İŞİD ile savaşmak bizim işimiz değil

  • GİRİŞ03.10.2014 07:23
  • GÜNCELLEME03.10.2014 07:23

1979 işgalinden bu yana bir türlü istese de belini düzeltemeyen, Ortaçağ yalnızlığına itilen Afganistanı düşünün! Savaştan yıkılmış viraneler altında kaç nesil doğdu. Kaç istila ve baskın yaşadı kuşaklar. Kaç zulüm gördü, kaç çağdaş Moğol istilasına uğradı bu ülke ve insanları!

Her iki taraftan da Birer milyon insana mal olan, 10 yıl süren Irak-İran- savaşı… Yakılan yıkılan ve tahrip edilen servet, ölen de, öldüren de Müslüman.

Ahmak bir diktatörün başlattığı 10 yıllık bu savaştan sonra Irak’ın Kuveyti işgali… Onun hemen ardından gelen ABD’nin Irak işgali…

Amarika'nın burada yaptığı katliamlar, zulümler, işkenceler, ırz ve namuslara tecavüzler… Ülkede çıkarılan iç kargaşalık, Irak’ın bu gün bölünmenin eşiğine gelen perişan hali…

Suriye ve Türkiye yakınlaşmasından sonra telaşa düşen bölgesel ve küresel güçlerin çıkardığı iç savaş ve bu savaşın mağduru milyonlarca insanın evlerini, yurtlarını terk ederek Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Kuzey Irak’a olan zaruri göçleri…

Bir tarafta Rusya, Çin ve İran’ın Esed cephesinde yer alması, öte tarafta Suudilerle Amarikanın ve batılıların çıkar ve hırsları, bu tarafta köşeye sıkıştırılmak istenen Türkiye…

Kuzey Irak Kürdistan özerk bölgesi ve Türkiye arasındaki dostane ilişkilerden gocunan batının geleneksel alçaklıkları ve düşmanlıklarının önümüze çıkardığı engeller, iç ve dış dünyada hızımızı ve yükselişimizi kesmek için yaptıkları türlü manevralar ve haince tuzaklar… 

PKK ve Türkiye arasındaki barış sürecinden sonra bölgede çıkarları olan güçlerin hesaplarını yeniden gözden geçirmeleri, oyunlarını yeni baştan kurmaları…

Eli güçlenen Türkiye’nin ve zenginleşen Kuzey Irak Kürt Bölgesinin ve barış sürecinin engellenmesi için İŞİD’ in hortlatılması… Daha sonra İŞİD’ belasıyla mücadele etmek için batının koalisyon arayışı, Türkiyeyi bu tezgâhın içine çekme oyunu…

Kısaca küresel ve bölgesel güçler el ele, omuz omuza vermişler, Ortadoğu’yu dizayn etmek için yeni bir oyun peşindeler. Türkiye olarak tek başımıza da kalsak bu oyunu bozmaya çalışmalıyız. Asla bu oyunda figüranlık yapıp kullanılmamalıyız.

Bundan sonra da hem içimizde, hem de dışımızda İŞİD gibi İslam adına nefret uyandıran birçok örgütler çıkarılıp önümüze konabilir. Bu oyunlar, batı dünyasının bizi sonu gelmez karanlık savaşların girdabına çekme oyunudur. Bu hesaplar ikiyüzlü batının Türkiye ve bölgemizin geleceğini ipotek altına alma oyunlardır.

Amerika ve yandaşları Ortadoğu’nun kaynaklarını sömürmek için İŞİD sopasını göstererek kendi işgal ve sömürüsüne bölge yöneticileri ve halklarını razı etmeye çalışıyorlar. Tabi ki, bu da İsrail’in işine geliyor.

Türkiye kendi geleceğine ve bölge halklarının çıkarlarına uygun hareket etmek zorundadır. Bu kirli savaşa bulaşmamalı, ikiyüzlü batının oyunlarına alet olmamalıdır.

‘’Yeni Türkiye’’ hedeflerine yürüyen bir Türkiye’ye düşmanlarımızın yazdığı oyunlarda figüranlık yapmak değil, kendi yazdığı oyunda kendi oyununu oynamak yakışır.

Bırakın! İŞİD’i kimler doğurdu, büyüttü ve bu günlere getirdi ise, şimdi bizi onlara karşı kör bir savaşa sokmak isteyenler savaşsın.

Teskereye de bu gözle bakılmalı ve oy verilmelidir.

Arif Altınbaş, Haber7. Com
Facebook; arifaltunbas @hotmail.com
Twitter @arfaltunbas

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat