Hz. Hüseyin'i anlamak
- GİRİŞ15.11.2013 09:05
- GÜNCELLEME15.11.2013 11:00
Hz. Hüseyin'in şehadeti canın bedenden ayrılışının canlar yakan bir ateşidir ki, bu ateş tüm nesillere ve çağlara ölümsüz bir ibret sahnesi ve çağrıdır.
Gönülleri kanatan, sesi kıyamete kadar yankılanacak olan bu çığlık zalimlere karşı bir başkaldırı, mazlumlara ulaşan bir kurtuluş ve diriliş müjdesidir.
Şehadeti üzerinden 14 asır geçmesine rağmen halen bütün tazeliği ile yüreklerimizi derinden sızlatan ve bundan sonra da sızlatacak olan bu acı insanın içindeki insanın, insanın içindeki vicdanın ayaklanmasıdır. Yani insanın içindeki insan-ı Kâmilin ortaya çıkıp varoluş mücadelesine katılmasıdır.
İnsanoğlunun merhamet, adalet ve zulme karşı oluşunun kıyam noktasına ulaştığı bu an Hak ve batılın, ak ile karanın, hakikatle yalanın, Mü'min ile münafığın ayrıştığı noktadır.
Kanayan kalp ve gönül yaralarının dinmediği ve dinmeyeceği, gözyaşlarının peygamberin mübarek gözyaşlarından beslenen bir hüzün pınarı olup aktığı bir nehrin kaynağıdır bu. Çağlar boyu akıp gelen ve de çağlayacak olan…
Şehit Habil'in çizgisi, şehitlerin efendisi Hz. Hamza'nın yolu, Hz. Muhammed sav'in duruşunun ta kendisidir Hz. Hüseyin'in şehadeti. Bu soylu çıkış başkaldırı ve direnişten öte zalime, zulme, haksızlığa, despotizme karşı kıyamete kadar sürecek bir Kıyam çağrısıdır.
‘'Hüseyin, cennet çocuklarının efendisidir'' der,efendiler efendisi efendimiz. ölüm pahasına da olsa Onun izini izleyen, Onun yolundan ayrılmayan Kerbela şehidi Hz. Hüseyin'dir bu cennet çocuklarının, yiğitlerinin efendisi.
Fitnenin iktidar olduğu zamanlarda Hz. Hüseyin'i anlamak, Hüseyin çizgisinden sapmamak, Hüseyin duruşunu sergilemek Hz. Muhammed sav'in izini izleyen her Müslüman'ın görevidir.
Hz. Hüseyin'in hayatı ve Kerbeladaki duruşu yalnız Şia Müslümanlarına hitap eden bir duruş değildir. O'nun kişiliği, kimliği ve duruşu tüm yeryüzü Müslümanlarına örnektir.
Hz. Hüseyin'in duruşu bir mezhebin kalıpları arasına sığdırılamayacak kadar büyük, bir mezhebin anlayışına hapsedilemeyecek kadar geniş evrensel bir ümmet anlayışıdır.
O bir Müslüman gurubun Hüseyni değil, ümmetin Hüseynidir. Tüm Peygamber ümmetinin, tüm İslam milletinin Hüseyni.
Zalimlere rıza göstermek de zulümdür zulme rıza göstermenin zulüm olduğu gibi.
Hangi milletten, hangi mezhepten, hangi görüşten, hangi guruptan olursa olsun zalimin karşısında susmak zulmü alkışlamaktır. Zalime destek vermek zulme ortak olmaktır.
Aynı meşrep ve anlayıştan veya milli çıkarlardan dolayı zalimi korumak, ona yardım etmek, onun ayakta durmasını sağlamak Hüseyni bir duruşu değildir.
Bir diktatörü, zulüm düzenini ayakta tutmak için hiç bir bahanenin geçerliliği, hiç bir iddianın haklılığı yoktur. Hüseyin'i duruş böyle anlaşılırsa Hz. Hüseyin anlaşılmış olur. Aksi takdirde Hz. Hüseyin kirli ve pis işlere alet edilmiş olur.
Zulmün ve zalimin olduğu yerde haksızlık ve adaletsizlik vardır. İslam'ın olmadığı bir yerde de Hz. Muhammed Sav'ın çizgisinin olmadığı gibi, Hz. Hüseyni'n anlayışı da yoktur.
Hz. Hüseyin'in mücadelesinden ders, ibret ve örnek alan tüm Müslümanlar onu günlük yaşantılarında, felsefe ve düşüncelerinde, akıl ve mantıklarında, siyaset ve diplomasilerinde de rehber alırlar.
Kuru kuru ‘'Ben Hüseyni'yim, Hizbullah'ım, Cündullah'ım '' demek, ‘'Şii'yim, Sünni'yim, Selefiyim diye böbürlenip kendi mezhebinden olmayanları dışlamak Hüseyni ahlak ve hayat tarzı değildir.
Hz. Hüseyin'in hayat tarzı Hz. Peygamberin çizgisinde kulluk mücadelesi veren her Müslümanın yolundaki trafik işaretleri gibidir. Bu işaret levhalarına dikkat edenler bu dünyada kazasız belasız bir hayat sürer ve selametle yolun sonuna kadar giderler.
Hz. Hüseyin'i anlamak sazla, şarkı ve türküyle, şarap fıçılarını devirmekle, Hz. Ali ve Hüseyin'in resimleri arasına ülkemiz ve diğer ülkelerin diktatörlerinin resimlerini asmakla olmaz. Hz. Hüseyin'in anlayışında ne diktatörlük, ne de diktatörlere yer yoktur.
Hz. Hüseyin'i anlamak Hz. Muhammed sav'i anlamak, Onun getirdiği dini Asrı Saadetteki gibi yaşamaya çalışmak, o anlayışı zamana ve mekâna hâkim kılmak için canı ve malı ile mücadele etmektir.
Herkes kendi nefsini, hayat tarzını, duruşunu ve anlayışını İslam'ın mihenk taşına vurarak her gün bir daha gözden geçirmesi, bütün hurafe ve batıl inançlardan uzak durması gerçekten Hz. Hüseyin'i anlamak demektir.
Hüseyin'i anlamak, onun için ağlamaktan, dövünmekten ve övünmekten daha anlamlı ve önemlidir.Hüseyni anlamak Allahı, peygamberi ve vahyi çizgiyi bir hayat tarzı olarak kabul etmek, onu yaşamak ve yaşatmaya çalışmak demektir.
Arif Altunbaş - Haber 7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol