Evliliklere zarar veren korku

Eklenme: 12 Eylül 2011, 09:09
Güncelleme: 12 Eylül 2011, 09:09 / 31,086 Okunma / 29 Yorum
Sema Maraşlı

Kadın, başka bir kadın yüzünden "kocamı kaybederim korkusu" ile eşine karşı şüphe ve kızgınlıkla o kadar yanlış bir yol izliyor ki çoğu zaman başka bir kadına gerek kalmıyor

"Aldatılma Korkusu" evlilikler​e zarar veriyor

Günümüzde kadınlarının en büyük sorunu "Aldatılma korkusu" Paranoya halinde pek çok kadında bunu görüyorum. İhanet üzerine çekilen dizi-filmlerin üzerine bir de etraftan duydukları eklenince hepsi tetikte. Haklılık payı var mı? Evet. Günlük hayatta mahremiyet diye bir şey kalmadı, kadın-erkek hemen her yerde birlikte. Ayrıca internette insanlar birbirleri ile çok çabuk arkadaş olabiliyorlar. Sanal arkadaşlıklar tanışmaya görüşmeye kadar gidebiliyor.

Ortamların tekin olmaması, kadınlarda müthiş bir güvensizlik duygusu oluşturuyor. Güvensizlik duygusu her zaman kızgınlık duygusu ile beraberdir. Güvenemediğiniz zaman hep kızgınlık duyarsınız. Tetikte olmak, tedirgin olmak sinirlerinizi harap eder.   

Güvensizlik ve kızgınlık duygusu aileleri perişan ediyor. En başta kadının ruh sağlığını mahvediyor. Sonra kocasının. Başka bir kadında gözü olan da olmayan da aynı kefeye konulduğu için, pek çok erkek bu yüzden cezalandırılıyor.

Kadın beyni zaten senaryo yazmaya pek müsaittir, yeter ki küçücük bir şey bulsun. Üzerine koca bir hikaye yazıyor. Hele bir de bir kaç küçük delil varsa tamam. Kocasının bir kadınla  yazıştığını ya da selamlaştığını falan yakaladıysa adamın işi bitmiştir.

Bu eski bir okul arkadaşıdır, eski bir tanıdığıdır, iş yerinden arkadaşıdır falan, selamlaşmıştır, hiç önemli değil. Sen nasıl böyle bir şey yaparsın? Kadın onu fitil fitil burnundan getirir. Adamın özür dilemesi; artık o konularda dikkatli olması boştur.

Kadın kocasını mimlemiştir. O günden sonra her bulduğu fırsatta iğneler, laf sokuşturur, kavga çıkarır. Kocasından öç aldığını düşünür; ama en büyük zararı aslında kendisine verir, farkında olmadan. En çok kendinin sinirleri yıpranır.

Bu durumu yaşayan aileler çok fazla. Aile sorunlarını dinledikçe, düşünmeyi, özellikle "analitik düşünmeyi" hiç bilmediğimizi fark ediyorum. Etraflıca ve çözüm odaklı bir düşünme alışkanlığımız yok. Özellikle biz kadınların. Sadece duygularımızın peşinden gidiyoruz. Kızdığımız zaman ne yaptığımızı bilmiyoruz.

Mesela kadın kocasından şüpheleniyor ya, başlıyor hayatı adamın burnundan getirmeye. Oraya gitme, buraya gitme, gittiğin yeri bana haber ver, telefonun ortada dursun, şifrelerinin hepsini ben de bileceğim, vs. vs.

Ben ne yapıyorum? Kocamın bu kadar üstüne gitmem doğru mu? Bunun sonu ne olur? Onu bu kadar bunaltırsam bana olan sevgisi kaybolur mu? Böyle davranarak onu evden soğutuyor muyum? Başka bir kadına gitmesi için sebepleri kendi elimle mi yapıyorum? diye hiç düşünmüyor.

İçinden geldiği gibi kızgınlık duyguları ile davranıyor. Boşanmak mı istiyor? Hayır. Evliliği kendisinin, kocasının ve bitmeyen kavgalarla tabii ki çocuklarının burnundan getirerek devam ettirmeye kararlı. O zaman niye böyle davranıyorsun? Bir düşün bakalım.

Evliliğini devam ettirmek isteyen bir kadın, kocasının davranışlarından şüphelendiğinde oturup etraflıca düşünmeli değil mi? Ben bu durumda nasıl davranmalıyım? Nasıl davranırsam doğru olur, nasıl davranırsam yanlış olur? Ona iyi davranırsam aramız tekrar düzelebilir mi? diye.   

Kadın kocasından şüpheleniyor, takip ediyor. "Yakalayınca ne yapacaksınız?" diye soruyorum. Boş boş bakıyor. Belli ki hiç düşünmemiş."Başka bir kadın varsa ayrılacak mısınız?" "Hayır ayrılmam." diyor. Peki ne olacak? Hayatı kocasının burnundan getirecek, en son kocası onu bırakacak. "Kadın yüzünden terk edildim." olacak. Sonuçta aynı kapıya çıkacak, boşanacak. Ayrılmayı istemiyorsan, kurcalama o zaman. İyi zanda bulun, dua et, tevekkül et. Kediyi öldüren merakıdır.   

İnsanın ne yaşadığı değil, yaşadığına gösterdiği tepkidir, ne kadar etkileneceğini gösteren. Karı koca birbirini seviyorsa, başka bir kadın, evliliğin bitişi için bir sebep olmak zorunda değil. Geçmişte böyle sorunlar yaşamış; fakat şimdi evliliklerini çok güzel devam ettiren aileler var. Yeter ki hatalar sürekli başa kalkılmasın, iyi niyetle devam etmeye karar verilmiş olsun. Bazen şer gibi görünen durumlardan hayırlı sonuçlar çıkabilir.  

Hiç aldatılmadığı halde, ondan bundan huylanıp, tedbir olarak, kıskançlıkla kocalarının hayatı burnundan getiren kadınlar bir zahmet dursun ve düşünsünler. Doğru yoldalar mı? Dağa giden yola tırmanırken kendilerini şehirde bulmayı ümit etmesinler.    

Kadın, başka bir kadın yüzünden "kocamı kaybederim korkusu" ile eşine karşı şüphe ve kızgınlıkla o kadar yanlış bir yol izliyor ki çoğu zaman başka bir kadına gerek kalmıyor; kendi elleriyle kocasını kaybediyor.

Sema Maraşlı - Haber 7
semamarasli@gmail.com

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri