FETÖ aklı bunu da düşünmüş!
- GİRİŞ18.09.2026 09:07
- GÜNCELLEME18.09.2026 09:07
“Binbaşı” rütbesiyle Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndan emekli olan Kaşif Kozinoğlu, uzun yıllar Orta Asya’da görev yaptı.
Doğu Türkistan'da, Çin Halk Cumhuriyeti'ne karşı bağımsızlık mücadelesi veren kadrolar ile Afganistan'da Özbek General Raşid Dostum güçlerini eğitiyordu.
MİT Kontrterör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür'ün iddiasına göre, 1999 yılında MİT ile CIA arasında “Usame bin Ladin'in yakalanması” konusunda pazarlık yapılmıştı.
Eymür’ün kaleme aldığı “Eymür'ün Aynası” isimli kitapta yazılanlara göre, “Ladin'i yakalayıp ABD'ye teslim edecek kişi Kaşif Kozinoğlu”ydu. Ancak, Ladin'in yakalanması konusunda CIA hiçbir zaman net bir tavır sergilemedi.
1995 yılında Kaşif Kozinoğlu’ndan “savunma” isteyip daha sonra hakkında “kınama cezası” veren Eymür’ün bir diğer iddiası ise Emekli Binbaşı Kozinoğlu'nun, Özbek General Raşid Dostum'dan kendisini “general yapmasını istediği” yönünde..
Eymür’e göre Kozinoğlu, "Dostum'un verdiği resmi yazıyla Afgan Generali oluvermiş. Özbeklerden de generallik istemiş ama ikna edememiş…”
Kaşif Kozinoğlu’nun ismini kamuoyunda ön plana çıkaran bir diğer olay ise 2004 yılında yaşandı.

Alaattin Çakıcı'nın yurtdışına kaçışı soruşturması sırasında mahkeme kararı ile dinlenen telefon görüşmelerine takılanlardan birinin MİT'in Dış Operasyonlar Daire Başkan Yardımcısı Kaşif Kozinoğlu olduğu iddiası o dönem gündemin birinci maddesi haline geldi.
Alaattin Çakıcı, kendisine destek amacıyla dönemin Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile temasa geçtiği iddia edilen Kaşif Kozinoğlu’nu tanımadığını belirterek;
“Hayatımda 35 saniye yüz yüze görüşmedim. Kendisi ile resmi veya gayri resmi bir organik bağım yoktur” dediği halde…
Kaşif Kozinoğlu, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte yardım etmek” suçundan 5 ay hapis cezasına mahkum edildi.
Kozinoğlu ile kavgası bir türlü bitmeyen Mehmet Eymür, bir başka iddiasında ise onu “siyasi cinayet hazırlığı yapmakla” suçlayarak, “Kozinoğlu'nun eski HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak'ı öldürmesini kendisinin engellediğini” iddia etti.
İşte bu tür iddiaları fırsat bilen FETÖ’nün yayın organı Zaman gazetesi, 22 Ocak 2005 tarihinde, “Kozinoğlu, MİT’in imajını bozdu” başlıklı ilginç bir habere imza attı.
Zaman gazetesine göre, Kozinoğlu’nun isminin karıştığı olaylar şeffaflaşma kararı alan MİT’in imajını lekeliyordu.
Bu tür haberlerden etkilenen dönemin CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ise 6 Mayıs 2005’te…
O dönem “Başbakan” olan Tayyip Erdoğan tarafından cevaplanması istemiyle Meclis Başkanlığı’na bir soru önergesi vererek; “Kozinoğlu hakkında bugüne kadar neden işlem yapılmadı?” diye sordu.
2006 yılında ise kamuoyunda “Sauna Çetesi” olarak bilinen ve resmi kayıtlarda “Küre Operasyonu” diye isimlendirilen operasyon kapsamında tutuklanan suç örgütünün lideri Kasım Zengin ifadesinde ilginç bir iddia ortaya atıldı.
“Kendisine Türk Mukavemet Teşkilatı adına istihbarat toplaması koşuluyla askerliğinin hallolacağının” söylendiğini belirten Zengin, “Bana Erdal Özkan adına düzenlenmiş MİT kimliği, 68 tane CD ve Kaşif Kozinoğlu imzalı ‘İhtiyaç olduğunda şahsa yardımcı olun’ yazılı bir belge verdiler.” dedi.
Buradan da bir şey çıkmayınca, “Kaşif Kozinoğlu” ismi yaklaşık 5 yıl boyunca bir daha gündeme gelmedi.
Takvimler 3 Mart 2011’i gösterdiğinde ise Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında başlatılan “Oda TV operasyonu”nda 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
FETÖ’cü Savcı Zekeriya Öz'ün talebi üzerine gözaltı kararı verilen isimlerden biri de “gizli belgeleri Oda TV'ye sızdırmakla” suçlanan MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’ydu.
Gözaltı kararına dayanak ise Oda TV'de ele geçirilen belgeler arasında yer alan “Koz.doc” isimli word dosyasında yazılı;
“Rusya ve Özbekistan'daki cemaat operasyonları hakkında Kozinoğlu'ndan gelen belgeleri mutlaka gündeme taşıyalım. Kozinoğlu'ndan gelen diğer belgeleri de değerlendirelim" şeklindeki notların bulunmasıydı.
Aslında bu ifade her şeyi özetliyordu.
FETÖ’cülerin Kaşif Kozinoğlu nefreti tam olarak örgütün “militan devşirme aracı” olarak kullandığı okullara yönelik tutumundan kaynaklanıyordu.
Kozinoğlu tutuklandıktan 8 ay sonra Silivri Cezaevi'nde şüpheli bir şekilde can verdiğinde, FETÖ’cü paçavraların ilk işi bu nefreti kusmak oldu.
Kozinoğlu’nun ölümünden sadece 5 gün sonra Zaman gazetesinde;
“Kozinoğlu'nun Türk okulları hakkındaki iftiraları daha önce de gündeme gelmişti” başlıklı bir haber yayımlandı.
FETÖ’nün kalemşörlerinden Mehmet Kamış da bir yazısında;
“28 Şubat ve onu takip eden süreçlerde devletin istihbarat teşkilatları birçok ülkenin yöneticilerine Türk okulları aleyhine dosyalar veriyordu. Türkçeyi, Türk kültürünü dünyanın her yerine götüren bu okullar en çok Doğu Perinçek, Yalçın Küçük, Kaşif Kozinoğlu düşüncesindeki insanları rahatsız ediyordu. Bunlar da devlet imkânlarını kullanarak okulların olduğu ülkelere şikâyetlerde bulunuyor, aleyhte dosyalar hazırlıyorlardı” ifadelerini kullanmıştı.
Yine FETÖ’nün paçavralarından Bugün gazetesinin haber müdürü Erkan Acar’ın kaleme aldığı ve sözde “Kaşif Kozinoğlu’nun bilinmeyen pek çok yönünü günü ışığına çıkarıldığı” öne sürülen “Kod Adı: Köroğlu” adlı kitapta;
“Özel Harp Dairesi’nden 1996 yılından istifa ederek MİT’e geçen Kozinoğlu’nun, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te bar pavyon karışımı bir yere sık sık gittiği…
Afganistan’da ise yemek kültürüne tam olarak alışamadığı, özellikle Afgan ekmekleri hoşuna gitmediği için “Mezar-ı Şerif’teki Türk okuluna kurulan bir fırından her gün adam gönderip ekmek aldırdığı” yazılsa da…
Kitabın ilerleyen sayfalarında, güya;
“Kozinoğlu’nun verdiği bilgi ve raporlarla, FETÖ’nün bir türlü sızamadığı Rusya’yı yanlış yönlendirdiği ve Özbekistan’daki Türk okullarının kapatılmasına sebep olduğu” itiraf ediliyordu.
*
Evet!..
“Mesiyanik” bir örgüt olan ve genellikle kendi aralarında ezoterik haberleşme metodları kullanan FETÖ’cüler, sözde “Hizmet hareketi”ne zarar gelmemesi için gerekirse ölmeyi ve öldürmeyi göze alacak şekilde yetiştiriliyorlardı.
Mesela örgütün lideri Fethullah Gülen, “Fasıldan Fasıla” adlı kitabının satırları arasında gizlediği bir mesajında;
"Yapılması gerekli olan şey, mevsimi gelince, O'nun ortaya koyduğu çözümlerin yorumlanmasıdır” ifadesini kullanmıştı.
“Yapılması gerekli olan şeyi” ise verdiği “intihar fetvası”nda;
“Eğer benimle hizmete zarar gelecekse ve benim kendi kendimi yok etmem bu iş için, benim müesseselerime zarar gelmemesi için bir yolsa ben buna da razıyım. Küfürden sonra en büyük günahtır ama ben buna bile katlanmaya razıyım” sözleriyle tarif etmişti.
Yani etrafına topladığı ve zihinlerini yıkadığı mankurtlara;
“Hizmetin selameti adına ölmeyi, öldürmeyi emretmişti…”
Maalesef son dönemde ortaya çıkan gerçekler, MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’na da böyle bir sonu layık gördükleri iddialarını güçlendiriyor.
Mesela!..
2012 yılında MİT'çi Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne “takipsizlik” kararı veren dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören’in FETÖ’den ihraç edilmesi, “kalp krizi” olarak geçiştirilen vakadaki derin şüpheleri haklı çıkarıyor.
Bir diğer şüphe ise Kaşif Kozinoğlu’nun sonunu getiren sürecin önceden Kurtlar Vadisi dizisinde simüle edilmesi.
Kurtlar Vadisi dizinin 136. bölümünde “Kazım Kaşifoğlu” karakterinin öldürüleceğinden bahsedilmesi ve mezkur bölümün yayınlanmasından üç gün sonra Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'nde spor yaparken, tıpkı dizide olduğu gibi kalp krizi geçirerek ölmesi, FETÖ şüphesini kuvvetlendiriyor.
Asıl ilginç olan ise…
FETÖ terör örgütü üyelerinin bundan 12 yıl önce, 28 Aralık 2014 tarihli Zaman gazetesinin Pazar ilavesinde, Kurtlar Vadisi’ndeki iddialara karşı tedbir alması…
Kaşif Kozinoğlu’nun tıpkı Kurtlar Vadisi dizisinin senaryosunda olduğu gibi gerçek hayatta can vermesi üzerine harekete geçen FETÖ’nün propagandistleri, bunu da düşünmüşler..
“Kaşif Kozinoğlu’nu Panacılar mı öldürdü?” başlıklı bir haber yazarak, dizinin diyaloglarını suikast iddiaları için delil sayanları ikna etmeye çalışmışlar.
Ve görüldüğü gibi bugüne kadar da başarılı olmuşlar.
Bugün ise bu 15 yıllık tezgah çöküyor, FETÖ’nün karanlık yüzü bir kez daha deşifre oluyor!
Yorumlar5