Her bedende bir dil ayrı söyler…

  • GİRİŞ14.08.2010 17:59
  • GÜNCELLEME14.08.2010 17:59

Dünya yakın gelecekte Türkiye ekseninde yaşayacak gibi. Kızgınlıklar, gerginlikler ve tüm sıkıntıları geride bırakarak iç açıcı şeyleri özlemlerken, onlara ramazan ayı münasebetiyle kavuşmanın bizlerde bırakacağı izler epeyce fazla olacak.

Anne ve baba sevgisi ile dolu, yıllarını onlar uğruna adayan bir gencin yaşam felsefesini keşke anlayabilsek. Gerçi şeytanın sevdiği anlamda keşke demiyoruz ama bizler. Adı gözyaşlarına karışan Elif’in hikâyesi iç sızlatır cinsten. Hayat mücadelesi henüz yedi yaşındayken Konya’nın bir köyünde başlıyor. Maddi imkânsızlıklar içinde, başına güzel olayların geleceğini hiç tahmin bile etmeden de devam ediyor.

Yanında kendine inanan ebeveynleri olan Elif azmini hiç yitirmemiş. Kendine yeni gibi sunulan kıyafetleri giymekten hiç utanmamış. Her bayram şeker diye yediği acılı un kurabiyesinin tadını asla unutamıyor. Hayalini sorduklarında avukat olabilsem ve insan haklarını savunsam diyor. Konya’da Bozkırda insan haklarından bahsetmesi ne kadar ilginç geliyor bize.

Uykuyu sevmediği, gördüğü rüyalarında yaşadıklarını etrafına anlattığında da inanılmaması sadece yüreğini hafif burkuyor ve üzüyordu diyor annesi. Babası çok başarılı olacağım diye diye mırıldanır ve her seferinde içindeki inanç ve yaşama sevinci ile herkesi heyecan alevine sokardı diyor. Bağ bahçe işlerinde eline geçen üç beş kuruşu biriktirse bile almak istediği kitapları alamamanın acısı yıllarca içinde ukde kalmış. Gerçi şimdi oda oda kütüphanesi var.

Bozkur’ı ziyaret eden ve yatırım yapmak isteyen bir grup iş adamı içerisinde keşfedildiği ve sohbet anını tarihi ile birlikte hatıra defterine yazmış. Değerli iş adamlarımızın beğenisiyle, gözlerinde parlayan o ışıkla yola çıkmış Elif. Söz vermiş toprağına ve memleketine.

Ailesinden ayrılmak zor gelse de kendine çok çalışmayı kafasına koymuş bir kere. İyi ki de koymuş. Türk kızının Almanya’daki başarısı dillere destan olur cinsten. Aldığı yüklü bursla, alnının teriyle bitirdiği okullarını şimdi büyük keyifle anlatıyor. İyi ki bana el atılmış diyor. Hayalini kurduğu mesleğine hiç hedeften sapmadan kavuşmuş. İyi bir avukat Elif şimdilerde.

Anne ve babası yaşlansa bile hala inanıyor. Ailemi sırtımda taşısam yetmez diyor. Konya Bozkır gurur duyuyor Elif’le. Öğrendiği dillere her yıl bir tane ekliyor. Yani çok dilli bir avukat. İletişim becerilerinin önemli olduğunu anlatıyor, maddi imkânsızlıklar asla yıldırmamış. Yemek, içmek çok önemli değil yaptıklarınız ve siz yapacaklarınıza odaklanın diyor. Sözcükleri insanın gözünü yaşartır. Söylemleri herkesin kalbinde iz bırakır tarzdan.

Nice gencimiz burslarla okuyor. O yardımcı hayırseverlerin tamamına teşekkürlerimizi sunuyoruz. Devletimizin bursla her yıl yurtdışına gönderdiği şanslı çocuklarımız, gençlerimiz bir başka gururumuz.

Başarılı olup hepsi ayrı ayrı dillerde dünyanın her yerinde. Şimdi gelin buyurun, görelim hep birlikte. Alkışı hiç susmadan dünyanın her tarafına dalga dalga yayılan gurur tablosundan tek bir şey anlıyoruz. Nice Eliflerimiz, Ahmet ve Mehmetlerimiz var. Yol, yordam göstermek belki de ellerinden tutmak. Bencil olmadan, imkânı olan değerli dostların verdiği eğitim burslarının ülkemiz ve ticaretimiz için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim.

Elif şimdi hem hukuk fakültesinde Almanya’da içinde Türk öğrencilerinde bulunduğu dersliklerde akademik olarak geçmiş yıllarda yapmak istediği hayali ile baş başa. Gözleri annesinin ve babasının bize anlattığı gibi hala parlıyor.

İdeallerinden vazgeçmeme özelliği büyülüyor belki. Onca sıkıntı ve onca mücadeleye değmiş. Değmiş ki en çok hayalin istediği şeye kavuştu bir diğeri ise ailesinin tüm sorumluluğu ve bakımı elinde. Ne mutlu. Gururlu ve onurlu yaşamını bir Almanya, bir Türkiye topraklarında sürdürüyor.

Teşekkürler Elif. Çalışmana ve azmine bir kez daha hayran kaldık.

Aynur AYAZ / Haber 7
ayazaynur1@gmail.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat