İstanbul'da teröre geçit yok. Kahrolsun faşizm!
- GİRİŞ03.05.2013 09:36
- GÜNCELLEME03.05.2013 09:36
1 Mayıs işçi ve emeğe saygı bayramı olarak birçok ilimizde, dünyada insana yakışır bir olgunluk içinde kutlandı. Ama İstanbulun Avrupa yakası hariç.
Bir gün önce İstanbul Valisi Taksimde inşaatın devametmesi ve halkın emniyeti açısından 1 Mayıs kutlamalarının bu sene orada kutlamanın mümkün olmadığını, ancak bu kutlamalar için Kazlıçeşme meydanının tahsis edildiğini söylemesine rağmen, bazı sendika ağaları yaptıkları açıklamalarda 1 Mayısı illa da Taksim diye kutlayacağız diye tutturdular.Bu arada marjinal solcu guruplara da ortalığı karıştırmak için fırsat doğdu
DİSK, KESK, İP, CHP, TKP gibi Taksimi 1 Mayıs kutlamalarının kıblesi görenler her yıl gördüğümüz o bildik oyunlarını yine sergilediler. Polislere taşlı, sopalı, sapanlı bilyeli, Molotoflu, havayi fişekli saldırılar gerçekleştirdiler. Sokak sokak, cadde cadde polisle çatışma senoryalarını sergilediler. Mobesa kameraları kırıldı, kaldırım taşları söküldü, iş yerlerini camları kırıldı, vatandaşların arabaları tahrip edildi, esnaf zarara uğratıldı.
Anadan doğma devrimci, doğuştan protestocu marjinal guruplar mahalle sakinlerine, polise, medya mensuplarına ve olayları TV den seyreden vatandaşlara böyle 1 Mayıs kutlaması olmaz olsun dedirtmeyi nihayet başarabildiler.
1 Mayısı kutlamak isteyen suskun kalabalıklar neden bu taşkınlıklara engel olmadılar? İlla Taksim diye diretip inatlaşan sendika ağaları neden bu insanları kışkırttılar? Bunun böyle olacağı önceden belli değimliydi? Her yıl bu kabil olaylar bu meydanda yaşanmıyor mu?
Kanunları tatbik etmek, halkın huzurunu sağlamak, vatandaşın emniyetini tesis etmekle görevli polislerimize düşmana saldırır gibi saldıran bu marjinal çapulcular her sene aynı çirkin oyunu İstanbulda sergiliyorlar.
Üçü ağır yaralı olmak üzere 22 polisimiz, 24 vatandaş olaylarda yaralandı. Bunlara sebep olan devrimci/solculardan 70 in üzerinde gözaltı var.
Şimdi hep birlikte soralım. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi/herkesimi Faşistlikle suçlayan, hedef ve arzularına zorla ve zorbalıkla ulaşmak isteyen bu marjinal guruplar terörist değil de nedir?
Bazı medya organları ve medya mensupları hep polis suçlu gibi göstermesi, olay çıkaran, terör estiren bu marjinal guruplara bir tek söz bile söylememeleri kendilerini kışkırtıcı kirli ellerden biri olarak göstermeye yetiyor.
Kılıçdaroğlu ve partisinin yetkili ağızları her attıkları adımda, her aldıkları nefeste Hükümeti suçlamaları muhalefet yapmanın ötesinde düşmanlık sınırlarını zorlamakta, bu marjinal guruplara ve terör örgütlerine cesaret vermektedir.
Aslında mesele 1 Mayısın nerede, nasıl kutlanacağı meselesi değil. Adına Sosyalist, devrimci denilen bu gurupların öteden beri arzusu ideolojik saplantılarında yatmaktadır. Yani, o veya bu şekilde kaba kuvvetle devleti ele geçirmek ve Kominizm ütopyasını bu ülkede de tatbik etmek istiyorlar. Ama yemezler.
Tabii onlar bir şeyi ya anlamıyor veya anlamak istemiyorlar. Bu ülke %99 ‘u Allaha, Peygambere iman etmiş Müslümanlardan oluşuyor. İslam'ın kalplere hükmettiği bir ülkede Tanrı tanımazlar asla devlete hakim olamazlar. Çünkü İmanın olduğu yerde inkâr barınamaz, İslam'ın olduğu yerde küfür hükümran olmaz. Allahın olduğu bir yürekte ne Marks, ne de Lenin yer bulamaz.
İstedikleri kadar tepinsinler, istedikleri kadar terör estirsinler, istedikleri kadar yırtınsınlar Marksist, sosyalist veya devrimcilerin bu ülkede iktidar olma şansları sıfır. İslam düşmanlığı Türkiyede hiçbir zaman maya tutmadı, Allahın izniyle bundan sonra da tutmayacaktır. 1 Mayıstaki ve Türkiyedeki teröre bu açıdan bakmalı, terörü bitirmek için de İslami damarımız ve yönlerimizi daha çok güçledirmeliyiz
arfltnbs@hotmail.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol