İstanbul Vicdan Yürüyüşü
- GİRİŞ02.01.2026 08:54
- GÜNCELLEME02.01.2026 08:54
İman ve Kur’ anla yoğrulan Müslüman Gençlik Hareketleri, gönül coğrafyamızın fidanları ve geleceği olan en kıymetli hazinemizdir.
İslami ruha sahip gençler her eylem ve söylemleriyle ülkesi ve coğrafyasının savunuculuğunu veya mücadelesini yüklenmiş gönül erleridirler. Teyakkuz ve hareket halinde olmak onların kanlarında kaynayan bir vahiy pınardır. Şuursuz, korkak, idealsiz, hedefsiz ve sorumsuz nesillerden Müslüman gençlik olmaz.
Yaratılan her canlı hareket halindedir. Hareketsiz duran insanlar ruhu bedenlerinden ayrılmış cesetler gibidirler. Hareket halinde iş yapan bir karınca, boş duran bir filden daha değerli ve hayırlıdır
Müslüman Gençlerin mücadele alanı, emperyalist güçlerin belirlediği ve zamanın yöneticilerine baskı ve zorbalıkla dikte ettirdiği ülkesinin suni sınırlarından ibaret değildir. Onlar Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Orta Asya, Afrika ve bütün İslam coğrafyasını kucaklayan ve kuşatan büyük bir coğrafyanın akıncılarıdırlar. Nerede bir mazlum sesi ve çığlığı varsa, onlar çağrılmadan oradadırlar.
İslam davasının sorumluluğunu yüreğinde ve omuzlarında hisseden her Müslüman genç insanlığı karanlıklardan aydınlıklara çıkarmaya çalışan örnek ve önder insandır.
Onlar, Hak ve hakikat davasına adanmış fedaileridirler. Onlar, adalet ve özgürlüğün, İslam ve insanlık değerlerinin hâkim olacağı bir nizam ve çağa odaklanmış ufuk çağı savaşçılarıdır. Yaşı, makamı, mevkii milleti, milliyeti ne olursa olsun bu ruh, düşünce ve bilinçle mücadele eden Müslüman toplumlar, hareketler ve milletler ile ancak yeryüzünde sürdürülebilir bir barış ve huzur ortamı tesis edebilirler.
‘’İnsanı yaşat ki; devlet, devleti yaşat ki; millet, milleti yaşat ki; ümmet, ümmeti yaşat ki; insanlık yaşasın’’ anlayış Müslüman Gençlerin mücadelesini verdiği barış ve kardeşlik ikliminin bütün dünyayı bir anne merhameti ve şefkatiyle, bir baba dirayeti ve heybetiyle sarıp sarmaladığı gün dünyada dökülmekte olan mazlumların kanları dindirilebilir.
Referans kaynağı, temel mantığı ve felsefesi, hareket tarzı ve fıkhı Kur’ an ve Sünnete uygun olan bir duyarlılık bütün dünyayı kardeş bilen ve onu bağrına basabilen bir merhamet hareketidir.
Müslüman gençler türedi uygarlıkların ve medeniyetlerin taklitçisi, kuklası, uşağı ve ücretsiz köleleri olamazlar. Onlar, her zaman ve zeminde vahiy kültürünün ürünleri olarak İslam Medeniyet ve tarihinin emekçileri, savaşçıları ve diriliş erleridirler.
• Ocak 2026 da İstanbul’un 3. kez böyle bir vicdan yürüyüşüne ev sahipliği yapması uluslararası Siyonist odaklara, onun yandaşları batılı emperyalist güçlere karşı milletimizin ayağa kalkması, İsrail vahşetini lanetlemesi, batı uygarlığının barbarlığını haykırması bütün dünya mazlum halklarına, ‘’Artık uyanın, batı emperyalizmi ve Siyonizm canavarına karşı kıyama durun’’ çağrısıdır.
Bu Milli İrade Platformu, sadece Gazze ve Filistin halkına yapılan İsrail zulmüne karşı değil, ikiyüzlü batı uygarlığının çifte standardına İstanbul’un şahsında tüm İslam âleminin ayağa kalkışıdır.
2026 Yılının ilk günü, sabahın aydınlığında İstanbul’da sembolik olarak özgürlük ve bağımsızlık için yükselen milyonların sesi, sadece Türkiye’nin sesi değil Kahire’nin, İslamabad’ ın, Darüsselam’ın, Şam’ ın, Bağdat’ ın, Trablusgarp’ ın, Saraybosna’’ nın, Üsküp’ ün sesidir. Balkanlar, Kafkaslar, Orta Asya ve Afrika’nın batı ve Siyonist emperyalizme karşı İstanbul’un başkaldırışının simgesi bir manifestodur.
İnkâr ve tuğyana karşı İslam ümmetinin Muhammedi sessiz kıyamıdır bu. Yüreklerimizde filizlenen bu kıyam hareketi zamanla tüm İslam âlemini saracak ve tüm mazlum coğrafyaları kuşatacaktır Allah’ın izniyle.
Bu organizeyi yapan ve buna katılan tüm kardeşlerime ve STK’ lara aydınlık yarınlara ve çağa yürüdükleri için tebrik ediyorum.
Arif Altunbaş, Haber 7

Yorumlar6
-
Haberci
20 dakika önce
Şikayet Et
“Anadolu’yu nüfuz mıntıkalarına ayırarak Osmanlı İmparatorluğu’nun ‘esvaplarını’ paylaşmak isteyen ve sıkıyı görünce diplomasi yolu ile işin içinden sıyrılıp kaçan İngiliz, Fransız ve İtalyanları Anadolu’dan uzaklaştırıp bizi de mağlup ettikten sonra karşımızda alelade bir adam bulunmadığını ve hakiki yaratıcı kudretini kavramaktan uzak kalmış olduğumuzu kabul ettik.” Yunan Ekonomi Bakanı
Beğen
Cevapla
-
Haberci
25 dakika önce
Şikayet Et
ATATÜRK böylece ölümü köleliğe üstün tutan bir ulusun neler yapabileceğini hayretler içinde kalan dünyaya göstermiştir. Bu örnek unutulmayacak, onun ölmez eseri, egemenliklerini elde etmiş ulusların kaderlerine hükmedenler için ışıklı bir örnek ve bir ilham kaynağı olarak kalacaktır.” Habip BURGİBA Tunus Devlet Başkanı 10 Kasım 1963
Beğen
Cevapla
-
Haberci
26 dakika önce
Şikayet Et
“Biz onun kişiliğinde, savaş alanlarında, büyük bir asker olduğunu ispat ettikten sonra her şeyin büsbütün kaybolduğunun sanıldığı bir anda ulusundan umudunu kesmeyi şiddetle reddeden, Tanrı’nın seçtiği büyük insanı yüceltiyor, kutluyoruz.'' Habip BURGİBA
Tunus Devlet Başkanı 1963
Beğen
Cevapla
-
Haberci
29 dakika önce
Şikayet Et
“Sakarya Savaşı, Sakarya Zaferi, yirmi yaşımın en kuvvetli hatırası olmuştur. O zamanlar kendi kendime diyordum: Acaba ben de ulusumu böylesine seferber edemez miyim, onun ruhunda bu kurtarıcı hamleyi, bu dizgin tanımaz ihtirası aşılayamaz mıyım?” Habip BURGİBA Tunus Devlet Başkanı (Cumhuriyet, 26 Mart 1965)
Beğen
Cevapla
-
DİDEM T.
1 saat önce
Şikayet Et
ALLAH Bu etkinliği düzenleyen katılan tüm kardeşlerimizden razı olsun....
Beğen
Cevapla
Toplam 6 beğeni
-
Ali
1 saat önce
Şikayet Et
Amin
Beğen
Toplam 2 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle