Bölgesel ve Küresel Arz Güvenliğinde Türkiye’nin Rolü
- GİRİŞ22.05.2026 09:36
- GÜNCELLEME22.05.2026 09:36
Enerji, modern ekonomilerin sürdürülebilirliği için en stratejik unsurlardan biri olarak küresel siyasetin merkezinde yer almaktadır. Hürmüz, Babülmendep, İstanbul Çanakkale ve Malaka Boğazı ile Panama ve Süveyş kanalı gibi stratejik ticaret yollarına hâkim olan devletler, dünya enerji arzı ve krizlerini yönetirler. Denizlere hükmetmekten geçen bu yol, büyük devlet olmayı gerekli kılar. Türkiye, jeopolitik ve jeostratejik konumu sayesinde hem bölgesel hem de küresel ticaret ve enerji güvenliğinde kritik bir aktör olarak öne çıkmaktadır.
Türkiye’nin Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı, Kafkas petrolünü Akdeniz’e taşıması, TANAP ve Türk Akım projeleri, Türkiye’yi Avrupa’ya gaz sağlayan bir merkez haline getirmiştir.
2000’li yıllardan itibaren Türkiye, enerji arz güvenliğini artırmak amacıyla LNG depolama tesislerine yatırım yapmış ve bu alanda önemli ilerleme kaydetmiştir.
Türkiye, Hürmüz Boğazı’na alternatif enerji rotalarının merkezinde yer alması münasebetiyle; TANAP üzerinden Azerbaycan, Türkmen gazı takas anlaşmaları, Kerkük-Ceyhan hattı ve Katar LNG işbirlikleri.
Rusya ile Türk Akım ve Mavi Akım üzerinden Avrupa’ya yapılan gaz akışı, Libya ve Somali’deki enerji işbirlikleriyle geleceğin büyük bir aktörü olmaya adaydır..
Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji krizleri daha da derinleştirdiğinden; Avrupa’da doğal gaz fiyatları 30 € → 70 € bandına yükseldi, Türkiye’de sanayi üretim maliyetleri arttı, hane halkı enerji faturaları yükseldi. ABD ve İsrail’in İran’a yaptığı saldırı ile küresel petrol fiyatları 70 $ → 120 $ aralığında dalgalanmaya başladı. Bu durum bütün dünyada hissedilen ekonomik bir depreme yol açtı.
Türkiye’nin enerji krizlerinin aşılmasında üç temel katkı ile dikkatleri üzerine çekmeye başladı. Farklı kaynaklardan gaz ve petrol temini ile enerji çeşitliliği, LNG depolama ve dağıtım yatırımlarıyla Avrupa için tampon bölge işlevi. Yenilenebilir enerji (Rüzgâr ve güneş) yatırımlarıyla enerji güvenliğine katkı sağlamaya çalıştı.
Türkiye, enerji krizlerinde yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de kritik bir rol üstlenmeye başladı. Jeopolitik konumu, boru hatları ve LNG altyapısı sayesinde Hürmüz Boğazı’na alternatif rotalarının merkezi haline4 gelmeye başladı. Aynı zamanda yenilenebilir enerji yatırımlarıyla geleceğin enerji güvenliğine katkı sağlamaktadır.
İran’a yönelik İsrail-ABD saldırıları neticesinde Basra Körfezi’nde yaşanan savaş ve Hürmüz Boğazı gerilimi, küresel enerji krizini derinleştirdi. Bu süreçte Türkiye’nin Azerbaycan, Orta Asya ülkeleri, Basra Körfezi ve Irak petrollerini üzerinden planlanan yeni enerji rotalarıyla Avrupa’ya bir at başı gibi uzanan arz güvenliği ağırlığı daha da belirgin hale geldi.
Orta Asya, Ortadoğu, Somali ve Libya enerji kaynaklarının Türkiye’nin kanatları altında güvenli bir şekilde dünyaya pazarlarına ulaştırılmasıyla, küresel sömürü odaklarının bölgedeki etkinliğini azalacak; böylece bölgemiz ve dünya barışa daha fazla yaklaşacak, sömürülen ülkeler bu büyük pastadan daha fazla pay alacaktır.
Türkiye bu rolü ne kadar etkin oynar, bölgesel ve küresel düzeydeki etkisi de o ölçüde artacaktır. Ancak bu durum, ülkemizin güçlenmesini istemeyen dış odaklar ve onların yerli işbirlikçileri tarafından birçok yapay sorunlar ve bahanelerle engellenmeye çalışılacaktır.
Türkiye’nin derin Devlet aklı ve siyasetimizin bunu hiçbir zaman unutmaması gerekir. Yüzyıllardır yabancıları taklit ederek kendi vatandaşını “iç düşman” olarak gören kör ve topal iç ve dış politika yerine; muhataplarımızla dostluk, kardeşlik ve dayanışma bağlarını güçlendiren ülkelerle işbirliği yaparak gönlünü, gözünü ve gücünü bu stratejik alanlara yönlendiren bir yaklaşım, Türkiye’nin küresel bir aktör olasındaki başarıya ulaşmasını sağlayacaktır.
Bu asla bir ütopya ve abartılı bir yaklaşım değil, tarihin milletimize ve geleceğimize yüklediği bir sorumluluktur. Daha önceleri olan ve bugün de olması gereken ve beklenen bir misyondur.
Rabbim milletimize, kardeş ve dostlarımıza idrak, akıl, fikir ve dayanışma, birlik ve beraberlik şuuru versin. Hayırlı Cumalar ve aydınlık yarınlar dileğimle…
Arif Altunbaş / Haber7
İlgilenenler için Kaynakça;
-Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. (2022). Enerji ve Tabii Kaynaklar Strateji Raporu. Ankara: ETKB.
-Enerji İşleri Genel Müdürlüğü. (2023). Enerji İstatistikleri Yıllığı. Ankara: ETKB.
-Erdem, M. (2023). Türkiye’nin enerji güvenliği ve alternatif rotalar. Uluslararası İlişkiler Dergisi, 20(2), 55–78.
-Kaya, A. (2023). Türkiye’de ve Dünya’da enerji kaynaklarının genel görünümü ve alternatif enerji kaynaklarının önemi. DergiPark, 15(3), 101–120.
-Elektrik Mühendisleri Odası (EMO). (2021). Türkiye’de Enerji Sorunu ve Çözüm Önerileri. Ankara: EMO Yayınları.
-International Energy Agency. (2023). World Energy Outlook 2023. Paris: IEA.
-BP. (2023). Statistical Review of World Energy 2023. London: BP.
-OPEC. (2023). Annual Statistical Bulletin. Vienna: OPEC.
-Yergin, D. (2011). The Quest: Energy, Security, and the Remaking of the Modern World. Penguin Press.
-Öztürk, H. (2019). Türkiye’nin Enerji Politikaları ve Jeopolitik Rolü. İstanbul: Beta Yayınları.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol