Çağdaş sistemler ve demokrasi masalları
- GİRİŞ17.07.2026 09:15
- GÜNCELLEME18.07.2026 10:09
Demokrasi, dünyanın hiçbir yerinde halkın gerçekten kendi kendini yönetmesi değildir. O, bir masal; halkı avutma, uyutma ve oyalama oyunu. Antik Yunan’ın çok tanrılı düzeninden miras kalan bu anlayış, vahyin ölçülerini ve kurallarını hayatın dışına iterek “hâkimiyet milletindir” sloganıyla bir avuç parti liderinin tayin ettiği vekillerin el kaldırıp indirme ritüeline indirgenmiştir. Çoğu insan neye oy verdiğini bilmeden onaylar; ülkenin başındaki liderin dini ve ahlaki anlayışı ise doğrudan toplumsal kaderi belirler.
“Halkın iradesi” denilerek “Hakkın iradesi” göz ardı edilir. Böylece İslami ölçüler yerine çok tanrılı bir düzen hâkim kılınır. Antik Yunan’ın aşk, şarap, gök ve toprak tanrılarıyla dolu panteonunda her şey vardır; yalnız Allah’ın hâkimiyeti yok. Bugün bu oyun, her ülkenin kültürüne göre farklı renklerle halka sunulur; Beni İsrail’in kudret helvası veya Çin’in bulunmayan kumaşı gibi. Gerçek Musa ve İsa yoktur; hormonlu Musalar ve İsalar, Yunan tanrıları kadar çok.
Demokrasi, emperyalist güçlerin kutsalıdır. Siyonist iddiaların üstün ırk anlayışı gibi, demokrasi de sömürgeciliğin ninnisi olarak kullanılır. Antik Yunan’ın “Devletin dini olmaz” sözü, çağdaş demokraside “din yalnızca Allah ile kul arasındadır” diye tekrarlanır. Oysa devleti meydana getiren unsur halktır; halkın dini yok sayılmakla halkın kendisi de yok sayılmaktadır.
Çağdaş Batı medeniyetinin temelleri Antik Yunan ahlakı ve Roma hukukuna dayanır. Bu sistem, sınırsız özgürlüklerin köleleştirdiği insanlığı kargaşaya sürükler. Hırslar, kontrolsüz teknolojiler, nükleer yarış, çevrenin katli… İnsan kendi cehennemini ateşlemek için yarışır. Halk ise figüran olarak sahnede tutulur; bu oyunu alkışlaması beklenir. Eleştiri ise “çağ dışılık” diye yaftalanır. İslam ve İslami değerler, tanrıtanımazların dünyasında “gericilik ve yobazlık” olarak damgalanır.
İlk insandan bu yana vahiyden kopan insan, egosunun rüzgârına kapılmıştır. Medeniyet adına fıtratını zorlamış, kendi cennetini ve cehennemini kendi iradesiyle hazırlamaktadır. Bugün demokrasi adı verilen yönetimler, sınırsız özgürlüklerin ve tek adam rejimlerinin cehennemidir. İnsan vahyin yolunu terk ettikçe azgınlaşan bir varlık olarak tarih boyunca sınandığı gibi, bugün de kendisiyle sınanmaktadır.
Arif Altunbaş, Haber 7
Yorumlar4