Siyaset ve kripto ahlaksızlık

  • GİRİŞ01.10.2009 10:36
  • GÜNCELLEME01.10.2009 10:36

Başkalarının yaptığı ahlaksızlıklardan dolayı benim sorumlu olduğum çok açıktır. Varoluş felsefesinin öngördüğü ahlakta, örneğin Sartre'ın o meşhur sözünü hatırlarsak, bütün dünyadan, bütün insanlardan sorumlu olduğum çok açıktır.

Dünyada çekilen sefaletten, açlıktan, yoksulluktan, yolsuzluktan. 'Ama ben bir şey yapmadım' diyemiyorsunuz. Acaba, öyle mi? Yapabileceğim ne vardı da yapmadım diyemiyorsunuz. En azından, bu sorumluluğu duymakla başlıyor her şey. Bu sorumluluk, yalnız bizim yaşadığımız, içinde bulunduğumuz toplumun veya cemaatin, ufak toplulukların, siyas” partilerin içinde o topluluğa karşı duyduğumuz sorumluluk değildir.

Bütün insanlığa, yalnız insanlığa da ait değil, bütün bu gezegendeki hayata karşı, kurda, kuşa, böceğe, toprağa, buluta, yıldız tozlarına -belki biraz abartarak-, kainattaki hayatın kendisine karşı sorumlu olduğumuz çok açıktır. Bunlar belki bazılarınıza cilalı sözler gibi gelebilir. Ama bence siyasetteki ahlak, yalnız siyasetteki değil, hayatın içinde, ahlakın içindeki ahlaktır. Ahlakın bir can ahlakı olduğunu unutmayalım.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz

Yorumlar1

  • ahmet aksay 16 yıl önce Şikayet Et
    ahlak ve ahlaksızlık. Sorumluluğumun ne kadar ağır olduğunu düşünüyorum bu yazıyı okurken. Siyasetteki ahlakın, ahlakın içindeki ahlak oluşu anlamlı, düşündürücü. Nurettin Topçu'nun ahlak üstünde duruşunu anımsattı bana. Ahlak adına bu çerçevedeki gereklilikler ahlakî sorumluluğumuzun ne denli büyük olduğunu iyice duyumsatıyor. Gizli ahlaksızlıktan sözederken yazar somut planda içaçıcı bir durum olmadığına, hem de entellektüellerin, bu konumları adına, toplumları için büyük zulümler demek olan ahlaksızlıklarına, değiniyor zaten.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat