CHP’nin ideolojik kördüğümü
- GİRİŞ12.09.2014 08:40
- GÜNCELLEME12.09.2014 08:40
Eğreti ve bir kambur duruşu ile CHP ‘den halka hizmet beklemek, iktidar olmasını istemek, ondan toplum için kurtuluş reçeteleri ummak ideolojik körlükten de öte akut ve patolojik bir durumdur.
En çok demokrasi ve özgürlüklerden bahseden bir partinin en çok demokrasi ve özgürlük karşıtı olması, dünyayı sadece kendilerinden ibaret sanması, hoş görüden uzak, hayatı bu millete zindan etmesi CHP klasiği olarak hala sürdürülmesi bu partiyi çekilmez kılıyor
CHP ’deki temel sorun liderlik sorunu değil, sahip olduğu ilkel, çağdışı, gerici anlayışıdır. Dünyaya ve olaylara 1925 ’li gözlerle bakan, halk tabanlarıyla sorunlu parti aristokratlarının girdiği her seçim bu yüzden kaybediliyor.
En kötüsü de sorunlarının nereden kaynaklandığını anlamamaları veya anlamak istememeleri, inat ve israrla at gözlüklü Kemalist-laik egoizmin girdaplarında debelenip durmalarıdır.
CHP ‘nin yalanın ve iftiranın, iki yüzlülük ve inkarın toz dumanı içinde bocalayan, halk adına halka karşı mücadele etmeyi halkçılık sanan bir parti olduğunu hala anlamayan veya anlamamak için militanca direnen tabanını da anlamak mümkün değil.
Bu parti yığınlarının öncelikle çözmeleri gereken ilk sorun her yerde ve her zaman karşılarına çıkan ve bundan sonrada çıkacak olan ellerine ve ayaklarına dolaşan, kanlı veballi tarihi miraslarıyla yüzleşememeleridir. Hoşlarına gitmese de önce bu karanlık, mide bulandıran geçmişlerini sorgulamak ve yedisinden yetmişine kadar bu milletten özür dilemek zorundalar. Öyle, ‘’biz Atatürkün partisiyiz, Cumhuriyeti biz kurduk, Atatürkçüyüz, laikiz, çağdaşız’’ mavallarıyla bu kirden arınamazlar, bu sorumluluk ve vebalden de asla kurtulamazlar.
2.olarak 1925 ‘ten sonra Cumhuriyetin bu parti elinde otoriter bir rejime dönüştüğünü, açık bir rejimden kapalı bir diktatörlüğe geçildiğini, bunun da kendi lider ve partilerinin hatası olduğunu söylemeleri bu yaptıkları yanlışları itiraf etmeleri gerekiyor.
3. olarak CHP tek parti iktidarlarında baskı ve devlet terörü uygulayan liderlerin ve yöneticilerinin halka karşı işlediği tüm cinayet ve katliamlardan sorumlu olduğunun, bundan dolayı da milletimizden özür ve af dilemeleri icap ediyor.
Kendi Tarihleriyle yüzleşmeden hala hiçbir şey olmamış gibi, yavuz hırsız pişkinliği ile utanmadan, sıkılmadan milletten iktidar olmak için oy istemelerinin büyük bir yüzsüzlük olduğunu, Çölaşan’ın ifadesiyle ‘’Taksim meydanında anırsalar’’ bile bunun hariçten bir gazel çekmek olacağını, asla CHP ‘ye artı bir puan getirmeyeceğini anlamalılar.
CHP sırtında kambur olarak duran kanlı mirasıyla hesaplaşmadan Türkiyede etkili bir siyaset yapamaz. Bu sorunlu geçmişinin ortaya koyduğu zihniyet, tarih, kültür, gelenek, ürettiği kurumlar ve kuruluşlar hala ülkemizde mikrop üreten bir bataklık gibi durdukça, devlet ve milletin bünyesinde arıza çıkaran bir virüs gibi dolaştıkça bu parti milletimizin gözünde hiçbir zaman nefretin odağı olmaktan kurtulamaz.
4. olarak Anayasadan ‘’kaldırılmasının teklifi bile teklif edilemez’’ gibi maddeleri, CHP’nin olmazsa olmaz devrim ucubeleri milletin hatıralarını kanatan en sivri uçlu kamburlarıdır. CHP’nin kutsal saydığı birçok konuların Müslüman halkın gözünde birer bid’at, put ve putçuluk olduğu artık CHP’liler tarafından anlaşılmalıdır.
Kendi içyapısı ve tabanında yıllardır bir türlü köklü bir değişim gerçekleştiremeyen CHP ’nin devrimciliği taş devri devrimciliği, bu bağlamda çıkardıkları gürültüler bağırsak gurultusu, ikiyüzlü halkçılığı ise gaz sıkışmasından meydana gelen fena bir yele benzemektedir.
Nihayet CHP ‘yi ideolojik körlüğünün kördüğümü içinde çırpına çırpına kendini tüketmekten, marjinal bir parti olmaktan kurtaracak bir akıl ve yiğit görünmüyor.
Arif Altunbaş - Haber7
arifaltunbas @hotmail.com
@arfaltunbas
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol