Yeni Türkiye parantezi

  • GİRİŞ15.05.2015 08:01
  • GÜNCELLEME17.05.2015 10:36

Acı veya tatlı hatıraları ile milletimizin hafızasında tecrübe olarak bize sürekli ibret olacak ve yol gösterecektir.
Kapanan eski parantezde yaşadığımız acı tecrübeleri, boşuna geçen zamanları, ihanet çapındaki hata ve yanlışları yaşamamak için Yeni Türkiye parentezinde milletimiz yaşanan bu acı tecrübeleri sürekli hatırlamak, hatırlatmak zorundadır.
Tarih hatırlanmaz, onunla yüzleşilmez ve ondan gerekli dersler alınmaz ise, geçmiş geçip gitmez. Tekrar tekrar yaşanan trajediler zinciri olur.
Tarihimizde Tanzimatla açılan (1839) parantezi, 1925 kapandı. 1925’te açılan 2. Parantez yeni Türkiye paranteziyle kapanıyor. Açılan 3. Parantez Yeni Türkiye Parantezi olarak gelecek tarihimizin Türkiyesini inşa edecek bir zaman dilimini oluşturacak.
Bu inşa döneminin ne zamana kadar süreceği ülkenin iç barış ve huzuruna, kardeşlik, birlik ve dayanışmasına bağlı olarak uzayıp kısalabilir. 
Bu dönemde Tanzimat süreci ve sahte cumhuriyet dönemindeki tarihimiz, dinamiklerimiz, hatalarımız, değerlerimiz tekrar tekrar gözden geçirilmek zorundadır.
Kendi medeniyet değerlerimizden kopmanın, batıya öykünmenin ve batının eteğinin ucunda yıllardır zaman kaybetmemizin faturası çıkarılmalı ve gerçeklerle korkmadan, yüzleşmelidir. Kayıplarımız gibi kazanımlarımız da bizimdir.Bu dönemde ki kazanımlarımız da titizlikle muhafaza edilerek geliştirilmeli ve zenginleştirilmelidir.
Bu iki dönemdeki her şeye kötü gözüyle bakmak, veya her şeyi olağanüstü mükemmel olarak kabullenmek bizi kör bir çıkmaza ve bağnazlığa götürebilir.
Meseleye; ‘’ilim müminin yitik malıdır, nerede bulursa alır’’, ‘’ilim Çinde de olsa onu alınız’’ öğretisi gözüyle bakmak, ufukta görünen bir kaosa şimdiden açıklık ve açılımlar getirmektir yapılması gereken.
Cumhuriyet Cumhura hizmet rejimidir. Ne askerlerin, ne bürokratların, ne teknoratların ve ne de yargıçların emrinde vesayetlerin ve diktatörlüklerin hüküm sürdüğü bir rejim değildir.
Yeni bir medeniyet tasavvuru arayışı içinde olduğumuz artık herkesçe bilinmektedir. İsrailin, Amerikanın, Avrupanın ve dünyaya düzen veren 5 li süper çetenin her geçen gün Türkiyeye kuşku ile bakmaları, problem üstüne problem çıkarmaların altında yatn gerçek sebep bu. 
Kendi sömürü sistemlerinin yıkılmasını, çıkarlarının zarara uğramasını istemeyen güçler ile, iki asırdır yabancıların boyunduruğu altında kendi ülkelerinde yabancı olarak yaşamak istemeyen milletlerin kavgasıdır bu.

Yeni Türkiye ideali ülkemize, bölgemize ve dünyaya bakışımızın kökten değiştiği anlamına geliyor. Bu cümle birçok yabancı güçleri korkuttuğu gibi kendi medeniyet ve kültürümüzden uzaklaşan bazı aydınlarımızı da korkutuyor. Bu bizim geçmişimizden kopmak anlamına gelmez. Bilakis geçmişimizle yüzleşip kendi gerçeklerimize dönmemiz, sarılmamız anlamına geliyor.
Açılan ve kapanan parantezler arası her biri bizim yaşanmış ve toplumumuz üzerinde olumlu ya da olumsuz iz bırakmış tarihimiz, kültürümüz, tecrübemiz ve zenginliğimizdir.
Biz geçmişi istesek de yaşanmamış sayamayız, unutamayız. Parantezi kapattık demekle parantezler kapanmaz. Yeni Türkiye geçmiş tecrübelerden ibret alınarak, aynı hatalar tekrarlanmadan sağlam temeller üzerinde inşa edebilirsek gerçekten yeni bir parantez açılmış olunur.
Kemalistlerin tarihimizi 1923’ ten başlatmaları, halkı kendi din, tarih ve kültüründen koparmaya çalışmaları nasıl büyük bir yıkım olmuş ise, parantez içindeki dönemlerimizi yok saymamız, yaşanmamış kabul etmemiz kendimizi, tarihimizi inkar ve red anlamına gelir.
Yeni Türkiye parantezi, bir kopuş ve ayrılmanın başlangıcı değil, bir varoluş ve uyanışın, bir ayağa kalkış ve dirilişin başlangıcıdır.
Bütün yıkılışlar ve yok oluşlar bir parantezle başlar. Bütün doğumlar ve varoluş destanları da öyle…

Arif Altunbaş /Haber7
Facebook; arifaltunbas@hotmail.com
Twitter @arfaltunbas

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat