Erdoğan neden ‘bölgemiz uçurumun kıyısından döndü” dedi?

  • GİRİŞ25.06.2026 08:18
  • GÜNCELLEME25.06.2026 08:18

28 Şubat Cumartesi sabahı, ABD ve İsrail’in İran’a hava saldırılarıyla başlayan savaşta Ankara’yı tedirgin eden en önemli hususlardan biri, bölge Kürtlerinin bu savaşa bir ‘kara unsuru’ olarak dahil edilmesi riskiydi. 

Sonradan ortaya çıkan ifşaatlar da ispat etti ki, İsrail’in İran’daki rejim değişikliği planlarının merkezinde böyle bir arayış vardı. 

ABD ve İsrail havadan vuracak, karadan Kürt unsurlar üzerinden silahlı bir ayaklanma çıkarılacak, eşzamanlı olarak içerideki diğer muhaliflerin de katılımıyla olaylar büyüyecek ve bu karambolde İran’daki rejim düşecek, yerine İsrail güdümlü bir rejim gelecekti. 

Boşa düşen planları ispat eden yeni bir bilgi daha var elimizde. 

İsrail’de ana muhalefet lideri Yair Lapid, Geçtiğimiz günlerde İsrail Meclisi Knesset’te yaptığı açıklamada, Netanyahu’nun İran’a karşı savaşın başlarında devreye sokmaya çalıştığı “Kürt planının” Türkiye engeline takıldığını söyledikten sonra şöyle dedi: 

“Başbakan Netanyahu, hoşuna gitmeyen tüm bilgileri bastırıyor. Türkiye’nin olası tepkisini ve Erdoğan’ın Washington’daki nüfuzunu hesaba katmadan İranlı Kürtleri silahlandırma planı yaptı. Ancak Erdoğan onu terbiye etti”

Bu plan boşa düştü diyorsak, bu planı kim boşa düşürdü diye de sormak gerekir. 

İSRAİL’İN HESABI TUTSAYDI, TERÖRSÜZ TÜRKİYE DOSYASI BELKİ DE ORADA KAPANMIŞ OLACAKTI

Adını rahatça koyabiliriz: 

İran’da rejim değişikliği için devreye sokulmak istenen ‘Kürt kartını’ engelleyen Ankara oldu. 

Tabi buradaki temel ‘engelleyici’ faktörlerden birinin, Terörsüz Türkiye projesi ile elde edilen kazanımlar ve bu sayede oluşturulan ‘iklim’ ile mümkün olduğunu da belirtmem lazım. 

Yazının burasında dün AK Parti grup konuşmasında bu konularda önemli değerlendirmeler yapan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sözlerine kulak verelim. 

Şöyle dedi Cumhurbaşkanı: 

“İran krizi süreci sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil, Kürt kardeşlerimiz için de hayati önemde olduğunu tescil etmiştir. Sürecin sağladığı müspet atmosfer ve diyalog kanalları sayesinde Kürt kardeşlerimizin de zarar göreceği daha büyük fitnelerin önüne geçilmiştir. Burada sadece şunu söylemekle iktifa ediyorum: Türkler, Kürtler, Araplar, Farslar olarak ne kadar kanlı ne kadar sinsi bir oyunu bozduğumuz ileride daha net görülecektir. Bölgemizin nasıl bir uçurumun kıyısından döndüğü daha iyi anlaşılacak.”

Erdoğan’ın ‘fitne’ tabiriyle yerli yerine oturttuğu İsrail menşeli girişimlerden biraz daha söz edelim. 

Ankara, savaşın ilk günlerinde ortaya çıkan Kürtleri maşa olarak kullanma hedefli İsrail planını bozmak için hem Washington nezdinde, hem de bölge Kürtleri nezdinde doğrudan devreye girdi. 

Girme zorunluluğu da vardı zira bu girişimin bir hedefi de Türkiye’nin yürüttüğü Terörsüz Türkiye/Terörsüz Bölge sürecini bitirmekti. 

Düşünsenize…

Suriye’deki terör tehdidini ortadan kaldırmışken, Irak’tan yönelen terör tehdidini bertaraf etmek için çok önemli mesafeler kat etmişken, İran PKK’sı üzerinden gelişebilecek İsrail destekli yeni bir ‘dalga’, her şeyi bir anda berbat edebilirdi. 

O dönemde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD’li mevkidaşı Rubio ile yaptığı görüşmede bu plandan Türkiye’nin duyduğu rahatsızlığı net bir şekilde ilettiği biliniyor. 

Türkiye’nin net duruşu nedeniyle ABD, Trump’ın da başlangıçta ciddi bir seçenek olarak düşündüğü o plandan hızlıca vazgeçti. 

Bu tehlikenin tebarüz ettiği o ilk günlerde o planların yine bir parçası olarak devreye sokulmak istenen Kuzey Irak Kürtlerinin yönetimleriyle doğrudan konuşuldu ve bu tuzağa düşmemeleri yönünde mesajlar iletildi. 

Bu mesajların odağında “Bize güvenin ve bizimle birlikte hareket edin” çağrısı vardı. 

Erdoğan’ın “Bölgemizin nasıl bir uçurumun kıyısından döndüğü daha iyi anlaşılacak.” Şeklindeki ifadesi, o dönemde yürütülen yoğun trafiğin farkındalığıyla söylenmiş bir söz olarak görülebilir. 

ATEŞKES SAĞLANDI, ERDOĞAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE ADIMLARI DEVAM EDECEK MESAJI VERDİ

28 Şubat’ta başlayan savaş Terörsüz Türkiye sürecinde de bir duraklamaya sebebiyet verdi. 

Bu doğaldır. 
Böylesi büyük bir hadise yaşanırken, durup etrafı kolaçan edip, tehdit algılarını yenileyip, ona göre pozisyon almak normal karşılanmalı. 

ABD ile İran arasında uzun uğraşlar sonucu bir ateşkes sağlandı. 

Bu ateşkesten Ankara’nın aldığı mesajlardan biri de şu oldu: 

Terörsüz Türkiye adımlarına devam… 

Bunun en açık işaretini de yine dün en tepeden Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi. 

AK Parti Grubu konuşmasın Erdoğan, “Gelinen noktada örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra fazla da uzatmadan söz konusu düzenlemeyi sorunların çözüm adresi olan Meclis'in takdirine sunacağız.” Dedi. 

Bu sözler, yeni bir ivmelenmenin habercisi şüphesiz. 

Yazıyı bir soruyla bitirelim: 

Şu 4 aylık dönemde olup bitenler, iyi ki böyle bir süreç başlamış dedirtmedi mi? 

Yorumlar4

  • Yusuf 10 dakika önce Şikayet Et
    Güzel tesbit olmuş üstad lakin Syn Erdoğan, syn Fidan kadar bu işin temelini atan ve 35 yıldır Türkiye'de siyasete yön veren syn Bahçeli'yi de unutmamak lazım değil mi??
    Cevapla
  • Mir 18 dakika önce Şikayet Et
    Devlet Bahçeli'nin aykırı çıkışlarının sebebi anlaşılmıştır... Devlet olmak başka birşey...
    Cevapla
  • misafir 32 dakika önce Şikayet Et
    Ağzınıza sağlık Mehmet bey, hiçbir şey göründüğü gibi değildir, bunu biz okuyucu kesime anlatan sizin gibi gazeteciler olduğu müddetçe sırtımız yere gelmez, emeğinize sağlık,,,
    Cevapla
  • Myka 47 dakika önce Şikayet Et
    entersan bir soru değil mi, yazarın sorusu ?
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat