Merhabalar; kaleminize,gönlünüze sağlık çok yerinde ve isabetli,açıklayıcı bir yazı olmuş...yolunuz açık olsun..
BeğenCevapla
yolcu31 dakika önceŞikayet Et
Bir müslüman ki şerrinden gavur imana gelir
BeğenCevapla
bayram51 dakika önceŞikayet Et
adamların dini (dinsizliği) laiklik olunca islami hareketleri hazmedemezler
BeğenCevaplaToplam 1 beğeni
İsmail1 saat önceŞikayet Et
İnançlar; Kanunlar ile kısıtlanamaz ve baskı unsuru da olamaz. İnançlar taraflar için kendi sınırlarında kalmak şartı ile dilediklerince yaşanmalıdır.
BeğenCevapla
Kul1 saat önceŞikayet Et
Tekçi laikçi paradigma, kamusal alanı homojenleştirilmiş bir sekülerlik üzerinden tanımlar. Bu bağlamda inanç, kamusal düzen için bir “risk” olarak kodlanır. Böylece laiklik, çoğulculuğu koruyan bir ilke olmaktan çıkar; toplumu ideolojik olarak yeniden biçimlendiren bir rejime dönüşür...
Tebrik ve teşekkür ederim değerli hocam.
Mükemmel tesbit ve değerlendirmeniz için .
BeğenCevapla
j2111 saat önceŞikayet Et
Kaleminize sağlık Hocam. Karanlık'lar bu yazıyı anlamaz, yada işlerine gelmez.
BeğenCevapla
Sabır1 saat önceŞikayet Et
Ölümüne şeriatçıyım.
BeğenCevaplaToplam 3 beğeni
Düzceli2 saat önceŞikayet Et
Ne aydını, her biri de zırcahil.
BeğenCevaplaToplam 5 beğeni
Sefa2 saat önceŞikayet Et
Onların anladığı dilden konuşmadıkça, yazmadıkça anlamazlar ,
Benim inandığım allahım, herşeyi yaratmıştır, herşey onundur, her şeye de karışır. Yaptığımız herşeyden dinen sorumluysak, herşeye karışır demektir. 28 şubatçılar yüzünden bir çok insan haksızlığa uyradı,hakkı yendi.
BeğenCevaplaToplam 3 beğeni
Dr. Kemal DURUSU3 saat önceŞikayet Et
Bu konu ancak böylesine harika bir diyalektik ve devamında retorikle anlatılabilirdi sn. hocam. Eline emeğine sağlık.
Yorumlar20