1 Mayıs terörü ve çakma bayramlar

  • GİRİŞ30.04.2013 08:26
  • GÜNCELLEME30.04.2013 08:26

 

Kadınlar, sevgililer, anneler, babalar günü gibi bizim kültürümüzde olmayan ama batıyı anlatmaya, yansıtmaya çalışan birçok yabancı değer de ülkemize sokuldu.

İslam Kültüründen daha iyi, daha sıcak, daha candan annelere, kadınlara, babalara davranmayı emreden, öğütleyen hangi kültür ve medeniyet var?

Allaha doğru dürüst inanan ve iman eden bir Müslüman her gün annesini, babasını, kadınları, çocukları, yetimleri, yoksulları, garip ve gurabaları hatırlaması inancının gereğidir.

Batı medeniyet ve kültüründe olmayan bu düşünceler senede bir defa hatırlanmak üzere özel gün olarak ya Kiliseler ya Hıristiyan kurum ve kuruluşlar veya Birleşmiş Milletler tarafından özel gün veya bayram olarak kabul edilmiştir.

Allahın ayetlerinde, peygamberin fiili ve kavli sünnetlerinde insana, hayvana, eşyaya, tabiata verilmesi gereken değer 1450 yıl öncesi emredilmiştir. Allahın yaratıklarına karşı gösterilecek hürmet, saygı, koruma, kollama ve onları fıtratları üzerinde yaşatmak ‘'Yaratılanı yaratandan ötürü hoş gör'' kuralı ile özetlenir.

1 Mayısı işçi günü olara kutlamak da batıdan gelen bir gelenek olup, bizim medeniyet havzamıza dışarıdan gelmiş/getirilmiş suni bir bayramdır.

Dünya işçiler, emekçiler günü olmaktan öte Kapitalizm ile Komünizmin hesaplaşma günü haline getirilen 1 Mayıs kutlamaları adeta işçinin işverenden hınç alma, sosyalist- Komünist anlayışın Kapitalizme meydan okuma günü olarak kutlanmaktadır.

Ülkemizde her 1 Mayıs kutlaması olaylı geçmekte, kutlama alanları savaş meydanına dönmektedir. Ortalığı kırmak, dağıtmak, güvenlik güçleriyle burun buruna savaşmanın işçi haklarını savunmakla ne alakası var?

1 Mayıs kutlamalarında her sene yok illa da biz Taksim meydanında 1Mayısı kutlayacağız diye direnmenin, gerilim çıkarıp devlet yetkilileriyle her seferinde karşı karşıya gelip restleşmenin işçi bayramıyla ne alakası var?

Sendikalar ve Sivil Toplum örgütleri bu günü ne zaman belasız, olaysız kutlayacaklar? Gerçekten işçi Haklarını savunan kuruluşlar bu aşırı uçların hukuk dışı davranışlarına karşı neden bu kadar toleranslı davrandıkları, neden gerekli ön tedbirleri almadıkları düşündürücüdür.

Kavga ve kargaşa sırasında yakılan, yıkılan, tahrip edilen eşyalar bu halkın, bu ülkenin değerleri değilmidir. Düşmana saldırılan polisler, askerler bu ülkede görevini yapamaya çalışan bizim güvenlik güçlerimiz değimlidir?

Sanayi, teknoloji, bilimin dışında batıdan alınan birçok kültür ve sözüm ona önemli gün ve bayramlar bizi yozlaştırmaktan başka hiçbir işe yaramamaktadır.

Müslüman işveren yanında çalıştırdığı işçinin hakkını Hakkın ölçüleri içinde ‘'alnının terini kurumadan'' verildiğinde, ona kendi kardeşi gibi davrandığında işçiler için her gün bayramdır.

Bu Kapitalist ve Sosyalist rejimlerin kendi aralarındaki rekabet hayvani boyutlara ulaşınca ortaya insanlık dışı bir manzara çıkmaktadır. O da toplum arasında kast sistemi gibi sınıflar oluşmasına sebep oluyor.

Kısaca 1 Mayıs marjinal Sosyalist ve Komünist gurupların işçi haklarını hatırlatmak, savunmak ve haykırmak yerine olay çıkarma, ortalığı savaş alanına çevirme, kurulu düzenle hesaplaşmak için gövde gösterisi yapma günü olarak kutlanıyor. Bu fırsatta o gün marjinal ideolojik guruplar tarafından kitle terörüne dönüştürülüyor.

Sadece 1 Mayısta işçiyi hatırlayan Sendika ağaları, sivil toplum beyleri, işçi babası oluklarını iddia eden siyasiler acaba neden 365 gün bu işçileri hatırlamazlar?

İşçileri, alnının teriyle emeğini kazananları hatırlamak, onların haklarını savunmak için illa da 1 Mayıs gününü beklemek mi lazım?

Aldığımız ve verdiğimiz her nefesten sorulacağına inan bir Müslümanın vahşi Kapitalistlerin ve ikiyüzlü Komünistlerin icat ettiği ‘'1 Mayıs Dünya İşçiler günü''nü hatırlamaya/kutlama ihtiyacı var mı?

Bana göre bir Müslümanın Kurban ve Ramazan Bayramından başka herhangi bir günü herhangi bir bayram olarak kutlamaya ihtiyacı yok ve olmamalı. 1 Mayısta bu lüzumsuz çakma bayramlardan birisi.

Arif Altunbaş - Haber7

arfltnbs@hotmail.com

Yorumlar6

  • ahmet selim 12 yıl önce Şikayet Et
    Batıya karşı olmak !. Sn.Tolga, kusura bakmayın ama tek kelime saçmalamışsınız. Batıya karşı olmak demek batı medeniyet ve kültürüne karşı olmak demektir. Bu batının teknolojisini karşı olmak, batıdan teknoloji almamak olarak anlaşılamaz. Biz Müslüman bir milletiz. Bizim Medeniyetimiz de islam medeniyeti ve kültürüdür. Faydalı olan ilim, bilim, teknoloji doğuda da, batıda da olsa alınır. Bizim karşı çıktığımız kendi değerlerimizi terkedip batıya taparcasına öykünmedir. Her şeyde körü körüne batıyı taklit etmektir. İslam, din , iman deyince hemen bazılarının aklına medeniyetin nimetlerine karşı olmak akla geliyor. Bu tipler İslamı anlamayan veya islamı kötülemek isteyenlerdir. Batı medeniyetinin temellerini 7. asırdan 12. asra kadar Endülüs islam medeniyeti atmıs. 16. Asra kadar da yine islam medeniyetinin tüm bilim ve teknolojisinden batılılar faydalanmıştır.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Tolga Aybars 12 yıl önce Şikayet Et
    Tekel işçilerine.... Ankara meydanlarında sopa çeken kimlerdi? Onları bedavacılıkla, yan gelip yatmakla suçlayanlar kimlerdi? Bize Afganistan ve Pakistan halklarının rezil hayatlarını önermeyin. O kadar Batıdan gelen herşeye karşıysanız televizyon, bilgisayar, cep telefonu, fotoğraf makinesi, kamera gibi teknolojilerden uzak durun. otobüse, dolmuşa, otomobile binmeyin. Gideceğiniz yerlere at sırtında gidin...
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • ahmet selim 12 yıl önce Şikayet Et
    Tolga Telli'ye. Sosyolojik olguyu falan geç bir yana. İlim dün doğru dediğine bugün yanlış diyebiliyor. Sen şaşmayan, yanılmayan Kur''an ve Sünnete göre eşyaya, insana, tabiata ve varlıklara bak. Hepsi de Allahın emrettiği ve kendilerine ölçü olarak koyduğu bir nizam ve alem içinde hareket etmekteler. Yazarın bahsettiği bayramlar Hıristiyanların uydurduğu bayramlardır ki, ya Hıristiyan dininini adet ve geleneklerinin veya Ataistlerin uydurduğu suni bayramlardır. Allahın müslüman kulları için bayram olarak seçtiği Kurban ve Ramazan bayramı vardır. Yazar bunu anlatmaya çalışıyor. Ayrıca yazarın çeliştiği bir mokta da yok. O islama göre düşünmeye çalışıyor ve okuyucularıda o eksene doğru düşündürmeye yöneltiyor. Mesele bu kadat açık ve net. Yarın 1 Mayıs. Bakın görün ne rezeletler çıkacak ve şirretlikler sergilenecek. Ramazan ve Kurbam Bayramlarında böyle rezaletler olmaz. Kardeşlik ve dayanışma vardır.
    Cevapla Toplam 3 beğeni
  • Sultan Sonuncu Ahmet 12 yıl önce Şikayet Et
    Kişi sevdiğiyle (arkadaşıyla) beraberdir.. Kişi arkadaşıyla beraberdir.(H.Şerif) Müslüman olmayanların ahirette nerede olacağını bildiğimize göre onlarla aynı düşünüş ve uygulamalara sahip olmamız düşünülemez. Ayrıca şunu da bilmemiz gerek: Ameller niyetlere göredir. Batılılarca uydurulmuş bu bayramlarda iyi niyet göremiyorum. Birisi işçi bayramı uydurur, amacı işverenle devletle ya da her kime düşmansa onunla hesaplaşmaktır. Bir diğeri sevgililer gününü günler öncesinden medyaya taşır, amacı sevgililer günü bahanesiyle bol bol mal satmaktır. (Sevgililer gününün ahlaki tarafına değinmiyorum bile).
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • Sultan Sonuncu Ahmet 12 yıl önce Şikayet Et
    Sayın Tolga Telli'ye. Yazıda nasıl çelişki buldunuz bilmiyorum ama, Peygamber Efendimizin, sırf müslüman olmayan kavimlere benzememek adına, yapılması haram olmayan şeylerden bile kaçındığını hepimiz okumuş ve hocalarımızdan duymuşuzdur. Yani başka dinlerden gelen uygulamaların hiç birine en hafif tabirle gönül sıcaklığı duyamayız. Hiç birimiz Peygamberimizden daha merhametli ve insancıl değiliz...
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat