Hain FETÖ’cülerin en büyük ihaneti!

  • GİRİŞ26.06.2026 08:38
  • GÜNCELLEME26.06.2026 08:38

28 Şubat sürecinde Sincan’da tankları yürüterek dindar insanlara “Balans ayarı” çektiklerinden övgüyle bahseden darbeciler, yargılama aşamasında ise “Bir yıl önce planlanmış bir tatbikattı” diyerek kıvırmışlardı.

Dönemin kudretli(!) paşalarından Çevik Bir de “28 Şubat Davası” sırasında yaptığı savunmasında;

O dönemde karargâhta gerçekleşen brifingler için, “Medya ve bazı kurumlar talepte bulundu. Biz de bilgilendirme maksatlı brifingler verdik” diyerek,  insanların aklıyla dalga geçmişti.

Oysa 28 Şubat süreci ve sonrasında AK Parti iktidarına yönelik yapılan ihanet girişimleri, hep bir plan dâhilindeydi.

Öyle ya;

“İrtica Eylem Planı” adı altında internet siteleri kiralayıp, “şeriatçı” dedikleri dindar insanları fişleyen “andıççı paşalar” bunlar değil miydi?

Mesela!

Cuntacı paşaların, “faaliyetlerinin aleni ve yasal çerçevede yapıldığını” iddia ettikleri ve “personelini gizlilik prensibiyle seçtikleri” BÇG ile CÇG’nin açılımını ve görevlerini hatırlıyor musunuz?

Ya da TSK içerisine sızmış bir takım darbe heveslilerinin, “darp” dâhil mütedeyyin insanları korkutmak ve sindirmek için hangi planları yaptıklarına dair bir fikriniz var mı?

Hakeza!

Başbakan olduğu dönemde Tayyip Erdoğan’ın eşini GATA’ya almayanlar kimlerdi?

Başörtülü bir “First Lady” Çankaya köşküne çıkacak diye,

Mecliste yapılan Cumhurbaşkanlığı oylamasında 367 toplantı yeter sayısının oluşmaması için Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar’ı “seçime katılmayın” diye tehdit eden muvazzaf subaylar kimlerdi?

Korkudan Meclis’teki oylamaya katılamayan dönemin Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan “darbe” ile tehdit edildiklerini açıkça itiraf etmiş miydi?

Peki ya 27 Nisan 2007’de gecesi Genelkurmay’ın internet sitesinden “sözde değil özde laik” vurgusuyla verilen e-muhtıraya ne demeli?

Hadi o gece bir hatadır oldu.

Bütün suçu da dönemin Genelkurmay Başkanı üstlendi.

O halde 4 yıl 4 ay boyunca bir utanç vesikası olarak o muhtırayı, Genelkurmay’ın sitesinde kim, niçin tuttu?

Necdet Özel Paşa göreve gelmeseydi,  kim bilir “korkuluk” gibi daha ne kadar duracaktı, “bildiri” kılıklı o rezil darbe duyurusu!

Dahası!

Bir dönem faili meçhul cinayetlerle adından sık sık söz ettiren ve “Jitem’i ben kurdum” diye itirafta bulunan albaylar çok mu masumdu?

Ya da;

“Benim zamanımda, ben de bir-iki kritik noktaya bomba attırdım!... Hizaya gelsinler diye, evlerine yakın iki yere bomba attırdım!..” diyen “Paşa”nın vermek istediği mesajdan ne anlaşılmalıydı?

Bugün hâlâ tam olarak aydınlatılamayan Danıştay saldırısı, basit bir avukatın cinnet hali miydi?

Ardından,

Danıştay üyelerine yapılan silahlı saldırı ile birlikte tanıdığımız “Vatansever Kuvvetler Güçbirliği Derneği (VKGB)”nden ayrılan emekli Albay Fikri Karadağ’ın kurduğu “Kuvayı Milliye Derneği”nin üyelerinin, silah üzerine "ölme-öldürme" yemini etmesi, basit bir “seremoni” diye geçiştirilmeli miydi?

Hadi hepsini geçtik…

Bizzat dönemin 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan’ın talimatı ve dönemin Harp Akademileri Komutanı İbrahim Fırtına ile dönemin Donanma Komutanı Özden Örnek'in ıslak imzaları ile gerçekleşen…

Ve!..

12 Eylül'deki “Bayrak Harekatı”nın model alındığı yaklaşık 5 bin sayfalık “Balyoz Hareket Planı” sadece planlı bir “tatbikat senaryosu” muydu?

“Çarşaf” ve “Sakal” kodlu eylem planlarına göre, darbe ortamı yaratmak amacıyla Fatih ve Beyazıt camilerinin bombalanmasını da konu edinen bu hain plana ilişkin ses kayıtlarını bizzat toplantıyı organize eden Çetin Doğan, “Konuşma bana aittir” diye itiraf etmedi mi?

*

Yukarıda özetlediğim ve gerilim filmlerini aratmayan dehşetengiz sahnelerin yaşandığı Türkiye’de, darbenin her zaman ihtimal dâhilinde olduğunu belirtmek isteyen Yazar Roni Margulies’in, Ergenekon davasının kilit ismi Veli Küçük’ü kast ederek kurduğu;

“Veli Küçük'ün serbest olduğu bir ülkede ben hiç rahat edemem!..” sözü, kuruntundan ibaret miydi?

Tıpkı “FETÖ’cüler” gibi “Ergenekoncular” ile “Balyozcular” da Gladyo’nun başka bir versiyonu değil miydi?

Bana göre ikisi arasında hiçbir fark yoktu!

Fakat!

FETÖ’cü alçaklar, “Balyoz Harekât Planı” ile darbe hazırlığı yapan üç komutanın yanına, ileride kendilerinin önünü kapatma ihtimali bulunan 15 vatansever komutanı daha ekleyince…

Düzmece tapelerle ve uyduruk delillerle süreci sabote edince, adaletle sonuçlanması imkânsız davalarla karşı karşıya kaldık…

Üstüne bir de 15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimi eklenince, geriye tek çare, tüm tutukluları tahliye etmekte ve “iki yüz bin kişiyi tutuklama planı” yapan Ergenekoncuları aklamakta kaldı.

Bu yüzden,

Suçlu-suçsuz ayrımı yapılmadan tüm sanıklar “Ergenekon terör örgütünü kurmak, yönetmek, üye olmak, yardım etmek” suçlarından beraat etti.

Delilleri yetersiz ve hukuka aykırı bulan mahkeme ise gerekçesinde;

“Ergenekon adı altında suç işlemek için kurulmuş bir örgütün varlığına hükmedilemez” diyerek, ses kaydının ve 5 bin sayfalık ıslak imzalı planın doğruluğunu itiraf eden Çetin Doğan ile silah üzerine ölme-öldürme yeminleri eden herkesi sütten çıkmış ak kaşık ilan etti.

Böylece, meşru AK Parti iktidarını devirme hayali kuran darbeci generaller...

Onlarla iş tutan postal heveslisi siyasetçiler…

Seçilmiş insanları tehdit eden vesayetçi bürokratlar bir çırpıda aklandı.

Geriye,

FETÖ’yü gösterip, “Balyoz, Ergenekon darbe planlarının” hatta “28 Şubat alçak darbesinin” bile “külliyyen palavra” olduğunu iddia eden pişkin bir cuntacı zümre kaldı.

Dün ise…

Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi’nin, kamuoyunda “Ergenekon Davası” olarak bilinen yargılama sürecinin soruşturma ve kovuşturma aşamalarında görev alan hâkim ve savcılar hakkında yürütülen disiplin soruşturmasına ilişkin kararı ortaya çıktı.

Buna göre;

HSK 2. Dairesinin değerlendirmesinde; “Ergenekon yargılama sürecinde hukuka uygun delillerle maddi gerçeğe ulaşılması yerine, sahte olduğu adli ve teknik raporlarla ortaya konulan dijital veriler, dışarıdan müdahaleyle oluşturulduğu değerlendirilen dosyalar ve tartışmalı gizli tanık beyanlarının hükme esas alındığı” belirtilerek…

Yani!

“Gerçek darbeciler ve deliller dururken, daha çok insanı bertaraf etmek isteyen FETÖ’cü alçaklarca üretilen düzmece delillerle sürecin sabote edildiği,  sanıkların masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının ihlal edildiği” sonucuna varılarak…

Aralarında Zekeriya Öz, Fikret Seçen, Cihan Kansız ve Hasan Hüseyin Özese’nin de olduğu ve Ergenekon Davası’nın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında görev alan 34 FETÖ’cü hâkim ve savcı hakkında toplam 230 kez “meslekten çıkarma cezası” uygulanmasına karar verildi.

Bence yetmez…

Ergenekon ve Balyoz davasını sulandırdıkları ve dosyada yer alan gerçek darbecilerin araya kaynayarak aklanmasına sebep oldukları için FETÖ’cü hakim ve savcılara daha ağır cezalar verilmesi gerekirdi!..

 

 

Yorumlar9

  • osflunun komşusu 9 dakika önce Şikayet Et
    abd tüm tuşları+puşları denedi ama YENEMEDİ BİZİ ŞİMDİ ERDOĞAN BÜÜÜYK LİDER DEYİP GEZİYORRRR
    Cevapla
  • TİREBOLULUHASANAĞA 10 dakika önce Şikayet Et
    Pek muhterem Zekeriya SAY ağabeyim ben 70 yaşımdayım ama bu kaliteli FİKİR ve DÜŞÜNCELERİNİZDEN dolayı size AĞABEYİM diye hitap ediyorum.O devirleri hiç ama hiç unutamam.Benim seçip gönderdiğim HUKÜMETLERE karşı DAŞİSTTLERİN biri bir taraftan GÜRLÜYOR biri öbür TARAFINDAN GÜRLEYİP KÜKREYEREK ben evim de otururken dahi YÜREĞİMİ YARIYORLARDI.Necmeddin ERBAKAN liderim
    Cevapla
  • BURHANEDDİNRABBANİ 14 dakika önce Şikayet Et
    Pek muhterem Zekeriya SAY ağabeyim ben 70 yaşımdayım ama bu kaliteli FİKİR ve DÜŞÜNCELERİNİZDEN dolayı size AĞABEYİM diye hitap ediyorum.O devirleri hiç ama hiç unutamam.Benim seçip gönderdiğim HUKÜMETLERE karşı DAŞİSTTLERİN biri bir taraftan GÜRLÜYOR biri öbür TARAFINDAN GÜRLEYİP KÜKREYEREK ben evim de otururken dahi YÜREĞİMİ YARIYORLARDI.Necmeddin ERBAKAN lideri
    Cevapla
  • BURHANEDDİNRABBANİ 21 dakika önce Şikayet Et
    HUKÜMET olmuş İKTİDR olmamamiştı.Ama benim DÜNYA LİDERİM sayın RTR geldi hem HUKÜMET hemde İKTİDAR olarak hepsini TOKATLAYIP ATMIŞTIR.Rutbelerini söküp ÇÖPE ATMIŞTIR.Bir genarel hiç unutamam gazetecilere RECEBİ GÖRDÜNÜZ mü HAVLAMASI halen gözümün önünde,bir genaralde burada içki yasağımı var maaları ŞARAPLARDA DONATIN KÜKREMESİNDE BULUNMUŞTUR.
    Cevapla
  • Recai 51 dakika önce Şikayet Et
    Hiç düşündük mü; Cumhuriyet'e geçiş ile beraber, bütün memlekette ortaya çıkan başkaldırılar ve her 10 yılda yapılan askeri ihtilaller (ki arkasında dış devletler vardı) ve siyasetin her kalkınma hamlesine ve her önemli büyük eserlere "takoz" konmasına ve halkın inancının şiddetle bastırılmasına....ve nihayet tüm bu kin/hınçın SEBEBİ nedir? Yapan KİMDİR? NEDEN KAYNAKLANIYOR?
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat