Aynı dünyanın insanları!
- GİRİŞ11.05.2026 08:53
- GÜNCELLEME11.05.2026 09:31
Birinci Dünya Savaşı'nda müttefikimiz olan Almanya ile siyasi ilişkiler, Cumhuriyet Türkiye’sinde de yoğundu.
Nazi Almanya’sı ile “Türk-Alman Dostluk Paktı” gibi saldırmazlık anlaşmaları imzalayan CHP’nin “Milli Şef”i İsmet İnönü ve “Führer” Adolf Hitler arasındaki “samimi tebrikleşmeler” dönemin gazete manşetlerine yansıyordu.
Tek parti rejiminin Başbakanlarından Şükrü Saraçoğlu'nun “İngilizlerle müttefik, Almanlarla dostuz” sözü ise CHP’nin Almanlara olan “kurumsal” bakışını çok iyi özetliyordu.
Uluslararası arenada “pragmatist” bir devlet olarak tanımlanan ve dış politikasını “çıkarları” üzerine kurgulayan Almanya ile ilk ciddi kırılma, 15 Temmuz 2016'daki FETÖ’nün hain darbe girişimi sonrası yaşandı.
Die Welt’in muhabiri Deniz Yücel'in FETÖ iltisakından dolayı tutuklanmasını bahane eden Almanya, “Yücel'in tutuklanması bağımsız mahkemelerin kararı” diyen dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ dâhil bazı bakanların 2017’deki Anayasa değişikliği referandumu kapsamında düzenleyecekleri “Evet” toplantılarını yasaklarken…
Türkiye’den kaçan PKK, FETÖ ve DHKP-C’li teröristlere kapılarını ardına kadar açarak, aslında nasıl “güvenilmez” bir ülke olduğunu ispatlıyordu.
AK Parti iktidarına ve mensuplarına karşı “Nazi dönemini” hatırlatacak uygulamalara imza atan Almanların bu ikircikli tavrı, 2019 yılında yapılan yerel seçimlere olan ilgiyi de artırdı.
Alman medyası, adeta kendi ülkesindeki bir seçimmiş gibi süreci anbean takip ederek, sonuçları Alman halkına servis etti.
İBB’nin CHP’ye geçmesi üzerine mutluluktan uçan Almanlar, “İstanbul’da muhalefet kazandı, Erdoğan sistemi sendeliyor” başlıkları atarak, sonuçtan duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Günlerce süren “şaibe” tartışmalarının ardından mazbatasını alan Ekrem İmamoğlu’nu ilk ziyaret eden isimlerden biri ise Almanya eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff oldu.
Kendisini “İyi bir Müslüman olma arzusunda bir insan” olarak tarif eden yolsuzluk tutuklusu Ekrem İmamoğlu koltuğa oturduktan sadece 12 gün sonra gerçekleşen mahut ziyaret o dönem oldukça dikkat çekmişti.
Çünkü “dindar(!)” bir ailenin çocuğu olduğu için Christian yani “Hıristiyan” adı verilen Wulff da şaibeli herifin tekiydi.
“Aşağı Saksonya Başbakanı” iken Afrika’ya yaptığı resmi bir ziyarete, kendisinden 15 yaş küçük bir kadını hamile bırakan…
Sonrasında 18 yıllık eşini boşayarak, gayri meşru ilişki sonucu hamile bıraktığı Bettina isimli kadınla evlenen Wulff, cumhurbaşkanı iken karıştığı “akçeli” işler yüzünden görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı.
Kimsenin anlam veremediği bu ziyaretten kısa süre sonra Yüksek Seçim Kurulu’nca İstanbul seçimleri iptal edildi.
İptal kararının ardından bu kez Alman devlet televizyonu Deutsche Welle (DW) apar topar İstanbul’a gelerek, CHP’li Ekrem İmamoğlu ile bir röportaj yaptı.
DW muhabirinin, seçimle alakası olmadığı hale “Tutuklanmaktan korkuyor musunuz?” sorusunu yönelmesi oldukça ilginçti.
*
İmamoğlu ikinci kez seçildiğinde, bu defa Alman Deutsche Bank, Çekmeköy–Sancaktepe–Sultanbeyli Metro Hattı’na kaynak sağlamak amacıyla İBB’ye tam 110 milyon Euro borç verdi.
Herhangi bir kaynak sağlanmadan alınan bu borcun “neye istinaden verildiği” ve “nasıl ödeneceği” o dönem çokça tartışıldı.
İBB Başkanı seçildikten sonra Almanlarla arasında su sızmayan, Berlin’e giderek “diplomatik(!) ziyaretler” gerçekleştiren sahte diplomalı Ekrem İmamoğlu’nun en dikkat çekici misafirlerinden biri de 2024 yılında Türkiye’ye gelen ve “doktora tezinde aşırma” yapan Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’di.
Beraberinde 60 kilo dönerle İstanbul’a gelen Steinmeier, İmamoğlu ile birlikte 1960’lı yıllarda Almanya’ya giden Türklerin yola çıktığı Sirkeci Tren İstasyonu’na giderek burada kestiği “yaprak döneri” CHP’lilere ikram etti.
İşin ilginç yanı ise...
İmamoğlu’nun ayağına kucağında dönerle gelen Cumhurbaşkanı Steinmeier, geçmişte “Dışişleri Bakanı” sıfatıyla Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaretlerde CHP’nin genel başkanları ile görüşmeye tenezzül bile etmiyordu.
2005-2009 ve 2013-2017 yılları arasında iki dönem Almanya Dışişleri Bakanlığı yapan ve defalarca ülkemize gelen Steinmeier, CHP’nin o dönemki Genel Başkanı olan ve dış politikada milli bir duruş sergileyen Deniz Baykal ile görüşmemişti.
Bu duruma içerlenen dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ise kendileri ile temastan kaçınan Steinmeier’e;
“Sayın Steinmeier, Ankara’ya iki kez geldi ama Sayın Baykal’ı ve partimizi ziyaret etmedi. Sadece iktidarla görüştü” şeklindeki ifadelerle sitem etmişti.
CHP’ye bu kadar mesafeli olan ve Kılıçdaroğlu’na verdiği randevuya zamanında gelmeyen Steinmeier’in kucağında dönerle İBB’ye koşması ise “Türkiye’de iktidarın değişmesini isteyen Almanların, 2028 seçimlerinde CHP’li İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak görmek istedikleri” şeklinde yorumlanmıştı.
Tabii!..
Almanların “sevgisi(!)” sistematik şekilde artarken, kurduğu suç örgütü ile İstanbul’u yağmalayan Ekrem İmamoğlu, yolsuzluktan tutuklandı.
Buna rağmen “çıkarcı” kişilikleri ile bilinen ve “Fayda yoksa, masraf da yoktur” diye bir de pragmatist bir atasözleri olan Almanların, 2 bin 400 yıl hapis cezası ile yargılanan “Ekrem İmamoğlu”na yönelik ilgileri bitmedi.
Türkiye’ye karşı kullanmak için PKK’lı alçakları, FETÖ’cü hainleri, Can Dündar ve Erk Acarer gibi firarileri koynunda karşılıksız besleyen Almanya…

Bu defa Dilek ve Ekrem İmamoğlu çiftini, “Dünya Vatandaşlığı Ödülü”ne layık görüldü.
Daha önce terör örgütü DHKP-C ile bağlantılı olduğu iddiasıyla gündeme gelen Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD)'ni taltif eden Almanya merkezli “Immanuel Kant Vakfı” tarafından verilen ödül için Albert Ludwig Freiburg Üniversitesi KGI Salonu'nda tören düzenlenirken...

Ödülü takdim eden isim oldukça tanıdıktı.
İmamoğlu çifti adına, “Dünya Vatandaşlığı Ödülü”nü CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’a tevdi eden isim, “uçkur” ve “yolsuzluk” iddiaları yüzünden görevden ayrılmak zorunda kalan eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff'tan başkası değildi.
Bu açıdan bakıldığında…
Dün Almanya eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff tarafından, kendisini “CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı” olarak pazarlayan ve mevcut Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’le döner yiyen Ekrem İmamoğlu’na verilen “Dünya Vatandaşlığı Ödülü” bana oldukça anlamlı geldi.
Sonuçta hepsi aynı dünyanın insanı…
Yorumlar5