Çocuklarına orucu öğütlemeyenler
Çocuklarına orucu öğütlemeyenler
Kocaman olmuş delikanlı ve kızlarına kıyamayıp orucu öğütlemeyen, sevdirmeyen ve tatlılıkla zorlamayan Müslüman ana-babalar bilin ki böyle yetiştirdiğiniz evlatlarınız hiçbir emeğinizin farkına varmayacak ve asla kıymetinizi bilmeyecekler.

Yorumlar13

  • Hasan Çetin 13 yıl önce Şikayet Et
    allah'tan niye korkulur biliyormusunuz ?. evet bazı güzel hasletlere sahip olabilirsiniz,bazı doğru işler yaparsınız,niyetinizde size iyi görünebilir.lakiiiin tüm nimetlerini düşündüğümüzde , yaratanın şanını düşündüğümüzde,terazideki hesaplardaki inceliği düşündüğümüzde ,bizdeki olası riyaları,gafletleri eksikleri,az şükrü vs.vs.gördüğümüzde neden korkmamız gereğini anlarız.rabbimizin sebepsiz ve adaletsiz korkutucu olmadığını herkes bilir.tavsiye edilen, doğrusu, korku ve ümitle denge içerisinde olmamızdır.durumu sadece tek yönüyle ele almayalım ,ne dersiniz....
    Cevapla Toplam 5 beğeni
  • Haydar yILMAZ 13 yıl önce Şikayet Et
    bu tür yazarları altaki uzun uzun masallar yazan okur.. mehdi talebesi...yahu kardeşim, ama yazmışsın yahu aslında senin yazar olman gerekmiş ve şöyle belirtmişsin... ey iman edenler! allah'tan korkun ve doğrularla beraber olun...işte mehdi talebesi senin yazdıkların hepsi boş çıktı.. ben allah'dan niye korkayım ona karşı yanlış yapanlar korksun ben yetim hakkı yemem, ben anama babama karşı gelmem ben zulmetmem ben ve ben doğruyum ve çalışkanım, hayvanlara bu sıcakta yardım ederim ve onların gülümsemesini görürüm. ben karıncayı incitmem ben çocukları çok severim, ben bunları yaptıktan sonra kimden korkayım yahu
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Zülkarneyn 13 yıl önce Şikayet Et
    hacer kardeşim. senin olayın ne ablacım?
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Esad Kılıç 13 yıl önce Şikayet Et
    bu tür yazarları kim okuyor . çok merak ediyorum
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    yer medine. hicretin 9.yılı recep ayı. 7. kab bin malik bir hatası için allah-u teâlâ’ya elli gün yalvardı. peki, şimdi bizler hatalarımız için allah’a ne kadar yalvarıyoruz. allah tevbeleri çokça kabul edendir.
    Cevapla Toplam 8 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    yer medine. hicretin 9.yılı recep ayı. 6. kab bin malik elli gün zor bir imtihandan geçmişti ki müjde geldi. kab, koşarak mescide gitti. resûl, kab’ın tevbesinin allah tarafından kabul edildiğini söyledi. kab çok sevindi. bütün malını islâm yoluna bağışladı. mutluydu çok sevinçliydi. bunun üzerine allah resûlü tevbe sûresi 118-119. âyetlerini okudu. “ve (seferden) geri bırakılan üç kişinin de (tevbelerini kabul etti). yeryüzü, genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. nihâyet allah’tan (o’nun azabından) yine allah’a sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. sonra (eski hallerine) dönmeleri için allah onların tevbesini kabul etti. çünkü allah tevbeyi çok kabul eden, pek esirgeyendir. ey iman edenler! allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun.”
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    yer medine. hicretin 9.yılı recep ayı. 5. ve bir gün gassan melik’ten mektup geldi. kab’ı ülkesine davet ediyordu. çarşının ortasında bir yandan diz çöküp ağlamaya başladı bir yandan da “allah’ım bu da bir imtihan” diyordu. olayın üzerinden kırk gün geçti. kırk gün boyunca kab üzüntüden kahroldu. işte son gelen haber onu daha çok yıprattı. eşinin annesinin evine gönderilmesi isteniyordu. artık dayanamıyordu. onun için ne zor bir imtihandı. ağlamaktan gözleri şişmişti. kab artık dayanamıyordu. eşinin gittiği günün üzerinden on gün geçmişti ki artık kab bin malik’e dünya dar geliyordu. devamlı secdede af diliyor, yemiyor, içmiyordu.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    yer medine. hicretin 9.yılı recep ayı. 4. kab bin malik üzgün bir şekilde kalktı. yaptığında dolayı pişman. hatasının farkında ama af dilemekten başka çaresi yok. bin pişman yaptığına. şimdiki aklı olsa hiç yapar mıydı ? bir süre sonra resûl seferden geri kaldığı için diğer müslümanların onunla konuşmasını yasaklıyor. kab bin malik ne yapacağını bilmez şekilde çarşı pazara çıkıyor, mescide gidiyor ama kimse bakmıyor. selam verince selamını bile almıyorlardı. amcasının oğlu ebû katade bile ondan yüz çeviriyordu. bu duruma kab çok üzülüyordu ve bu imtihana katlanamayacağını düşünüyordu. asıl zor bundan sonra başlayacaktı.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    yer medine. hicretin 9.yılı recep ayı. 3. sonunda savaş zaferle sonuçlanıp şehre dönüyorlar. resûl medine’ye dönünce herkes o’nun huzuruna çıkıp niye gelmediğini söyleyip bundan dolayı özür diliyor. içlerinde kab bin malik’te var. huzuruna gidiyor selam veriyor. resûl üzgün bir şekilde selamını alıyor. ve diyor ki “ya kab neden gelmedin bizimle?” kab söze giriyor: “ey allah’ın resûl’ü ben sana şurada yalan söylesem eminim ki yalanım ortaya çıkar. o yüzden doğruyu söylüyorum. rabbim de beni affeder. benim hiçbir şekilde özrüm yoktu ve imkânım gücümde yüksekti sadece biraz gevşek davrandım. resûl ise “ey kab sen doğru söyleyenlerdensin şimdi kalk allah hakkında hüküm verinceye kadar bekle” dedi.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    r medine. hicretin 9.yılı recep ayı. 2. sahabeden birisi var. biraz yavaş hazırlanmakta. durumu çok iyi aslında. durmadan karısı onu uyarıyor. ama o, “hanım sen merak etme ben yetişirim sefere.” diyor. ve bir sabah insanlar bağırıyor “sefere gidiyoruz” diye. ama kab bin malik’in kılıcı bile hazır değildi. o zaman hatasını anlıyor. hazırlanmaya başlıyor. ama ordu çoktan ilerlemiş durumda. çaresiz mekke’ye dönüyor. halka bakıyor sadece münafıklar ve düşkünler kalmış. bu durumu görünce üzülüyor. her insan hata yapar. kab bin malik şeytana uyup aslında hata yapmıştır. ve resûl gelene kadar kab bin malik ne diyeceğini düşünür. ama bir çare bulamıyor.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    yer medine. hicretin 9.yılı recep ayı. . medine halkı rumlarla sefer telaşında. hava çok sıcak ve yol uzun. bu yüzden efendimiz hazırlıklarını güzelce yapılmasını söyledi. zorluklarla dolu bir yolculuk. nefislere bir bakıma ağır geliyor. özellikle münafıkların nefsine. hemen izin istemeye geliyorlar. “biz burada kalalım.” diye. tam bu sırada münafıklar için âyet nazil oluyor. “arkada kalanlar resûlullah’a muhalefet olarak oturup kalmalarıyla sevindiler. allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar. bu sıcakta sefere çıkmayın dediler de ki ‘cehennem ateşi daha sıcaktır’. keşke bunu anlasalardı.” (tevbe, 81) ashâb ise göğsündeki iman sadakatini ortaya koyuyor. müthiş bir hazırlık içinde. canlarıyla mallarıyla savaşta olmak için birbirleriyle yarışıyorlar.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    tevbe, 81 bu sıcakta sefere çıkmayın dediler.... “arkada kalanlar resûlullah’a muhalefet olarak oturup kalmalarıyla sevindiler. allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar. bu sıcakta sefere çıkmayın dediler de ki ‘cehennem ateşi daha sıcaktır’. keşke bunu anlasalardı.” (tevbe, 81) bu sıcakda oruç tutamam diyenler, cehennem daha sıcak....
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Mehdi Talebesi 13 yıl önce Şikayet Et
    çokkk haklısınız..... anne babaların tek derdi dersaneye gitsin, güzel bi iş, ev, araba, eş ve çocuklar tamamdır olay bitti, torunları sevelim.çocuğunu seven iman sahibi olması için, kendini yaratan rabbini nasıl çok sever, tanır ve ismini yüceltir derdinde olur.dünya geçici rabinin rızası için uğraşan sonsuza dek beraber olacak inşaallah.allah kim neyi istiyosa onu verir.dünyayı isteyen dünyada kalır!ahiret yurdunu isteyen sonsuz mutluluğu yaşar. "bilin ki, dünya hayatı bir oyun, eğlence, süs, kendi aranızda (birbirinize karşı) övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışıdır. (bu) tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekicilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. ahirette ise çetin bir azap; allah'tan mağfiret ve rıza vardır. dünya hayatı ise, sadece aldatıcı bir geçinmedir" (el-hadîd, 57/20)
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat