Kardeşlerinizle uğraşmayın!
- GİRİŞ29.10.2013 08:56
- GÜNCELLEME29.10.2013 08:56
Kardeşlerinizle uğraşacağınıza Allah'ın hoşuna gidecek hizmetler üretin! Allah'ın hoşuna gidecek işlerle meşgul olun! İslam binasının duvarına bir taşta siz koyun!
İçinizdeki ve dışınızdaki Şeytana bir taşta siz atın! Tüm şeytani yapılanmalara karşı siz de cesur, faydalı ve samimi adımlar atın!
Kim olursanız olun. Müslüman bir kişiyi, cemaati itibarsızlaştırmaya çalışmayın! Aksi takdirde düşmanlarınıza değil, kendi topuğunuza kurşun sıkmış olursunuz!
Eğer bir hata ve eksik arıyorsanız önce kendinize bakın! İçinizdeki ve dışınızdaki eksik, aksak ve pürüzlü yanlarınızı düzeltin! Bu durum başkalarını yermekten, ‘'Müslüman kardeşinin etini diri diri yemekten'' daha hayırlıdır.
Bir olun! Birleştirici olun! Allah'ın rahmet ve bereketi hak ve hakikat üzere bir araya gelenlerin, vahdet içinde bir yürek, bir yumruk olanların üzerinedir.
Birlikte nizam, intizam, güç, kuvvet, dirlik ve düzenlik vardır.
Parmaklarınıza bakın! Hepsi aynı seviyede, aynı kalınlıkta ve aynı formda mı? Ama bir ahenk içinde dayanışırlar ve hareket ederlerse bir el ve bir yumruk olur, siz de onunla daha iyi, daha mükemmel, daha güçlü olarak işinizi görürsünüz.
Yoksa zayıf bir serçe parmağı gibi eğilir, bükülür, doğru dürüst yapmak istediklerinizi yapamazsınız. Yarış, mücadele ve savaş meydanlarında en gerilerde, en mahcup ve en işe yaramaz, ezilen, sömürülen, horlanan siz olursunuz.
"Ehli Kıble tekfir edilemez". Bunca kâfir, bunca zalim, bunca münafık, bunca azgın Allah ve peygamber, İslam ve ve Kur'an düşmanı varken neden Müslüman kardeşleriniz ve cemaatlerle uğraşıyorsunuz.
İslam düşmanları dünyanın her yerinde İslam'a ve Müslümanlara hakaret, zulüm, işkence ve katliam yaparken, hangi hatası ve eksikliğinden olursa olsun bir Müslümana, bir Müslüman cemaate vurmayı kahramanlık mı zannediyorsunuz?
Kucaklaması gereken kardeşleriyle uğraşmayı, didişmeyi kendileri için bir vazife bilenler siz kendinizi hâkim mi, savcı mı, avukat mı, cellât mı, gardiyan mı ne zannediyor ve neyin yerine koyuyorsunuz?
Ne yazık ki, İslam ve dava adına boyundan ve postundan büyük laf yapanların birçoğu iş yapan değil, Müslümanlar arasında gerilim üreten düşüncesizlerdir.
Bu çirkin hal ve durum içinde ömrünü geçirenler derdini ve sevdasını çektiğimiz İslam ve bütün değerlerimiz adına düşmana destek ve moral kaynağı olmaktan başka acaba ne işe yarıyorlar?
Bir insanı, toplumu eleştirmek ayrı bir şey, itibarsızlaştırmak ve kötülemek ise apayrı bir şeydir.
Gerçek Müslümanlar yüzü ve sözü daima iyiye, güzele, mükemmele, vahdete ve Allah'a dönük olanlardır. Yüzü fitneye, ayrılığa, hasetliğe, fesatlığa, cehalete ve cahiliyeye dönük olanlar Allah'ın değil Ebu Cehil'in askerleridir.
"Mü'min mü'minin kardeşidir. Kendisi için istediği her şeyi kardeşi için, kendisi için istemediği her şeyi de kardeşi için istemez." Hz. Muhammed (sav)
Öyleyse Müslümanların Müslüman kardeşleriyle didişmesi, uğraşması, çekişmesi, sürtüşmesi ve birbirlerinin aleyhinde dedikodu ve gıybet etmesi niye?
Arif Altunbaş - Haber 7
arfltnbs@hotmail.com
Yorumlar3