İbrahim'in serüvenleri: İbrahim bir gün...
- GİRİŞ03.12.2009 11:23
- GÜNCELLEME03.12.2009 11:23
İbrahim bir gün bir siyasi partinin toplantısına gitmiş. Çok büyük bir salonda yüzlerce kişinin ellerine dizlerine koymuş, huşu içinde liderlerini dinlerken kendilerinden geçtiklerini görmüş. Sayın lider, ülkeyi nasıl kurtarmakta olduklarını büyük bir gururla anlatıyormuş. 'Çetelerden, iş bilmez, dünya tanımaz, ahmak muhaliflerden, cumhuriyetin üzerine kurulduğu bir kısım değerlerden kurtarıyoruz memleketi' diyormuş. İbrahim, dinlemiş dinlemiş de 'Memleket kurtuluyormuş, yahu' demiş kendi kendine. 'Neden bizim haberimiz yok? Galiba biz bu vatanın evladı değiliz!'
İbrahim'in mırıldanışını duyan yakınındaki bir partili kızmış. 'Bu vatanın gerçek sahipleri yapılanları görüyor. Sizin gibi müfsit insanlar anlamıyor bunu.' Yavaşça çıkmış salondan İbrahim. 'Ben neden arabozucu olayım ki? Farklı sesleri silici bir zihniyetin kurtardığı bir ülke nasıl kurtarılabilir? Muhaliflerinden kurtulan hiçbir iktidar, ülkesini kurtaramaz' diye geçirmiş içinden.
***
İbrahim bir gün bir üniversiteyi gezmeye gitmiş. Bir de bakmış ki, gazetede köşesi olan muhterem bir hoca karşısında. İbrahim'i süzmüş Hoca. 'Seni tanıyorum delikanlı' demiş. 'Ordunun siyasete müdahale etmesini savundun geçenlerde. O generallerin ne ebleh ne cahil ne haddini bilmez olduğunu görmez misin?' 'Bütün generalleri tanır gibi konuştun, Hocam' demiş İbrahim. 'Hadleri ne ki bilmiyorlar?' 'Bu ülkenin halkının oylarına saygısızlık ediyorlar. Nasıl anlamazsın, bir de genç olacaksın?' sesini yükseltmiş Hoca. Gülümseyerek veda ederken şunları demiş Hoca'ya: 'Bu halk senin tutmadığın bir partiyi iktidara getirseydi de askerin müdahalesi olsaydı, aynı şeyleri söyler miydin Hoca?'
***
İbrahim bir gün bir televizyon kanalında çalışan arkadaşını ziyarete gitmiş. Tesadüf bu ya, kanalın yöneticisi cep telefonuyla, her gün televizyona çıkardığı biriyle konuşuyormuş: 'Çok güzel söylüyorsun sevgili ağabeyim, artık geçmişin bu süprüntü insanlarından kurtulmak gerek. Sen de ne güzel vuruyorsun konuşmalarında maşallah. Bir gün bize programdan sonra gel de karım sana mantı yapsın. Mantılarımızı yer, kurtardığımız, açtığımız, açıldığımız vatanımızın bu haline benim udumla şarkılar söyleriz.' İbrahim anlamış: 'Sayın iktidar, sayın bir kısım medya vatanı kurtarıyor. Ben nasıl kurtulacağım, bu kurtarılan güzel vatanda?'
Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol