Aydınımızın halleri

  • GİRİŞ05.11.2009 09:05
  • GÜNCELLEME05.11.2009 09:05

Hâl, ruh hâli olarak anlaşılmamalı. Ruh hâlimizi de içine alan, iç dünyamızın, duygu, düşünce, beden yapımızın bütünlüğüdür. Hâlimiz bizim cân bir varlık olup olmayışımızla ilgilidir. Felsefede alışılmış bir deyimle söylersek, "ontolojik" bir özellik taşır. "Durum" dışımızdadır. Gözler dünya düzeninin, eğitiminin, medyasının etkisiyle hep dışa dönüktür.

Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz  

Yorumlar3

  • ahmet aksay 16 yıl önce Şikayet Et
    Hâl yoksulluğu. Yazar aydınımızın hâl yoksulluğu yaşadığı fikrinde. 'Hâl', tanımlamış olduğu gibi, kapsamlı bir kavram. "Bilen insanın çiğliği"nden söz ederken yazar, 'durum'la 'hâl'i bir görmenin bir yansımasına işaret etmiş oluyor. İnsan'ı bir cân görenlerden yazar. Bu düzende insanın cânını yitirmesi, yaralaması, hasta hasta taşıması sözkonusu ona göre. Devrimcinin en büyük düşmanı hakkında dedikleri dikkat çekici. Cân unutkanlığını da yine devrimcinin en büyük düşmanlarından biri sayar. Cân neyi gerektirir, söyleyerek.
    Cevapla
  • emre 16 yıl önce Şikayet Et
    ergenekon terör örgütü. bir daha toparlanamamak üzere yokedilecek suçlularıda gün ışığı göremeyecek.halka pusu kuranların sonu yakındır.
    Cevapla
  • mehmet tokat 16 yıl önce Şikayet Et
    ergenekonla türk milletinin ruh hali bozuldu. yapılmak istenileni başarmak üzereydiler neredeyse. dünya masonluğu türkiyeyi zayıflatmak için her türlü komployu yapıyor.
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat