Hizmet Hareketi ve dershane kavgası
- GİRİŞ29.11.2013 18:18
- GÜNCELLEME29.11.2013 18:18
AK Parti hükümetlerinin neler yaptığını, neler yapmak istediğini hem yurt içinde hem yurt dışında dost ve düşman herkes biliyor.
Hükümetin ne yaptığı ve ne yapmak istediğini görmeyen, görmek istemeyenler ya gerçekten göremiyor veya görmek istemiyorlar veya görmek ile bakmak arasındaki farkı fark edemiyorlar.
AK Parti ve cemaat arasında kopan fırtına dershanelerin kapatılması tartışmasından çok önce başlamıştır. Bu seçimden önce yanardağ gibi gürültü ile patlaması dershane olayı buzdağının görünen kısmıdır. Taraflar arasındaki bu ve buna benzer sıkıntılar anayasa referandumuna kadar karşılıklı anlayış potasında eritiliyordu.
Ortak hedef darbecilerin yaptığı anayasadan kurtulmaktı. Referandumdan sonra sanlaşmazlıklar "Güç zehirlenmesi'' yorumlarıyla meydana çıktı. Referandumdaki iş ve güç birliği 2011 seçimlerinde de görülemedi.
AK Parti iktidarını bir cemaatle paylaşmak istememesi yolların kesiştiği nokta idi. Tarafların güç paylaşımı konusunda ortak bir paydada buluşamaması AK Parti ve cemaat arasının açılmasına sebep oldu.
Cemaat yanlısı yayın organlarının Gezi olaylarındaki yayın politikası ve duruşu, daha sonra "AK Parti nasıl düşürülür" gibi yazı ve yorumlarla Erdoğan ve yakın çevresinin hedef alınması, cemaat yanlısı yüksek bürokratların Hükümeti zora sokacak çalışma ve yapılanmalara girmesi bardağı taşıran damla idi.
Mesela MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın hedef haline getirilmesi ve daha sonra da cemaat medyasındaki bazı sivri kalemlerin ve dillerin Başbakan'a kadar uzanması hükümeti bazı adımlar atmaya zorladı.
Bu durum devletin etkin yerlerinde görevli cemaat bürokratlarının tasfiyesine kadar uzandı. Bundan da cemaati hayli rahatsız oldu.
Cemaatin daha makul yol, yöntem ve usuller ile meseleye yaklaşma imkânı varken, (Hizmet Hareketi sadece dershanelerden ibaretmiş gibi) olayı Hizmet Hareketini bitirme hareketi gibi göstermeye çalışması, maddi ve manevi bütün imkân ve silahlarını seferber ederek iktidar ile çatışmaya girmesi ortalığı iyice gerdi.
Bu iki büyük kırılma ve stratejik hata, cemaatin en yetkili yayın organlarında eleştiri sınırlarını aşan ve gerilimi tırmandıran Firavun tiplemesi, zalim benzetmesi, Karun yakıştırması, Samiri göndermesi, tokat söylemi vs... AK Partililerde de büyük bir kırgınlık ve tedirginlik oluşturdu.
Cemaat bu sert tutumunu sürdürürse ya siyaset yapmakla veya hizmet yapmak arasındaki seçimini yapmak zorunda kalabilir. Aksi takdirde ikisini de bir koltukta başarılı olarak götürmesi zor. Köprüleri yıkmak kolay fakat bu yıkılan köprüleri yeniden inşa etmek uzun ve meşakkatli bir iştir.
Bu durumda Cemaat ya politikadan elini çekerek kendi doğal sınırlarına çekilecek veya kendi iç muhasebesini yaparak yıkılan köprüleri yeniden onaracak veya siyasi bir parti haline gelerek ayrı bir kulvarda, kendi doğru bildiği yolda mücadelesini sürdürecektir.
Cemaatin siyasi partilere oy verme tarihine dönüp baktığımızda pireye kızıp yorgan yakması ve Sarıgül'e (CHP'ye) destek vermesi zayıfta olsa bir ihtimaldir.
***
Erdoğan ve partisini bekleyen en büyük tehlike cemaat liderini ve Hizmet Hareketi'ni karşılarına almalarıdır. Dün kendilerine oy veren, birlikte çalıştıkları insanlara karşı rakip veya düşman gibi davranan bir AK Parti'nin böyle bir tavırdan kazanacağı hiç bir şey yoktur.
Cemaatin AK Partiyle bir mücadele içine girmesi de tırnaklarıyla kazıyarak ömürlerini verdikleri Hizmet Hareketi'ne aynı şekilde bir fayda getirmez. Ortalıkta (Twitter, Facebook ve medyada) cemaatin yayın organlarında cemaatin ahlak ve terbiyesine yakışmayan, İslami sınırlarını aşan, ölçüsüz ve saldırıya dönüşen söylemler bu harekete ancak zarar getirir.
Aynı medeniyetin çocukları olan Müslümanlardan beklenen asil bir davranış ve bir kaşık suda fırtına koparmadan birbirlerini dinleyip anlamaya çalışmak, bütün farklılıklara ve sorunlara rağmen yola devam etmektir.
Grupçuluk, cemaatçilik, particilik yapmak, gerilim ve düşmanlık üretmekle ne hizmet gemisi ve ne de parti hareketi sağlıklı bir şekilde yürütülemez.
Sorunlarımıza hep kendi zaviyemizden değil de, karşımızdakilerin açı ve cephesinden de bakmayı öğrenebilirsek aramızdaki meseleler mesele olmaktan çıkar. Çözülmez zannettiğimiz tüm problemler çözülür. Engeller ve zorluklar aşılır, olmaz dediğimiz şeyler olur ve Allah'ın rızasına dönük bir hizmete dönüşür.
Ayrıca bu gün eski defterleri açma, yaralarımızı deşip kanatma zamanı da değildir. Daha çok birbirimizi dinleme, daha çok kucaklaşma, daha çok kardeş olmanın, ortak yönlerimizin ortak olmayan yönlerimizden daha fazla olduğunu anlama zamanıdır.
Biz her şeyden önce ne partici, ne cemaatçi, ne dershaneci değil, Müslüman kardeşler olan bir ümmetiz. Biz inanlar olarak hepimiz Allah'ın hizbindeniz. Teferruatta takılmaz ve Allah'ın davasına hizmet yolunda mücadele etmeyi hayat tarzı olarak kabul edersek ortada hiç bir sorun kalmaz.
Yorumlar12
-
hAVVA BAŞ
12 yıl önce
Şikayet Et
sevgili din kardeşlerim. ümmetimin ihtilafında rahmet var diyor peygamberim(sav).evet hükümetin yaptığı her şeye onay vermek zorunda değiliz.din kardeşim(cemaat)siz artıkihtilaf değil düşmanlık yapıyorsunuz..siz aynı tavrı neden 28 şubatta sergilemediniz.?O zaman kuzu şimdi aslan kesildiniz. Kısaca menfaat dünyası. Din iman derdinizde değil
Beğen
Cevapla
Toplam 1 beğeni
-
ahmet yor
12 yıl önce
Şikayet Et
teşekkürler . bence güzel özetlemiş. ancak burda güç ve kuvvet kimde ise onun daha esnek kuşatıcı ve mütevazii olması gerekiyor.
Beğen
Cevapla
-
tombalak32
12 yıl önce
Şikayet Et
Cemaat bitmiştir. Cemaatin itibarı halk nezdinde sıfırlanmıştır, artık cemaat diye bir şey tanımıyoruz. siyasi parti kurmaları ve bu kulvarda yarışmaları gerekmektedir.
Beğen
Cevapla
Toplam 8 beğeni
-
oku yorum
12 yıl önce
Şikayet Et
herşey ortada evet kaan efendi!. mit müsteşarı ile ilgili tutumları unutmadık. Mavi marmarada israillilerin diliyle ahkam kestiğinizi de! Dershanelere gelince, demogoji yapmak demek senin yaptığın şeyin ta kendisidir. Sen olmayan bir şeyi varmış gibi göstermeye çalışmakla ancak kendi bakış açının tarafgiliğini ele verirsin! Kimsenin kimsenin elindeki herhangi bir hakkı almaya niyeti yok, daha iyisini yapmaya çabası var! Daha düne kadar denizin altından tren mi gider diyenlerle bugün o trene binmek için en önde koşanlar da bu ülkenin senin gibi insanlarıydılar! Sizler değişime karşı ne kadar direnirseniz direnin, değişim başladı...
Beğen
Cevapla
Toplam 19 beğeni
-
oku yorum
12 yıl önce
Şikayet Et
kardeşim lafı eveleyip gevelemeye gerek yok. bugüne kadar herkese kuzu kuzu olanların hükümete aslan kesilmelerinin izahı benim vicdanımda yok! Siz de varsa verin de bilelim! Yok hoca efendiymiş de yok, cemmatmiş de benim bir tek efendim var Hazreti Peygamber S.A. V. bugünkü efendilerin, sözde aynı yolda çabalayan kardeşlerine çektikleri kılıcı da görüyoruz! Biz ahmak ya da aptal sürüsü değiliz. Biz Müslümanlarız Elhamdülillah...
Beğen
Cevapla
Toplam 20 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle