Çankaya yeter bize / Kâbe Arabın olsun

Çankaya yeter bize / Kâbe Arabın olsun

Ellerindeki imkânlar gasp edilip çaresiz bırakılan “sokak çocukları”, ipin ucunu yakaladı ve Arap sokağının çocukları olmanın gereğini yerine getiriyorlar.

  • GİRİŞ15.09.2011 08:55
  • GÜNCELLEME15.09.2011 08:55

İyi ki sokakta teşekkül eden bir “sokak vicdanı” var.

Her türlü devrimin olduğu kadar sosyal ve bürokratik değişimin de yön bakımından iki yol haritası vardır. Biri tabandan tavana, yani aşağıdan yukarıya diğeri ise tavandan tabana yani yukarıdan aşağıya doğru yaşanır.

Günümüzde değişimin yol haritasını sokak belirliyor. Onun sevmediği, benimsemediği ve yol vermediği liderlerin ayakta kalma, uygulamaların ise hayata geçme şansı kalmıyor.

Sokak deyip de küçümseyenlerden olmayın sakın. Hani televizyonlarda yayınlanan sokak röportajlarında, dünyanın en basit sorularına en saçma cevapların verildiği sokak var ya, işte tam da o kastettiğim. Günümüzün sokağı eski “sokak”tan çok farklı. Sosyolojisi cehaletten, fakirlikten, dedikodudan ve zaruretten değil tam tersine ortak bilinçten besleniyor artık.

Orada sorulara absürt cevaplar veren, bazen tek düzgün cümle bile kuramayan her bireyin, karar vermeden önce konuştuğu, danıştığı akil insanlar var yakın çevrelerinde ve paralel evren internette. Orada ortak menfaatler “ortak bilinci” yoğuruyor. Efkâr-ı umumiye de (kamuoyu) bu tür istişarelerden sadır oluyor.

Güç elitlerin avuçlarından kayıp sokağın “ortak aklının” eline geçiyor. Çünkü bu yüzyılın sokağı çıkmazların duvarlarını yıkıp, ara yolları ana arter, karanlık ve izbe yolları ise aydınlık hâle getirmenin iradesine, ötesinde imkânına sahip. Ve sokak iradesini artık paylaşmayacak gibi görünüyor.

Çünkü sokağın verdiği kararlar, elitlerin alıp da uyguladığı kararlardan daha masum ve daha adildir. Elitlerin uygulamaları ise hem sokağı, hem ülkelerini ve hem de dünyayı hep çıkmazlara sokmuştur.

***

İletişim imkânları geliştikçe sokağın güdülenip güdülmesi zorlaşıyor. Yaygın iletişim, sokağa empoze edilen kara propagandaların yüzündeki kara maskeyi çok kısa sürede düşürüp arkasındaki siyah yüzün açığa çıkmasına yol açıyor.

Ülkelerin ve toplamda dünyanın geleceğini, sokağın dezenformasyondan arınmış “ortak akıl” ile verdiği kararlar belirleyecek. Batıda da Doğuda da yeni norm artık bu. Göreceksiniz, Avrupa sokakları bir iki yıl içinde seçimlerle liderlerini, sonbahar yaprakları gibi tek tek dökecekler.

***

Bu kadar soyut yeter, sözü somuta getirelim;

Arap sokağında neredeyse yüz yıldır at izi itin izine karıştırıldı. Türkler sömürgeci ve dinsiz olarak lanse edildi. Kuzey Afrika’da köleliği başlatanların Osmanlılar olduğu yayıldı. İsrail sayesinde sokağın –istemese de- diktatörler etrafında kenetlenmesi sağlandı...

Türkiye sokağında ise Cumhuriyet şairi Kemalettin Kamu eliyle;

“Ne mucize ne efsun
Ne örümcek ne yosun
Çankaya yeter bize
Kâbe Arap’ın olsun...”
şiirleri eşliğinde,

“ülkemizin dört bir yanı düşmanla çevrilidir”, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” anlayışı okutuldu (buradaki argo anlamıyla okutmak).

Birileri bir asırdır Türkiye sokağına gelip

Araplar senin için şöyle böyle diyor haberin olsun...” dedikten sonra gidip,

“bir dost” diye imzaladıkları

Türkler senin için ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın yüzü demekte...

notlarını Arap sokağındaki kapı önlerine çaktırmadan bırakıyorlardı.

Arap sokağı kadar Türkiye sokağı da bir zamanlar elitin ayağının basamayacağı kadar çamurlu(!) idi.

***

Doğulu genleri ile Batıya kodlanmış aidiyetin sözcüsü olan seçkin; ayaklarının basamadığı yerin empatisini yapamaz.

Batıya kiraladığı Doğulu dudakları ile Doğunun sokağının hayrına tek cümle kuramaz.

Cilalı ruganlarıyla çamurun ortasında dikilip çevresine ve dünyaya oradan, sokağın gözüyle bakamaz.

Sokağın kültürüne yabancıdır o. Üstelik şehrin villalarının/lojmanlarının bulunduğu yer kadar, hatta Batının metropollerinde sahip olduğu sırça köşkler kadar da uzaktır sokaktan.

***

Sokağın kanını emen diktatörlere artık Arap mahkemeleri sokak adına hesap soruyor.

Sahi Türk mahkemelerinde de şu sıralar sistemin rutininden kaynaklanmayan fazla mesai yapılıyordu değil mi?

***

Arap sokakları kendisi için “bahar”a talip olurken süregelen düzenin köşelerinde istihkâm kurmuş bürokratik seçkinler, onun önüne set çekmeye çalışacaktır. Çünkü sokağın, seçerek kendi adına hareket yetkisi ile donattığı seçilmişle getireceği bahar, bürokrasinin oligarkları ve piyasanın elitlerine kışı yaşatacaktır. Tıpkı Türkiye sokağında olduğu gibi.

Ellerindeki imkânlar gasp edilip çaresiz bırakılan “sokak çocukları”, ipin ucunu yakaladı ve Arap sokağının çocukları olmanın gereğini yerine getiriyorlar.

***

Yazıyı bitirdiniz mi?

Şimdi başa dönün ve nerde “sokak” geçiyorsa yerine “halk”ı ikame edin ve bir de o gözle okuyun.

KISA MESAJ HATTI

Adaletin hâkimlik yaptığı ülkede silah eşkıyalık edemez.

 

İhsan Toy / Haber 7
ihsantoy@tasam.org

www.twitter.com/caricare1773

Yorumlar13

  • Cafer UÇA 5 yıl önce Şikayet Et
    süleyman d RUMUZLU KARDEŞİM DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMUZDUR BİLİRSİN -1. İnönü nün düşündüğü gibi olmayan 1950 seçim sonucu, hükümetten ayrılan, fakat devletin bütün yönetim kadroları bürokratları kendilerine bağlıydı. Ama meçlisin çalışmasını kontrol altına alacak sistemin düşünülmemişti. İnönü kaybettiği iktidar gücünü yeniden ele geçirmek için. Ortamı germeye ve öğrenci hareketleri başlatıp, İrtica getirecekler, Cumhuriyeti yıkacaklar yaygaraları sonu. Seçimi halkın kazanmasına hazmedemeyen subaylar, ABD nin de desteği ile durumu değerlendir di. 27 Mayıs 960 darbesi gerçekleştiril di. 960 sonrası TSK ve CHP gizli hükümet olma statüsünü, derin devlet olarak birlikte sürdürecekti. Rejimin tam oturtulabilmesi için halkın bir şekilde huzursuz olması ve mevcut sistemden bıkması için ne gerekiyorsa yapılacaktı. ABD nin Nato ülkelerinde sözde bulunduğu ülke de Rus işgaline olasılığına karşı kontrgerilla birlikleri oluşturmak amacıyla, Bizde de CIA nın organize ettiği ÖZEL MUKAVEMET TEŞKİLATI kuruldu. Bu teşkilat zaman içersinde
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • Cafer UÇA 5 yıl önce Şikayet Et
    süleyman d RUMUZLU KARDEŞİM DÜŞMANIMIN DÜŞMANI DOSTUMUZDUR BİLİRSİN -2. TSK komuta ve yapısını ve devletin bürokratik yapısını etkisi altına aldı. Çünkü tek amaçlarının Kemalizm veya Ulusalcılık adı altında GERÇEKTE TÜRK TİPİ KOMÜNİZM REJİMİNİ KURMAK ve YERLEŞTİRMEK OLAN TSK komutanları ve Chp elitleri, ABD nin buyruğuna girmekte sakınca görmediler. Sonuçta rejimi koruma uğruna ABD ve İsrail e ekonomik, askeri ve siyasi olarak tam bağımlı hale getirildik. TSK komutanları ve istihbarat birimleri ABD ve İsrail in kontrolünde oluştu. TSK içersinde de 960-970 arası Kemalist ve Ulusalcı çatışması gözle görülür hale geldi. 12 Eylül darbesi ve TS Komutanlarının 28 Şubat kararları Müslümanlığı sonlandırma olayı ABD ve İsrail in desteği ile gerçekleştirildi. Bin sene süreceği iddia ediliyordu. Müslümanlığı batıl biat kültürü, yobaz insanların oluşturduğu hurafelere dayanan bir inanç sistemi olarak gören, zihniyet yapısından ve bu rejimi korumak için dış güçlerle ortaklık yapmaktan çekinmeyenler den ne beklinirdi. Ulusalcılar bellide diğer ayağı Kemalistler.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • suleyman d 5 yıl önce Şikayet Et
    İLK MECLİSLER NEDENSE DAĞITILIYOR! TESKERE HAYIRCISI 2001ZAFERİNİN MİMARLARIgibi. Ne dersin dede? Nerede Akp nin ilk meclisi? Güçlü adaylar yerine evet efendimci, silik adamları tercih ederek tepki çekecek icraatlarına içeriden gelebilecek engeli ortadan kaldırılmadı mı? Küresel sömürgenlerce çok önceden planlanan Irak İşgalini hedefleyen suni bir kriz konjonktüründe peynir ekmek,Başörtüsü,adalet edebiyatıyla gelenlerin BORSAMIZdan tutun da Telekom,Petkim,Tekel,Araç muayene istasyonlarına,Egedeki balık çiftliklerine,orta büyüklükeki marketlere kadar -adlarını hem buraya sığmaz hem de reklama girmesin diye yazmadımız EKONOMİK VARİYETİNİ- ecnebiye teslim etmesi yetmemiş gibi: ADETA ÜSTÜNE TÜY DİKERCESİNE Gece bile çalışarak çıkardığınız MAYINLI ARAZİ yasasıyla suriye sınırımızı 49 yıllığına İtraile vermeye yırtınmasına, Batıya ve itraile kalkan olan, BÜYÜK ORTADOĞUYA LAİKLİK AŞILAMAYA GİDENLERİN ILIMLI İSLAMİZMİNE DE SIRA GELECEK Mİ? NEDENSE HEP TARİH SAYFALARINDA UÇUYORSUN ! BU GÜNE HİÇ KONDUĞUN YOK!
    Cevapla
  • Hizli 5 yıl önce Şikayet Et
    araplar. yahu Araplar degil miydi avrupalilarla is birligi yapip osmanlidan ayrilan? ne cabuk unuttunuz? once onlar gelsin desin "biz yanlis yaptik, hadi eskisi gibi olalim" diye, sonra biz dusunelim. ben emirliklerde yasiyorum, araplara hele de lubnanlilara, urdunlulere, suriyelilere, suudilere sorsaniz, hepsi turkler bizi yuzyillar boyunca somurdu, optu de optu, ama sonra ingiliz geldi, daha fena optu ve somurdu demekten geri kalmazlar, ama gene de ingilize yamanmaktan vazgecmezler. onun icin hikayeyi birakmak lazim. yatin kalkin Ataturk'e dua edin, yoksa hepimiz koyun olmaya devam edecektik. birakin isteyen dinini istedigi gibi yasasin, kimsenin kimseye soz soyleme hakki yoktur.
    Cevapla
  • Cafer UÇA 5 yıl önce Şikayet Et
    KEMALİZM KOMÜNİZME YUMUŞAK GEÇİŞİN ADIDIR. ULUSALCILIKSA KOMÜNİZMİN TÜRÇE ADI (1. Osmanlı subayların dan oluşan Devletin kurucu kadrosu, Anadolu halkından oluşan birinci meclisi savaş sonrası 1924 başında dağıttı yerine, Fransız laikliğini temel alan ANTİ MÜSLÜMAN (sonra dan adı Kemalist lik olan) SİSTEMİN OLUŞTURULMASI İÇİN Türk Baas partisi Chp nin kuruluşu tamamlandı. Kendi görüş ve istedikleri Avrupa-i yaşam tarzlarını benimseyecek yeni meclisi oluşturdular. Müslümanlığı batıl biat kültürü, yobaz insanların oluşturduğu hurafelere dayanan inanç sistemi olarak görülüyorlar. Modern hayatın ve gelişmenin önünde büyük engel olarak kabul edilmesi nin sonucu, komünizme yumuşak geçişin simgesi olan Kemalizm devreye kondu. Atatürk de yaptığı toplantı ve gezilerin de, camilerde müftü gibi konuşmalar yapıyor du. Atatürk halkın dini değerlerine dokunulmayacağını söyleme gereğini neden duyuyor du. HALKI ÖVÜCÜ SÖZLERLE İKNA ETMEYE ÇAILŞIRKEN BİR YANDANDA YENİ MİLLET YARATMA UĞRUNA, GEÇMİŞLE YAZILI TARİHİ-KÜLTÜREL ve DİNİ BAĞLARIMIZIN KOPARTILAMSI İÇİN YAZIMIZ DEĞİŞTİRİLDİ.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun