Geç kalan bir özür ve diz çöken bir kibir

  • GİRİŞ24.03.2013 10:36
  • GÜNCELLEME24.03.2013 10:36

İsrail devleti ise bu cinayetin karşısında inatla kendilerini haklı göstermeye çalışıyor, Türkiye'den ve halkımızdan özür dilememekte direniyorlar.

Yetmedi Kıbrıs Rum kesimiyle, Yunanistanla daha bilmem kaç ülkeyle Türkiye'yi kuşatmaya kalkışıyorsa olacağı bu. İşte adama böyle tükürdüğünü yalatırlar.

Her kuşun eti yenilmez, herkese kafa tutulmaz, her önüne gelene kabadayılık yapılmaz, her yerde horozlanılmaz. Bunu bilmeyen bir devlet devlet, anlamayan bir diplomasi diplomasi değildir.

Hani, Türkiye'den özür dilemeyecektiler?

Hani, nerede Türkiye'yi kuşatmaya çalıştığı o meşhur müttefikleri?

Hani ne oldu Türkiye'yi zora düşürmek, kıskaca (!) almak için yaptığı manevralar, diplomatik ataklar, ayak oyunları, klasik kibirli duruşu?

Yaa, işte böyle. Elli yıldır sahipsiz Filistinlilere zulmetmeye, çocukları dövüp hapse atmaya, kadın ve yaşlıları katletmeye benzemez bu iş. Adamı paspas gibi dümdüz eder, yamulturlar işte böyle.

Bizde arsız, yüzsüz, haddini bilmez, şımarık, laf dinlemez çocuklara, sahte kabadayılara pabuç bırakmak için söylenen deyimler sözlüğümüze yeni katılan ifadesiyle '' Oğlum Bak git'' derler!

Osmanlıdan İngilizler yardımıyla gasp ettiğiniz topraklarımızda devlet kurup, orada yaşayan kardeşlerimizi vatanlarından çıkarıp 50 yıldır zulmetmeye benzemez Türkiye ve Türkiye halkıyla uğraşmak.

Ortadoğu'da gerginlik olmasın, barış olsun, kimsenin huzuru kaçmasın diye belki Türkiye devleti İsrail devletinin yaptığı özrü diplomatik olarak kabul ettiğini söyleyebilir. Ama bu devletin dilidir, devletin kabulü ve söylemidir.

Türkiye vatandaşlarının İsrail'in ne özrünü, ne tazminatını, ne de mazeretlerini hiçbir zaman kabul edeceğini sanmıyor, ummuyorum. Türkiye halkı İsrail'i hiçbir zaman affetmez ve affetmeyecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Diplomatik olarak İsrail ile tekrar bir ilişkiye girebilir. Ama bu sadece Türkiye Cumhuriyeti devletinin diplomatik bir nezaketi ve davranışı olarak kalacaktır. Türkiye halkının İsrail devletine devamlı kapısı, penceresi ve gönlü kapalı olacaktır.

Mavi Marmara olayı Türkiye İsrail ilişkilerinin geri dönüşü olmayan bir dönüm noktasıdır. İsrail bir kere değil, bin kere özür dilese, tazminat ödese, ablukayı kaldırsa, Türkiye'nin ve Filistinlilerin önünde rükû ve secde etse yaptıkları hatalar, zulümler, yanlışlar af edilecek cinsten değildir.

Üç yıldır özür dilememek için direnen İsrail'i pes ettiren Türkiye devlet tavrını ve dış politikasını gerçekten tebrik etmek gerekir.

İsrail tarihinde ilk defa bir devletten özür dilemek zorunda kalmıştır.

İsrail'in özür dilemesi dilememesinden, şehitler için tazminat ödemesi ödememesinden, Ambargoyu kaldırması gerginlik peşinde koşup durmasından kendisi ve bölge için daha hayırlıdır. Umulur ki, İsrail'deki şovenist, Siyonist sivri uçlar yaptıkları hata ve yanlışları bir daha tekrarlamamak üzere anlamışlardır

Türkiye İsrail'i zorlayıp özür dileterek aldırdığı bu karardan sonra Ankara hükümetine ne kadar teşekkür etseler azdır. Çünkü İsrail özür dilemek ile kibir ve gururlarının, had hudud ve hukuk tanımazlıklarının kendilerini teslim alan esaretinden kurtulmuşlardır.

Türkiye'nin onurlu ve dik duruşu Siyonistlerin inadını dize getirmiş, hukuksuzluğunu ayaklar altına almış, haddini bilmezlere haddini bildirmiştir.

Karga kendini şahin sanıp yükseklere çıkarsa çabuk aşağıya inmek zorunda kalır. Fazla havalananın işte böyle burnunu sürterler ve bir güzel de yamulturlar adamı. 

Arif Altunbaş - Haber7

arfltnbs@hotmail.com

Yorumlar1

  • Müslüm 12 yıl önce Şikayet Et
    Özür.... Özürü kabul etmek büyüklüktür. Bunun gururu da ülkemize kalsın. Haklı bir davadaki duruşun sembolü olarak.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat