İzinsiz Kur’ân Kursu takıntısı!
- GİRİŞ06.08.2008 09:53
- GÜNCELLEME06.08.2008 09:53
Gaz sıkışmasına bağlı olarak meydana gelen facia bizi ne kadar üzdüyse facia sonrası yapılan değerlendirmeler ondan da çok üzdü diyebiliriz!
Hele hele bu değerlendirmeleri yapanlar arasında bir Diyanet İşleri Eski Başkanının bulunması üzüntümüzü daha da arttırdı!
Eski Başkanlardan Tayyar Altıkulaç açıklamasında izinsiz Kur’ân Kursu açanlara verilen cezaların indirilmesine şiddetle karşı çıktığını ama arkadaşlarının kendisine kulak vermediğini hatırlatarak meydana gelen facia ile Kur’ân Kursunun izinsiz olması arasında rabıta kurmaya çalışıyor!
Sanki bu tür facialar sadece izinsiz kurslarda meydana geliyormuş gibi bir hava estirmek kime ne kazandırır?
İzinle açılmış Kur’ân Kurslarında bu tür faciaların meydana gelmeyeceğini kim garanti edebilir?
Sayın Altıkulaç bize izinli Kur’ân Kurslarının bu tür facialara sahne sebep olmayacağı garantisini verebilir mi?
Böyle bir garanti varsa sadece Kur’ân Kurslarında değil öteki öğretim kurumlarında meydana gelen facialar neyin nesidir?
Yıkılan okullar, çöken binalar hep izinsiz kurslara has şeyler midir?
Kur’ân Kurslarının izinli-izinsiz olmaları ayrı bir meseledir, yaşanan facia ise bambaşka bir meseledir.
İki farklı mesele arasında böyle bir rabıta kurmaya çalışmayı ise iyi niyetle bağdaştırmak mümkün değildir!
Tanıdığımız kadarıyla Tayyar Altıkulaç dini hizmetlerde devletçiliğe ayrı bir önem vermektedir!
Dini hizmetleri bir hizmet yarışı haline getirmek yerine sadece devlet tekeline bırakarak olduğu kadarıyla yetinme yanlısıdır.
Dahası kendisinden başka kimseye güveni olmayan biridir.
Diyanet İşleri Başkanlığı döneminde yurt dışındaki İslami faaliyetlerin zararları(!) hakkında raporlar hazırlayarak darbe yönetimine bilgi sunduğunu unutmuş değiliz!
Bugün de aynı mantıktan yola çıkarak yine bir yerlere mesaj verme gayreti içinde olduğunu görüyoruz.
Meydana gelen faciayı bahane ederek Kur’ân Kurslarını izinli-izinsiz diye sınıflandırması ve izinsiz olarak tanımladığı kurumlar üzerinde bir baskı zinciri oluşturmaya çalışması elbette sebepsiz değildir.
Şayet izinsiz olarak tanımladığı kursların bir yanlışı varsa düzeltme yolu bu olmasa gerektir.
Devletin tüm kurumları harekete geçerek izinsiz olarak tanımlanan kursların eksiklerini giderebilir!
Böyle bir facianın bahane edilerek kurs yöneticilerinin üzerine çullanılması ise belden aşağı vurmaktan başka bir şey değildir.
Facianın nedeni mutlaka araştırılmalı ve sorumluları mutlaka cezalandırılmalıdır ama böyle izinli-izinsiz diye tasnif yapılmadan!
Çünkü benzer bir facianın izinli olarak tanımlanan bir eğitim kurumda da meydana gelmeyeceği konusunda kimse garanti veremez.
Facia izinsiz Kur’ân kursu takıntısına bağlanarak geçiştirilmemelidir.
ZEKİ CEYHAN - MİLLİ GAZETE
Yorumlar5