Trump İsral'in mayın eşeği mi?
- GİRİŞ03.04.2026 09:14
- GÜNCELLEME03.04.2026 09:57
Osmanlının yıkılışından sonra Batılı emperyalistler tarafından Ortadoğu uluslararası Siyonist- Haçlı ittifakının işgali, sömürüsü ve saldırılarının hedefi haline geldi. O günden bugüne bu işgal, sömürü ve zulüm sürmekte.
Önceleri İngiltere ve daha sonra ABD’ nin kanatları altında kurulan aşiret ve çadır devletleri gasıp fasık ve diktatörler yönetiyor. Bu rejimler bugünlerde, emperyalistlerle birlikte İslam’a ve İslam dünyasına ihanet etmenin faturasını ödüyorlar.
Ortadoğu’nun bir türlü başının beladan kurtulmamasının temel nedeni bu. Allahtan çok İsrail’den ve oturdukları koltukları kaybetmekten korkusundan düşmanına sığınan gasıp ve fasık Müslüman ülkelerin liderleri ve önderleridir.
2 Kasım 1917'de İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour' un, Siyonist lider Lord Rothschild' a gönderdiği mektupla İngiliz hükümetinin Filistin'de Yahudiler için bir "ulusal yurt" kurulmasını desteklediğini ilan etmesiyle başta Filistin olmak üzere tüm İslam topraklarında barış ve huzurdan bir eser kalmamıştır.
14 Mayıs 1948'de Yahudi Ajansı Başkanı David Ben-Gurion’ un, İsrail Devleti'nin kuruluşunu ilan etmesi, ABD Başkanı Harry S. Truman da aynı gün İsrail’i devlet olarak tanımasıyla Ortadoğu’da sonu gelmeyen saldırılar tetiklemiş, bu bitmek tükenmek bilmeyen savaşın son sahnesi bu gün en acımasız bir şekilde İran ve ABD İsrail arasında devem ediyor.
Emperyalist güçler ve silah baronları Ortadoğu’da kalıcı bir barış olmasını istemiyor. Kaos onların sömürü çarklarının dönmesine, barış ise bu çarkların kırılmasına sebep olacağını, savaşın anarşi ve kargaşa, yokluk ve kıtlık, yıkım ve fakirlik getireceğini, barışın huzur ve esenliğe açılan bir kapı olduğunu çok iyi biliyorlar.
Haçlı- Siyonist ittifakının işgal, sömürü ve katliamlarının nefes kesmeden devam etmesi ve kan dökmesi bundan. Siyonist İsrail istediği gibi, istediği oyunu istediği bölgede oynamasının önünü Haçlılar açıyor.
Büyük İsrail yolunda Siyonistlerin maksimalist politikalarını hayata geçirmek için tüm Haçlılar Telaviw’ e maddi manevi yardım ve destek vermekte bir an tereddüt etmiyorlar.
Ortada bir güç çekişmesi ve enerji kaynaklarının işgal ve gasp senaryoları oynanırken perde arkasında gizlice Siyonist yayılmacıların emperyalist emelleri karış karış, adım adım işgal ve istila olarak gerçekleştiriliyor.
ABD Irak, Suriye, İran, Türkiye de yaşayan Kürtlerin ortak bir devlet kurmaları, bölgenin haritasının değiştirilmesini, petrol ve gaz kaynaklarına sahip olmaları teşvik edilirken, Siyonistler de Büyük İsrail’in sınırlarına sahip olmanın hayaliyle yanıp tutuşuyorlar. Bu yüzden gerek ABD ve gerekse İsrail gözlerini kan bürümüş, kudurmuş bir köpek gibi saldırganlaştıkça saldırganlaşıyor.
İran’ın parçalanması, Suriye ve Lübnan’ın işgali ve en son sıranın Türkiye’ye geleceği iddiaları milletimiz ve devletimizi derinden huzursuz ediyor. Buna göre milletimizin yeniden bir milli Güvenlik manifestosu ortaya koyması ve buna göre hazırlanma gerçeği ortaya çıkıyor.
Siyonist ve Haçlı ittifakı çevrelerinde yapılan ‘’Türkiye İran’dan daha tehlikelidir ‘’ diyerek yapılmaya çalışılan algı operasyonları ve bunun üzerine yapılan yorumlar dikkatle izlenmesi ve karşı propaganda araçlarımızın konusu haline getirilerek milletimiz uyandırılmalı ve uyanık tutulmalıdır.
Milli İstihbaratımız Başkanı Sayın İbrahim Kalın’ ın ‘’Tüm yurtta teyakkuz halindeyiz’’ ifadesi her zamanki malum gizli ellerin ülkemiz üzerinde sinsi ve alçak oyunlar ve hesaplar peşinde olduğuna işaret ediyor.
Ülkemizde ve Bölgemizde en büyük fitne ve kaşınacak yaralar etnik ve mezhep taassubu odaklıdır. Özellikle Alevi Sünni, Türk Kürt, Laz Çerkez gibi kardeş kavgası çıkaranların asla Emperyalist ve Siyonist oyunlarına gelme ihtimalleri şimdiden yok edilmelidir.
Türkiye bu topraklarda doğmuş, büyümüş herkesin ortak vatanı, devleti ve geleceğidir. İsrail ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın barışının, baş belasıdır. Mutlaka bu saldırgan köpeğin durdurulması ve yok edilmesi gerekir.
Arif Altunbaş, Haber 7
Yorumlar4