Cahilce Bir İddia; Menemen’de Kubilay’ı “Dinci”ler Öldürdü “1”

.

  • GİRİŞ23.12.2017 09:40
  • GÜNCELLEME25.12.2017 07:23

Tam 87 sene evvel İzmir Menemen’de Cumhuriyet tarihinin devrim sayfasında çok mühim bir yere sahip olan “Menemen Vakası”  ve “Asteğmen Kubilay” hadisesi meydana geldi, Bu hadise nasıl başladı? ve bu isyan en çok kimlere yaradı?. Devrim şehidi(!) Kubilay’ın başını kesen şarapçı, ayyaş, zalim Derviş Mehmet esasında kimin adamıydı? Bu insanlık dışı vahşeti kimin emriyle yaptı?.ve gerçekten derviş miydi?  Ayaklanmayı bastırmak için görevlendirilen Asteğmen Kubilay’da niçin silah yoktu?, Askerlerinin tüfeklerinde niçin mermi yoktu? Olaylar patlak verdiğinde jandarma karakolundan niçin takviye yardım gitmedi? Niçin ilçe karakolunun kapısı penceresi kilitlendi? Bu sorulara verilen cevaplar bir turnusol kâğıdı vazifesi görecek ve tarihi şahsiyetlerin iç yüzünü ortaya çıkartacak. 

O tarihlerde dış ülkelerde Türkiye’deki rejim ve idare sistemindeki tek partili yönetimden dolayı, “Diktatörlük” yakıştırmalarını bertaraf etmek için  Atatürk’ün emriyle yakın arkadaşı Fethi Bey’e kurdurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası, girdiği tüm belediye başkanlıkları seçimlerinde CHP’yi ezici bir üstünlükle yendi.[1] Bu durum parti teşkilatında şok etkisi yarattı.

Dünyaya bizim de bir muhalefet partimiz var demek için kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın, yapılacak bir erken seçimde CHP’yi iktidardan indirmesi artık olası bir durumdu. Bu duruma müdahale edilmeliydi ve edildi. Meselâ seçimle başa geçen Serbest Fırkalı Samsun Belediye Başkanı Ahmet Bey’den istifa edip yerini CHP’li başkan adayına bırakmasıi istenildi. Ahmet Bey, bu isteğe rağmen istifa etmemekte direnince, halk oyuyla geldiği belediye başkanlığından zorla indirilecektir.[2]

 Haddini aşarak ülkeyi tek başına idare eden CHP’yi yenen muhalefet partisinin kapatılması için bir senaryo lazımdı. Oyunun sahnelendiği yer yediden yetmişe CHP’ye inat Serbest Fırka’yı destekleyen, belediye seçimlerinde Serbest Fırka adayını kazandıran ve Mustafa Kemal Paşa’nın adamlarını “yuhalayan”  Menemen’dir.

Fakat bu oyunda kullanılacak bir piyona, bir figürana ihtiyaç vardır. O da bulunmuştur. Kendisini “MEHDİ” olarak ilan eden Giritli Mehmet.  İşte bu sözüm ona derviş piyon Mehmet, Manisa’nın Arpalan semtinden, çevrede  “serseri”  ve  “esrarkeş”  olarak bilinen biri. Onun esrarkeş olduğunu onu yargılayan Sıkı Yönetim Mahkemesi belgeliyor. İşte savcının mütalaasından pasajlar:

 “Giritli Mehmet’in emriyle köy civarındaki çamlıkta bir kulübe inşa ediliyor. Bu kulübede tam bir hafta esrar içilmek suretiyle zikre(!) devam eden sanıklar 1930 yılının aralık ayının 23. Salı günü Menemen’e gitmek üzere yola çıkmayı kararlaştırıyorlar.”[3]

“Sanıklar Menemen kenarına geldiklerinde zeytinlikte biraz durup dinlendikten ve burada Giritli Mehmet avenesinin hepsine çifter çifter esrarlı sigara dağıtıp verdikten sonra hepsi dumanlı ve sarhoş kafalarla Menemen’e giriyorlar.”[4]

  O günkü mahkeme raporları ile de esrarkeş bir yarı kaçık olduğu sabit olan Giritli Mehmet’in cebinde kalan bir miktar esrar, olay günü makineli tüfekle taranıp öldürüldükten sonra üzerinde bulunup Sıkıyönetim Mahkemesinde suç delilleri arasındaki yerini alacaktır. Buna rağmen sahibinin sesi Hakimiyet-i Milliye gazetesinin Giritli Mehmet’in “esrarkeş ve meczup” olmadığını söylemesi, üstelik bir de ayyaş Mehmet’e “Derviş” sıfatını uydurması yazılan senaryoda hangi kesimlere çamur atılacağını göstermesi açısından manidardır.

Menemen olayının diğer failleri de Giritli Ayyaş Mehmet’in meşrebinden.

Sütçü Mehmet,saf, aciz, kendi halinde mahallede süt satarak geçimini temin eden biri.

Şamdan Mehmet, budama mevsiminde bağ budayarak geçimini temin eden ve geri kalan zamanlarında kahve köşesi bekleyen bir zavallı.

Nalıncı Hasan, daha 18’ine girmemiş. Hiçbir şeyden haberi olmayan bir delikanlı. O da diğerleri gibi cahil ve hercai.

Küçük Hasan, henüz daha çocuk, kimsesiz ve sahipsiz. Karnını doyururanın kulu.

Mehmet Emin, çevrede ahlâksızlığıyla tanınan bir serseri.

Çırak Mustafa’nın kahvesi, Manisa’da çok meşhur bir kahvedir. Çünkü burası esrarkeşlerin ve ayyaşların kahvesi olarak bilinir. Giritli Mehmet’de bu kahvenin müdavimlerindendir. Giritli Mehmet burada sık sık kendisi gibi ayyaşlarla buluşup esrar partileri yapmaktadır.[5] İşin tuhafı bu bilgi Genel Kurmay Başkanlığı tarafından çıkartılan bir çalışmada da aynen böyle belirtilmektedir. 

Menemen olayından bir ay evvel sakalsız ve bıyıksız olan Ayyaş Mehmet ve adamları sanki bir yerden emir almışçasına sakal ve bıyık bırakırlar. Genelkurmayın hazırlattığı bir kitaba göre, bu esrarkeşlerin durumu Manisa Zaptiyesinin de dikkatini çeker ve birgün bu esrarkeş takımı ortadan ansızın kaybolur. İşin daha ilginci ailesi bu durumu hükümete haber vermesine rağmen, hükümet hiçbir teşebbüste bulunmadığı gibi  civar ilçelerinde dikkatini çekmemiştir.

 BİRİNCİ BÖLÜMÜN SONU… 

 

 

 

 

 

 

 

[1] Fethi Okyar, Üç Devirde Bir Adam, s. 514.

[2] Mahmut Goloğlu, Devrimler ve Tepkileri, 7/ 5-6.

[3] Kemal Üstün, Menemen Olayı ve Kubilay, s. 59-71.

[4] Kemal Üstün, a.g.e., s. 65

[5] Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar, Genelkurmay Yayınları, s.362-363, Yeni Asır Gazetesi, 24 Aralık 1930 sayısı.

Yorumlar14

  • adem duz 2 yıl önce Şikayet Et
    sayın ahmet anapalı hocam bu olayı sızın gıbı tarıhcıler bır araya gelıp ortak bır metın hazırlasalarda bunu insanlara dızıyle yada bır sınema fılmı cekerek anlatsalar ya
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Hasan 3 yıl önce Şikayet Et
    Dış mihrakların işi. Şimdi internet var herşeyden anında haberdar oluyoruz. Bölücüler her zaman devrede. Bu ülkede birlik ve beraberlik, kardeşlik dış mihrakların amacına ulaşmasına izin vermez. Müslüman ve Müslüman olmayanlar, Türkiye vatandaşları birlik içinde okun, yeter bu. Bizler onlar bizi böler. Buna izin vermeyin. Hepimiz karseşiz bu vatanda. Aksini düşünen bölücüdür.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
  • YorumluYorum 3 yıl önce Şikayet Et
    Serbes Fırka ne zaman kapandı???
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Tarihi saptırmayın 3 yıl önce Şikayet Et
    Menemen olayından 1 hafta önce. Kim kimin yazdığı senaryoyu oynuyor acaba? Günümüz iletişim çağında bile gözümüzün önünde gerçekleşenler inkar edilebiliyorsa ve saptırılıyorsa, o dönemdeki olaylar çok daha kolay saptırılabilir değil mi?!?
    Toplam 3 beğeni
  • hasan 3 yıl önce Şikayet Et
    2017 hala uydurma hadiseyi konuşuyoruz Necip Fazılın Son Devrin Din Mazlumlarını okuyun bu hadisenin uydurma olduğunu görün hala bir gazeteci cesaret edip piyasaya çıkamıyorbu işin belgeselini yapmıyor. vah
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • orhan 3 yıl önce Şikayet Et
    Menemen olayı aynı , 28 Şubat dönemindeki aczimendi olayı ile Alpaslan Aslan olayına benzemekte..her üç olayda da ihale inanan insanlara havale edildi.Devrin hükümeti Menemen olayı ile ülkede Serbest Fırka'ya dönük teveccühü ve CHF'na karşı doğan muhalafeti yok etti.Silindir gibi geçti bu olayı bahane ederek..
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat