Her eve bir tane, bir tane daha
- GİRİŞ02.03.2010 17:49
- GÜNCELLEME02.03.2010 17:49
Başlayalım o zaman, paylaşalım. Hayatınızın biran yanınızdan ayırmak istemediğiniz ve hep güler yüzle hatırlamak istediğiniz isimlerinden biri annemiz.
‘Ben sen olmam ama sen benim gibi olursun diyenlerden. ’Nerime adında o da bir anne, henüz ellisini yeni devirdi. Mahallesine göre o da herkesin Nerime annesi. Uzun yıllar öncesine dayanan bir öykünün baş kahramanı. Biraz Balkanlar kokuyor, Karadeniz’in hırçın dalgaları gibi inatçı ama dedikleri tecrübe edilmiş ve kanıtlanmış. Anlattığı her şeyde bir haklılık payı var. Mahallenin parmakla gösterilen isimlerinden. Eski dediğimiz, günümüze pek saklamadığımız bütün usulleri neredeyse biliyor. Misal ağrıyan en ufak yerine bardak çekiyor…
Kendi halinde Balkanlar’da toprak ağası sayılan bir dedenin en ufak torunu o. Evini insan ayırımı yapmadan herkese açan, sözü sohbeti dinlenir ve öğrenir vaziyette.
Bu devirde iyilik yapmanın ne kadar karşılıksız bir şey olduğunu, ya da iyilerde varmış canım diyenlere ispatlıyor. Etrafında çok uzağa gitmeden insan yedisinde neyse yetmişinde odur felsefesi ile yola çıkıyor. Kendinizle işte tam da bu noktada yüzleşmenizi sağlıyorsunuz.
Türkiye’nin gidip görmediği güzellikleri kalmadığı gibi şimdilerde daha fazla gençlerle yaşadığı anı defterlerini bir bir anlatıyor. Hep gençlerin yanında. “Kızım” dediği doktorlar, “oğlum” dediği avukatlar ve diğerleri.
Yüzünün güzelliğinden, yüz kalbin aynasıdır kelamını hatırlatıyor işte, içimizde melek görünen o kadar değerli şahsiyetler var ki. Sadece tozlu raflara kaldırıp, inanmak istemediğiniz o gerçekleri size uygun dille anlatacak biri olsun yeter ki.
Nerime anne, yaşamda onca zorluğu ve geçirmişliğine rağmen bir kenara atmıyor işte arada yaşıtlarına göre bazı önemli farklılıkları var. Aklına gelmediği ağrıları ile başlayan yaşama 1992’den itibaren tek böbrekle devam edip, haksızlıklara karşı adalete hep inanmış. Üç çocuğu ve ayrı ayrı yaşamlarını beş torununu gözünden bile çok sakınıyor. Her türlü tehlike anında ailesinin hem erkeği hem de kadını olmuş.
Büyük oğlunun askerliği esnasında yine yaşanmışlıklardan bir kare fotoğrafı var. Asla unutamıyor. Gelibolu’da oğlu askerlik yaparken kaldığı evde uyuyamaması ve bir şeyler hissediyor olması, onun içinden gelenleri etrafı ile paylaşmasına neden olmuş. Yıllar sonra korunan ve etrafı çevrelenmiş olan Gelibolu’daki devlet tarafından korunma altına alınıp devlet hazinesine geçirilen farklı bir evin keşfedilmesine sebep olmuş.
Yine Erzurum’da yıllar öncesinden askeri bir ziyaret esnasında, kendisini varacağı yere götürmek için bindiği araç da başına gelen onca sıkıntıları tek tek çözen Nerime anne, kendisini sıkıntıya düşürenlerin bir kalemde de hakkından gelmiş.
Tanıdığımdan bu yana bir gram değişiklik olmadan içindeki sesi vazgeçmeden dinleyen, paranın sadece ihtiyaçlar için kullanılması gerektiğini savunan, sofrasında yedirdikçe ekmeğinin artacağına inananlardan. Öyle dersler çıkarıyoruz ki!
“İnsan çevresinde iyileri gördükçe, iyileşir. İnsan çalıştıkça yaşlanmaz.” İşte koşturmalı hikâyeler ve maceralar var ülkemde bilinmesi gereken, duyulması gereken. Kimsenin kimseye ders vermesine gerek yok. Yeter ki başarı öyküleri bizleri yaşamdan koparmasın. Sayfalarımızı karalarken umut dolu, heyecanlı bakışlarla ellili yaşları yaşamak hiç de kolay değil.
Gençken düşünüyor mu insan acaba ben hiç yaşlanacak mıyım diye. Lakin onca vücut rahatsızlığına, ruh yorgunluğuna rağmen küçük bir örnek Nerime anne. Binlerce örnek var. Aralarından cımbızla çekiliyor. Şimdilerde Nerima annenin yaşam öyküsünü, geldiği ellili yaşları anlatan bir kitap çalışması yapılıyor.
Ne mutlu, en zor anlarında ağzından şükrü hiç düşürmemiş.
Yardımsever bir toplumduk, biri düşerken ardından bakmaz koşarak yanına gelir koluna girer kaldırırdık. Komşumuz açken rahatsız olurduk, ekmeğimizi bölerdik. Bencilliğin toplumun değer yargılarını etkilediği, hatırlanması gerekenleri hafızamızdan silmediğimiz zamanları tekrardan yakalamak istiyoruz. Ben değil aslında biz olgusu. Biraz bunu düşünmek gerekmez mi?
Medyada alışık olduğunuz örnek şahıslar dışında Türkiye’nin binlerce karakterlerini sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Sevgiye sevgiyle, karşılık vermek üzere.
Aynur AYAZ / Haber 7
a.nur1@hotmail.com
Yorumlar2