Hani “halkın parasını çarpmak sevaptı?”

  • GİRİŞ25.09.2026 09:27
  • GÜNCELLEME25.09.2026 09:38

Mustafa Kemal’in yanından ayırmadığı ve vekillik verdiği dönemin etkin gazetecilerinden Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya” adlı kitabında okumuştum.

Birinci Dünya Savaşı sonrası İstanbul’a dönen Atatürk’ün cebinde üç beş bin lira birikmiş parası vardır.

“Artık bir vazifeniz yok, böyle arkası gelmeyen masrafa dayanılmaz, paranızı bir ticarete koysak” diyen arkadaşları, Mustafa Kemal’e parasının katlanması için bir “incir tüccarına” vermesini tavsiye ederler.

Mustafa Kemal de annesinin, “Yavrum sakın paranı elinden kapmasınlar?” ikazına rağmen, arkadaşlarının tavsiyesine uyarak tüm birikimlerini tüccara teslim eder.

Tüccar efendi para dolu zarfı aldığı gibi, içindekileri sayma gereği bile duymadan kasasına atar.

Ticaretin içeriği ve paranın nasıl katlanacağı ise hiç konuşulmaz.

M. Kemal sadece;

“İzmir’den bir yelkenliye konulacak incirlerin bir yere götürüleceğini, satılıp bir şeyler alınacağını, sonra da paranın birkaç ticarette dört-beş misli artacağını ve bu sayede anasına ev alacağını” sanmaktadır.

Haftalar geçmesine rağmen gemiden ses seda çıkmayınca, durum anlaşılır.

İncir dolu tekne de Mustafa Kemal’in parası da annesine alacağı evin hayali de suya batmıştır.

Arkadaşlarının “yatırım tavsiyesi”ne uyan Atatürk, resmen dolandırılmış ve eldeki paradan da olmuştur.

*

Tabii bu olay Türkiye’deki ne ilk ne de son “vurgun” hikâyesiydi.

Herhangi bir suçlu profili olmayan, hatta toplumdan itibar gören ve her siyasi, dini, ideolojik görüşten çıkabilen dolandırıcılar, “yüksek kâr” vaadiyle insanların emeğini ve alın terini sömürmeye devam ettiler.

Mesela!

Kurduğu sistem ile banka faizlerinden 4 kat fazla kazanç vaat eden “Banker Kastelli” tam 550 bin kişinin parasını çarptı.

“Selçuk Parsadan” ise dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i dolandırdı.

Türkiye’de dolandırıcılığın “pir”i olarak kabul edilen “Sülün Osman” ise Galata Kulesi’ni, İstanbul tramvaylarını, Kız Kulesi’ni, Eminönü ve Dolmabahçe saat kulelerini, hatta şehir hatları vapurlarını bile kendisini “uyanık” sanan insanlara sattı.

*

2016 yılında ise “Mehmet Aydın” adlı genç bir dolandırıcı, internette kurduğu “Çiftlikbank” ile sanal inekler yetiştirerek, olmayan eti ve sütü satarak vatandaşlardan tam 1,5 milyar lira topladı.

“Bayrak ve ezan nutukları atan”, “dindar bir profil” çizen Aydın’ın hedef kitlesi ise özellikle “faiz hassasiyeti” olan mütedeyyin kesimdi.

Harama bulaşmadan büyük kazançlar elde etmeyi arzulayan tam 4 bin 582 kişi, “Tosuncuk” lakaplı Mehmet Aydın’ın kurbanı olmuştu.

Yıllarca “Mustafa Kemal” kitapları yazarak cebini doldurduğu halde Atatürk’ün bile benzer bir talihsizliğin mağduru olduğunu görmezden gelen Yılmaz Özdil gibi seküler kalemler, o dönem dindar insanların dolandırılmasından acayip keyif aldı.

Özdil katıldığı bir programda;

“50 liraya inek sattı adam, insanları 1 milyar tokatladı gitti. Ben aslında Tosunu takdir ediyorum. 35 yıllık gazeteciliğimde benim geldiğim nokta Tosuna 1 milyar dolar para verebilecek insan varsa. Bunların parasını almak sevaptır. Almazsan günah olur” diyerek, dolandırılan insanlarla dalgasını geçti.

*

Çok geçmeden…

Bakımlı kızların rol aldığı agresif reklâmlarla hızla büyüyen ve yüksek kazanç oranıyla şatafatlı bir hayat vaat eden Faruk Fatih Özer, kripto paraların alım-satımına aracılık eden Türkiye'nin ilk global kripto para borsası Thodex ile 2017 yılında yaklaşık 500 milyon liralık bir vurgun yaparak, geride sayısız mağdur bıraktı.

Akabinde,

Seçil Erzan adlı “çağdaş”, “bakımlı” ve “aydın” görünümlü genç bir bankacı…

“Hayali fon” oluşturarak ünlü futbolcuları, tanınmış simaları ve işadamlarını imzaladığı basit not kâğıtları ile milyonlarca dolar dolandırdı.

Seçil Erzan’ın “yüksek getiri” vaadiyle dolandırdığı isimler arasında Galatasaray’ın yabancı kalecisi Muslera’nın da adı geçiyordu.

O dönem, Erzan’ın sadece futbolcu Arda Turan’dan aldığı dolarların bir odayı doldurduğu şeklinde, yapay zekâ ile hazırlanmış görseller paylaşıldı.

*

Türkiye şimdi de “tarihin en ağır dolandırıcılık olayları”ndan biri olarak görünen “fon krizi” ile çalkalanıyor.

Borsadaki belirli hisselerin fiyatlarını suni olarak uçuran ve kurdukları yatırım fonlarını astronomik oranlarda değerlenmiş gibi gösteren bazı aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri, toplam büyüklüğü 800-900 milyar lira civarında olan büyük bir fon vurgununa imza attı.

Buralara yatırım yapan 455 binden fazla tekil yatırımcı ise mağdur oldu.

Girift ilişkilerin ortaya çıkması ve riskin tabana yayılması sonrası harekete geçen devletimiz, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon için tasfiye kararı alırken, çoğu gözaltında olan ve bazıları tutuklanan vurguncuların mal varlıklarına el koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da dün New York’ta Türkevi’nde yaptığı açıklamada, yargının kapsamlı bir soruşturma başlattığını ve tutuklamalar olduğunu hatırlatarak; “Sorumlu kim varsa hesap sorulacak” dedi.

*

“Dolandırıcılığın” her devirde ve her iktidar döneminde yaşanabileceğinin farkında olan makul insanlar, herkesin bu tür hadiseler karşısında uyanık olması gerektiğini ve “bedava peynirin sadece fare kapanında” olacağını vurguluyor.

İnsanların alın terinin ve birikimlerinin gasp edildiği fon krizini “reyting” malzemesi gören fondaş medya ise halkı bu tür vakalara karşı bilinçlendirmek yerine…

Fırsattan istifade ederek, “astronomik oranda kâr edeyim” derken eldeki parasından olan insanlar üzerinden AK Parti iktidarına saldırıyorlar.

Şişirilmiş fonlara para yatıranlara tek kelime etmedikleri gibi, fon krizi üzerinden hükümeti sıkıştırmaya çalışıyorlar.

İyi de birader…

Henüz 10 yıl önce yaşanan “Tosuncuk” krizinde;

“Bunların parasını almak sevaptır. Almazsan günah olur” diyerek, dolandırıcıları cesaretlendiren sizler değil miydiniz?

Ne oldu da şimdi dolandırılan insanlar sanki çok da umurunuzdaymış gibi davranıyorsunuz?

 

 

Yorumlar2

  • Özgül 1 saat önce Şikayet Et
    Hayal avcilari ve hayal avcilarina av olanlar. Bu av olanlari ne yapmaliyiz? Bunlari her defasinda av olmaktan nasil kurtarmaliyiz? Ki bu av mevsimi bitsin. "... Kabahat senin, - demeye de dilim varmiyor ama- kabahatin cogu senin, canim kardesim!".....
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Öğretmen 2 saat önce Şikayet Et
    İhlas finansı da unuttunuz. Enver Ören de bizi kandırdı. Bütün birikimlerini aldı.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat