Down sendromuyla sevgi halesi oluşturdu
- GİRİŞ06.05.2010 08:33
- GÜNCELLEME06.05.2010 08:33
Dünün minikleri bugünün büyükleri olmuş başımıza. Maşallah. Daha nice 23 Nisan gibi kutlamalara. Zamanında nasıl dünyaya tek tek dersler vermişiz. Bizden çıkan özel günlerle her birini imrendirmişiz. Yurdumuza gelip yerli turistlerimize ve bize aktarılanlar aynen böyle.
Üniversite yıllarına gelene kadar, hayal edilir bir hayat için temiz duygularla alınan yolda yürümeye çalışanlar, hikayeler birbirinden renkli geliyor kulağa. Ama içlerinde öyle biri var ki, onu sizinle tanıştırmak istiyorum.
Geçtiğimiz haftalarda sadece telefonun ucundaki ses olarak kalmadı, yapacaklarını yaptıklarının yanına ilave edip bana anlattı. Ben de sizlere.
Mehmet Raif hocamız. 23 Nisan kapsamında down sendromlu öğrencilerle olan güzel anılarını kısaca özetledi. Sinesine herkesi sığdırabilen geniş, yufka yürekli Anadolu topraklarının samimi, sevgisini down sendromlu çocuklarımız ve kendini onların gelişimi için adayan, bu alanda yetiştirmiş farklı bir nefer.
Down sendromlu öğrenciler, çocuklar için ufak ufak projeler üretiyor ve ürettiklerini de yerel yöneticilerle, ilgililerle hiç çekinmeden paylaşıyor. Down sendromlulara sanatı aşılıyor ve projelerinde her birine görevler veriyor.
Toplumdan kopmadan soyutlaştırmadan down sendromlu öğrencilere eğitimleri boyunca müzik dersleri veriyor, onlara her yıl sergi düzenletecek kadar resimler yaptırıyor. Down sendromlu öğrencilerden oluşan müzik kulübü ve resim kulübü bile kurmuş.
Avrupa’da uzun yıllar down sendromlu çocuklar ve gelişimini inceleyerek geçirdiği zamanları, öğrendiklerini şimdi ülkesinde ve en kalabalık şehirlerde paylaşıyor. Dahası bu dalga, git gide diğerlerinde de yayılıyor. O ise bundan son derece memnun. Mutluluğu katlanarak artıyor.
Mehmet öğretmene akıl ve para veren çok olmuş ama o bildiği yolda zor olanı seçip mutlu olabilmeyi ve down sendromlu öğrencilerle vakit geçirmeyi yeğlemiş. Sadece akıl vermekle bu işlerin yürümeyeceğini kanıtlamış. “Para da zaten her şeyi çözmüyor” diyor.
İşte günümüzde çok sık karşılaşmadığımız ama toplum içerisinde down sendromlu çok çocuğumuz ve yetişkinimiz mevcut. Biraz görmek ve bilgilenmek gerek. Toplumda farklı sesleri görebilecek yollar açmalı. Kurumların böyle konularda yapması gerekenler de biraz çoğaltılmalı.
Yaşarken başımıza hiçbir şey gelmeyecek gibi yaşar olduk, toplum sorunlarından ne tek başına ne de bir birliktelik içerisinde çözmeye yeltenecek cesaret buluyoruz kendimizde. Kimimiz sadece benim çocuğum sağlıklı olsun derken, engelli ve down sendromlu kişilerden de bihaber olduk. Niyeyse.
Nedir bizi bu hale getiren diye sorgulamadan işte yeni dünya düzeni diyerek adını modaya göre değiştirmeyi kolay saydık. Oysa doğacak bir çocuğumuzun doğuştan da başına her türlü sıkıntılar gelebileceği tahmini içerisinde o duygularla, sağduyuyu unutmamamız gerektiğini yeni yeni hatırladık.
Biz hatırlamayı tercih edenlerle yaşayan vefakar öğretmenleri tanımak istiyoruz. Belki gereğinden fazla sağduyusuz kalmışız.
İçimizde kaç kişi kendini hiçbir beklenti olmadan adar? Kaçı böyle Mehmet Raif eğitmenlerimiz gibi fedakâr, gönüllü olabilir? Asli mesele bu belki de.
Kaldı ki halen okullarımızda sayısı artan Mehmet eğitmenlerimiz fazlalaşsın isteriz. Ama bunun için girişimleri de bazılarımız sözlerimizle engelleriz. Rahmetli Sakıp Sabancı’nın bu konuya yaklaşımı ve değerlendirmelerini herkes araştırabilir.
İstanbul’un içinde bazen köy bazen de kasaba diye bakılan yerlerden çıkan eğitilebilir down sendromlu yetenekli çocuklarımızı vurgulamaktan bıkmayıp, hiç usanmadan anlatmayı yeğleyeceğimiz şahıslar olmalı.
Ayırım yapma, ayrıştırma yapılmadan herkesin tek derdi insan gibi yaşanabilir ortamlarda biraz saygı ve sağduyu. Karşılıklı olarak herkes birbirini olduğu gibi kabul etmeli ve sevmeyi en azından denemeli. Tabi bu sevginizi karşılıksız gösterdiğinizde down sendromlu kişiler bile size gecikmeden karşılık veriyor.
Mehmet hocanın eğitim verdiği down sendromlu çocukların başarılarını duyduğunuzda, üstelik gözyaşlarınızıda tutamıyorsunuz.
“Kafaları okşandığında hep yanınızda olmak isterler, çabuk öğreniyorlar, öğrenebilirler” diyor Mehmet Raif. “Yaklaşmaları sizi hep duygulandırır. Sizin ağzınızdan çıkan güzel cümleleri duyunca gözleri güler ve anında tepki verirler” diyor. “Siz ağlayınca anlamaya çalışır bir müddet sonra da onların gözlerinden gözyaşı gelebilir” diyor. Çok önemli.
Hakkımız yok isyan etmeye başımıza gelenlerin muhakkak bir sebebi var. Başa gelene bile hamd etmek gerekiyor neticede.
Ama her şey bizim istediğimiz gibi gitmiyor dersek haksızlık etmiş oluruz. O zaman sebepleri düşünmeden yaşıyor oluruz. Oysa varolası hayatlarımız içinde gün be gün anlamı ile eriyen sözler dinlenmese de isyansız köklerimizi devam ettiriyoruz. Çok şükür.
Diri diri söylenen sözler üzerine dışarıda ve içerde gelişme yok diyenlere minikler nasıl sesleniyor. Mehmet Raif kullanılmayan plastikleri değerlendirip down sendromlu öğrencilerle harika eserler oluşturuyor.
Erken teşhis konulan Down Sendromlu bir çocuk erken teşhis konulmayan bir çocuktan daha hızlı gelişmekte. Bazı durumlarda ortalama normal çocuklardan bile daha hızlı ilerlerler. Bu gibi durumları dile getirmek ve başımızda diye çaresizliğe kapılmamak gerekir. Her şeyin üstesinden de sadece sevginiz başa çıkabilir.
Yakın zamanlarda reklam ve alkışla bütünleşen sosyal sorumluluk projeleri içerisinde daha çok down sendromlu, Türkiye’nin birçok yerindeki öğrencilere destek vermek gerektiğini savunanlardan olmaya davet ediyorum sizleri. Hazır çocuklarımız, yarınlarımız için malum yüz güldüren projeler yapılmaya start verildi.
Bizi ilgilendirmeyen sadece duyduğumuz ve bazen ilgilerimiz dışında kalan konuların aslında yakınlarımızda, dostlarımızda ya da sevdiklerimizin başında olduğunda vahlanmak yerine araştırma yaparak, bilgi sahibi olmak en doğru hareket işte.
Üzerine düşeni yapmaya gayret eden, Türkiye’nin her yerine ulaşılabilir proje yapıp sadece down sendromlu öğrenciler ve çocuklara kendini adayan bir eğitmeni bizler ancak alkışlar, bizler de destelemekten vazgeçmeyiz.
Hiç şüphesiz kimin başına ne zaman, nerde neler geleceğini ve nasıl bir çocuğa sahip olacağını ancak yaradan bilir.
Gerçek sevgi, sürekli sizin yüreğinizi tebessümle karşılayan olsun. Yaptıkların için sana sonsuz teşekkürler Mehmet Raif.
Aynur AYAZ / Haber 7
a.nur1@hotmail.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol