Eğere Türkiye ayağa kalkarsa
- GİRİŞ15.08.2014 08:54
- GÜNCELLEME16.08.2014 09:51
Türkiye’nin geleceğine oy vermiştir. Başbakan R.T. Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçerek kendi inancına, düşünce ve iradesine sahip çıkmıştır.
Bu seçim ile birlikte dışarıdan gelen talimatlarla başımıza getirilen devşirme cumhurbaşkanları geleneği de son bulmuştur. Yeni Cumhurbaşkanı milletin adamı olarak, cumhur tarafından cumhuru yönetmek üzere seçilmiştir. Artık, Türkiye’yi yeni ufuk ve yeni bir gelecek beklemektedir.
Bu seçimle bizim için Avrupa Birliği örnek ve ideal bir devlet olma niteliğini yitirmiştir. Çünkü, obez bir alzaymer hastası gibi ne yaptığını bilmeden hareket eden, insani değerlerini yitirmiş, dünyaya ihraç etmek istedikleri insani değerlere şimdi kendileri muhtaç duruma düşmüştür.
Adalet, İnsan Hakları, yardımseverlik, ahlak, doğruluk, dürüstlük, özgürlük ve bağımsızlık gibi insanlığın ortak değerleri Avrupada tamamen dibe vurmuştur.
Türkiye on yıldan bu yana bu değerler bağlamında çoğu batı devletlerinden çok ileridedir. Batılı ülkelerdeki Türkiye karşıtı kıskançlık, nefret, düşmanlık, Türkiyeyi itibarsızlaştırma çalışmaları Siyonistlerin ve Haçlı Birliğinin ürettiği sahte korkular ve kara propagandaların dayanılmaz hafifliğinden kaynaklanmaktadır.
Milletimizin uyanışı, ayağa kalkışı onu iki asırdır uyutup teslim almak isteyenleri huzursuz etmeye yetmiştir. Siyonist İsrail ve batı dünyasının bu huzursuzluğunun sebebi Erdoğan liderliğindeki ‘’Yeni Türkiye’’ ülküsünün engin, zengin ve umut verici geleceğinden kaynaklanmaktadır.
Eğer Türkiye silkinir yeniden ayağa kalkar ise, Müslümanların dirilişine, İslam Birliğinin kuruluşuna da ön ayak olabileceği korkusu batılıları telaşa düşürmektedir. Bu güç, bu kuvvet, bu inanç ve iman milletimizin tarihi tecrübesinde, ruhi derinliklerinde, girişimcilik ve önderliğiyle DNA’sında zaten mevcut olduğunu dost düşman herkes bilir.
Ortadoğunun, Kuzey Afrikanın, Balkanların, Kafkasların, Ortaasya ve nice mazlum millet ve devletlerin uyanıp Türkiye ile birlikte ayağa kalkması ve birlikte yürümesi korkusu sarmış durumda batı dünyasını.
Çünkü, yeni Türkiye’nin ufukları açık, Hinterlandı geniş, insanlarının yürekleri zengin ve bizim ile birlikte atmaktadır. Bizim onlara, onların bize mesafesi kalbimiz kadar uzak, kardeşlerimiz kadar yakındır.
Yeni Türkiye alın teri ve emeği ile Anadolu insanının omuzlarında yükselecektir. Bu yükselişin ve güçlenmenin sadece insanımız ve kardeşlerimize değil, bütün mazlum milletlere faydası dokunacaktır.
Düşmanlarımızın karşı çıkmalarına rağmen milletimizin bu kutlu yürüyüşü her ne pahasına olursa olsun sürecektir. Eğer, bir insan, bir millet inanıyorsa güçlüdür, inanıyorsa başarır, inanıyorsa kazanır. İnanıyorsa hayallerini ve hayallerinin ötesini gerçekleştirir.Eğer biz Millet olarak inanır isek Selçuklu ve Osmanlıdan sonra yeniden büyük Türkiye’yi kurabilir ve dünyanın en güçlü devleti olabiliriz.Buna hiçbir beşeri güç engel olamaz.
Bu son seçimle milletimiz sürüngenliğin ve köleliğin tarafını değil, ayağa kalkmanın, özgür ve bağımsız olarak yürümenin, yani yeni ve büyük Türkiye’nin tarafını seçmiştir.
Unutmayalım ki, bundan böyle içeride ve dışarıda dostlarımız kadar düşmanlarımız da çoğalmıştır. El ele, gönül gönüle, kol kola, omuz omuza verme zamanıdır.
Arif Altunbaş - Haber7
arifaltunbas @hotmail.com
@arfaltunbas
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol