Türkiye Neden hep hedefte?
- GİRİŞ13.12.2013 08:25
- GÜNCELLEME13.12.2013 08:25
Şimdi sadece milletimizin ve ülkemizin menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapıyoruz.
Daha önce bizim yerimize hep batılılar düşünüyor, karar alıyordu. Aklımıza, fikrimize, düşüncemize vurulan prangaları kırdık. Bizim de bir çalışan bir kafamızın, düşünen aklımızın olduğunu fark ettik.
Avrupayı taklit etmeyi medeniyet ve ilericilik sanan kahramanlarımız zorla zorbalıkla yönümüzü batıya çevirmişler, Kıblemizi değiştirmişlerdi. Özgürleşmenin, ilerlemenin, büyümenin, bağımsızlaşmanın batıya yönelmekle değil, kendi kimlik ve özümüze dönmekle olabileceğini hatırladık.
Üçyüz yıllık gaflet uykusundan uyandık, kendimize geldik, ‘'Yeter artık söz milletindir'' dedik. Böylece bizi esir alıp köle yaptıklarını zanneden iç ve dış düşmanlarımızı ürküttük.
Dünyayı siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri olarak kuşatan dünya derin devletine ve onun piyonlarına ‘'One Minute'' dedik.
Köle tüccarlarına, Kolonyalist sömürgecilere, İşgallere, Kırk haramilere ‘'Dünya beşten büyüktür'' diye hatırlattık.
Ayağa kalktık, silkindik. Kardeşlerimize, komşu ve dostlarımıza ortak değerlerimizi hatırlattık. Ortadoğu, Kuzey Afrika, Balkanlar, Kafkaslar, Ortaasya, bin yıldır bir ve beraber olduğumuz milletler anladı bizi. Diktatörler, despotlar, tüm eğemen güçler anladı.
Petrol ve Gas, toprak ve su, tarih ve insan, kültür ve medeniyet anladı. Basra Körfezi, Hint Okyanusu, Kızıldeniz, Akdeniz, Karadeniz, Hazar anladı. Dost ve düşmanlarımız, yeryüzünün lanetli kavmi anladı bizi.
Dünyaya Hükmeden süperler, insanları yargılayan, esir edenler köle tüccarları, işgal orduları ve tüm düşmanlarımız anladı bizi.
Devlet ve milletimiz el ele verdi. Tabular yıkıldı, ezberler bozuldu, putlar kırıldı, korku duvarları yıkıldı. Cesaret yüreklilikle tekrar ayağa kalktık. Yıkılan bin yıllık medeniyetimiz, beraberliğimizin ve dostluğumuzun köprülerinin tekrar inşa etmeye başladık.
Var olmamızın, bir olmamızın, güçlü ve dinamik olmamızın, medeniyet ve tarihimize sarılmamızın, yeniden ayağa kalkıp dik durmamızın bilincine vardık.
Kendi medeniyetimizin kalelerini, kulelerini, mevzilerini, siperlerini, yeniden onararak sınırsız ve sınıfsız bir selam yurdunu insanlığa hizmetine sunmak için ayağa kalktık.
Kim olduğumuzu, nereden gelip nereye gitmek zorunda olduğumuzu, yaratılışımızın gayesini anladık.
Bizi namlularının ucunda hep hedefte tahtasında gören ikiyüzlü dostları, sahte müttefikleri, düşmanlarımızı ve ülkemizdeki yerli münafıkları tanıdık.
Uyanmamızdan, ayağa kalkmamızdan, kendi benliğimize ve kişiliğimize geri dönmemizden ürktüler, korktular, uykuları kaçtı, huzursuz oldular.
Şimdiye kadar bize hesap soranlar şimdi hesap verme sırasının kendilerine geldiğini anladılar. Bütün telaşları, korkuları, uykusuzlukları bundan…
Biz yeni Türkiyeyi kurma mücadelesi verirken düşmanlarımız da boş durmayacak. Onun için hep hedef olacağız ve hep hedefte kalacağız.
Ve biz de bunun için hep uyanık olacak, hep tetikte kalacak ve her an her türlü saldırı ve düşmanlığa hazır olacağız.
Eğer, siz bir barış yurdu kurmak istiyorsanız her an, her taraftan saldıracak düşmanlarınıza karşı da savaşa hazır olmak zorundasınız.
Barış ve esenlik savaşa hazır olmak ve savaşı hesaba katmakla korunur.
Arif Altunbaş - Haber 7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol