın, Cem Ersever gibi kritik isimler ya suikasta kurban gitti ya da şüpheli kazalar neticesi can verdi.
Ülkenin zifiri karanlığa gömüldüğü o meş’um yılda, “Madımak” ve “Başbağlar” gibi derin tezgâhlar sahnelendi.
“Barış” mesajı vermek için sürekli “beyaz güvercin” uçuran Bülent Ecevit iktidarlarında da oluk oluk kan aktı.
Her ne kadar Ecevit, 1999 yılında “Başbakan” sıfatıyla yaptığı açıklamada, “20 yıl öncesinin siyasi cinayetleri bile bizim hükümetimiz tarafından ortaya çıkartılıyor” diyerek “faili meçhul” cinayetlerin kendi döneminde çözüldüğünü iddia etse de…
“Ecevit’ten bu memlekete zarar gelecektir” diyen İsmet İnönü’yü haklı çıkarırcasına, “Karaoğlan”ın iktidarlarında sayısız masum isim, karanlık cinayetlere kurban gitti.
Sadece 1975-1978 yılları arasında bizzat CHP’liler tarafından işlenen ve aralarında “siyasi cinayetler”in de olduğu 92 vaka kayıtlara geçti.
İsmailağa Cemaati’nin ileri gelen isimlerinden Hızır Ali Muratoğlu Hoca ile Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın şehit edilmesi ve Ahmet Taner Kışlalı’nın öldürülmesi, yine Ecevit dönemlerinde işlenen “faili meçhul” cinayetlerden yalnızca birkaçıydı.
Üstelik bu durum Ecevit iktidarının son günlerinde daha da vahim bir hal almıştı.
Bir muhafazakârın ağzından çıkan sözler, “laikliğin bekçiliği”ne soyunan mütareke medyası tarafından günlerce ekranlarda döndürülürken…
İşlenen faili meçhul cinayetler, TV ekranlarında ancak birkaç dakika yer bulabiliyordu.
*
Ünlü siyaset bilimci Giovanni Sartori’nin, “kimin neyi yapmaktan veya yapmamaktan sorumlu olduğunun belirsiz kaldığı” diye tarif ettiği…
Ve!..
Dünyada ciddi sorunları olup da “cesur kararlar”la bu sorunları çözüm yoluna koymuş tek bir örneği olmayan “koalisyonlar” çağını kapatan ve 24 yıldır tek başına ülkeyi yöneten AK Parti iktidarı ise “faili meçhul cinayetlere” karşı da ciddi adımlar attı.
İktidarının ilk günlerinde işlenen “Necip Hablemitoğlu suikasti”ndeki derin FETÖ izini bile ortaya çıkaran AK Parti iktidarı, üzeri örtülmeye çalışılan pek çok cinayeti aydınlattı.
Özellikle Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasıyla birlikte “faili meçhul cinayetler” konusunda resmen seferberlik ilan edildi.
Bakan Gürlek bu ayın ortasında yaptığı açıklamada; “Son 4 ayda 30 dosyada 35 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını” söyledi.
Akın Gürlek’in talimatıyla şimdi de 15 yıl önce Silivri Cezaevi’ndeki koğuşunda can veren eski MİT'çi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümündeki sır perdesi aralanıyor.
Raftan indirilen dosya kapsamında o dönem cezaevinde görev yapan cezaevi yönetimi ve sağlık personeli yeniden sorgulanarak, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeni ipuçları aranacak.
“En gizemli MİT’çi” olarak nam salan ve “MİT Orta Asya Sorumlusu” olarak sahada görev yaparken gözaltı için Afganistan’dan askeri nakliye uçağıyla getirildiği güne kadar görüntülenmeyen Kaşif Kozinoğlu’nun dosyasının yeniden açılmasını oldukça önemsiyorum.
Zira!
Uzun yıllar Özel Harp Dairesi’nde görev yapan ve TSK ile devletin içerisine sızan CIA aparatları ve FETÖ yapılanmasını en iyi bilen isimlerden biri olan Kozinoğlu’nun, bilinen bir kalp sağlığı problemi yoktu.
Bu yüzden yaptığı spordan sonra duş alıp yatağına uzandıktan sonra fenalaşarak ölmesi doğal bir ölüm olarak durmuyordu.
Ailesinin ifadesine göre;
Kozinoğlu zaten yıllardır düzenli olarak ağır sporlar yapıyordu ve o güne kadar da kalp rahatsızlığı yaşamamıştı.
Dahası…
12 Kasım 2011 tarihinde can veren Kozinoğlu’nun, vefatından bir gece önce Silivri’deki koğuşunda bulunan başka bir ismin “kalp krizinden” ölebileceği endişesiyle, sabaha kadar nöbet tuttuğu öne sürülmüştü.
Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım, mahkemeye sunduğu dilekçesinde;
“Kaşif Kozinoğlu, ölmeden bir gece önce rahatsız olan koğuş arkadaşı Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un kalp krizi geçirebileceği endişesiyle sabaha kadar nöbet tutmuştu.”demişti.
Ahbap Soruşturması kapsamında tutuklanan Babala TV sahibi Oğuzhan Uğur’un babası olan ve Kızıltepe Jandarma İlçe Komutanı olduğu dönemde ismi karanlık iddialarla anılan Hasan Atilla Uğur’un “kalp krizi”nden ölmesi beklenirken…
Pakistan ve Afganistan dağlarında Türk milletinin menfaati için koştururken…
Üstelik savcılık ifadesinde;
“Sağırım, duymadım” dediği halde, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı'na ait belgeleri Oda TV'ye gönderdiği iddiasıyla, “Ergenekon terör örgütüne üye olmak” ve “Devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri ele geçirip, sızdırmak” suçlamasıyla tutuklanan MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde can vermesi, asla doğal bir ölüm olarak geçiştirilemezdi.
Dahası…
Kozinoğlu’nu sorgulayan firari FETÖ’cü Savcı Zekeriya Öz’ün, sözde aramalarda ele geçirilen “Koz.doc” isimli word dokümanındaki;
"Rusya ve Özbekistan'daki cemaat operasyonları hakkında Kozinoğlu'ndan gelen belgeleri mutlaka gündeme taşıyalım. Kozinoğlu'ndan gelen diğer belgeleri de değerlendirelim” notları üzerine Kozinoğlu’nu tutuklatması…
Aslında ömrü boyunca düzenli olarak ağır sporlar yapan Kaşif Kozinoğlu’nun neden Afganistan’dan getirilip, “kalp krizi” ile öldüğünü özetlemeye yetiyor…
Yorumlar12
-
mir Hasan
15 dakika önce
Şikayet Et
bu zekeriya öz denilen adama devlet ne yapacaksa yapmalı, ama şanına yakışır bir şekilde yapmalı...IV murat seni çok özlüyoruz.
Beğen
Cevapla
-
Maraşlı
17 dakika önce
Şikayet Et
Kesin FETÖ işidir.
Beğen
Cevapla
-
AHMET YILMAZ
49 dakika önce
Şikayet Et
Bütün bunlar zaten biliniyorken şimdiye kadar bu şüpheli ölümün aydınlatılması NEDEN yapılmadı?
Beğen
Cevapla
-
Piri fani
2 saat önce
Şikayet Et
Parça parça olmuş bir istihbarat teşkilatı, farklı ülkelere hizmet eden istihbarat elemanları, herkesin kendine grup oluşturmaya çalıştığı Emniyet ve ordu teşkilatları gibi gibi sıralanabilecek cümlelerin maalesef gerçek olduğu ve bizzat yaşandığı ülke, artık geride kaldı. Sadece ve sadece Devleti ve Milleti için çalışan İstihbarat, Emniyet ve Ordumuz var Elhamdülillah.
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
-
RECEP
2 saat önce
Şikayet Et
devletimiz geregi neyse yapacaktır.
fetö parmagı var gibi....
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle