Yolu açık olanlar… (Afyonkarahisar,Giresun ve Kütahya)
- GİRİŞ05.11.2010 10:37
- GÜNCELLEME05.11.2010 10:37
Geçtiğimiz günlerde iç açıcı şehir manzaralarını görünce mutlu oldum. Sadece kişisel başarıdan ziyade bir kentin tepeden tırnağa başarı adayı olması beni oldukça heyecanlandırıyordu.
Bir şehir tepeden bu kadar mı gösterir kendini, kendini bu kadar ele veren gösterişli bir şehrin büyüsü olamaz. Özellikli şehirlerimiz olsa bile. Şehir gizlenmeden tüm çıplaklığı ile bize merhaba dedi. Şehrin önde gelen işadamları kendinden söz ettiriyor vaziyette. Örnekse Afyonkarahisar’da İkbal Sucukları. Öncülüğünü yaptığı her alanda ardından diğer iş adamları da katkıda bulunuyormuş. Bulunuyor bulunmasına da iş sadece iş adamlarımızla bitmiyor.
Sadece kentin gözlenebilir durumu değil, bizim orda bulunduğumuz iş nedeni ile de şehrin altından giriyoruz, üstünden çıkıyoruz.
Dünya markalarını içinde bulunduran ve binlerce kişiye iş sahası açan alışveriş merkezi üzerine yapılan yorumlar Afyonkarahisar için en önemli gelişmeler arasında gösteriliyor.
Afyon’da Terrace adında okyanusu andıran mekana uğramanızı tavsiye ediyorum. Dünya lezzetlerini size en güzel biçimde sunmak için her şeyden önce gözlerindeki heyecan önemli bu insanların.
Şimdi o şehir ve diğerleri için alışveriş merkezleri açalım yorumu yapabilirim. Lakin İstanbul gibi büyük şehirler doymadı mı sizce?
Afyon kalesi tarihi ile size başlı başına her şeyi anlatıyor. Aslında yol güzergahı içinde Afyonkarahisar’dan geçmemeniz mümkün değil. Ticaret hayatında bir şehrin yol bağlantıları ne kadar önemli bunu ancak tarihin ipek yolu tanımından anlayabiliyoruz.
Bir yandan da yer altı kaynakları içerisinde zenginliğini koruyan bu şehirde en önemli gözlemimiz, şehirde kimle sohbet ederseniz edin, ilçelerinden çıkıp kendini ve çalışmaları ile atlamadığı memleketinde en çok sevilen kişisi orman bakanımız sayın Veysel Eroğlu. Çevre ve orman bakanımız hakkındaki yorumları duymanız lazım. Hemen hemen her esnaf, tüccar, iş adamı ondan muhabbetle bahsediyor. Çocuğu, genci, A’dan Z’ye herkesin beğenisi ve sevgisini kazanmak çok önemli.
Afyonu keşfetmek isteyenlere sözüm, gençler harcama yapmak için daha çok alan ve organizasyonlar istiyor. Buna kulak kabartan belediye başkanını da tebrik ediyorum. Bizimle yatırımlarını heyecanla paylaştı, bizi randevumuz olmadan çat kapı içeri aldı. Belediye başkanı Sayın Burhanettin Çoban’a da teşekkürlerimizi sunarız. İşte yerel yönetim zihniyetlerinin değişip geliştiğine bir örnekti.
Bir başka durak Karedeniz’ in inci gibi sıra sıra dizili şehirlerinden Giresun. Amerika’ya yıllar önce yerleşip kafasına koyduğunu yapan bu en inatçı Karadeniz insanı, son derece birbirine mozaiği ile bağlı. Sadece Almanya’da yaşayan Türkler örnek gösterilirken, özellikle Giresun’un “Yağlıdere”adlı ilçesinin Amerika’da küçük bir yerleşimi sıfırdan inşa etmesi, dönemin dış işleri bakanının bile dikkatini celbediyor ki bizim parlementoya kadar ucu uzanıyor. Yani gelip sorduklarında ancak araştırılıp bakıldığında Giresun’un bir ilçesi olduğu tespit ediliyor Yağlıdere’nin. Tablo oldukça gurur verici.
Giresun kültür sitesinde, önde asılı tiyatro oyunu afişi ve gençlerin yorumları ap ayrı heyecandı benim için. Sadece bir püf noktası alabilmek için saatler öncesinden hazırlanan gençler heyecan ve gözlerindeki ışıltı her şeye değer diyordum.
Son durak Kütahya. Sizi dünyaya çinicilik, el sanatlarının uzandığı hatta atası olan bu şehir nasıl karşılıyor. Karma öğrenci gruplarıyla kendi içinde nezaketiyle, misafirperverliği ile kişisel gelişime oldukça açık bir toprak insanı var karşımızda. Önce sizin mutlu olmanızı bekliyorlar.
Açılan mekanlar, yolda düzenli olarak yol vermeler, insanların birbirlerine tebessümleri derken acaba hangi Avrupa şehrini geziyorum diyorsunuz kendinize. İşte dünyaya porselenimizi ve el sanatlarında ne kadar idealı olduğumuzu kanıtlayan bu şehre daha çok uğramak gerekir diyenlerdenim artık. Çok gezdikçe, şehir içinde, yapısı ve eksikleri hakkında daha çok bilgi topluyor olacaksınız.
Önündeki yatırımları umutlandırıyor. Her şehrin kendine öz özelliği ve tarihi büyüsüyle oradan ayrılıp koca şehre geri dönmek. Farkındalıkla yola çıkarak, ekonomiyi geliştiren bu şehirlerin elinden tutulmalı, oradaki başarı öykülerine kulak kabartılmalı ey dostlar.
Yerel yönetimler, gençler bir koldan da yatırımcı ve gelen misafirler eh işte. İşlenmeli şehir, yerin altı su yüzüne çıkmalı. Onca şehirden gelip okuyan insan evladı varken, durup çalışmamak galiba yakışmaz bize. Heyecansa, şayet aranıyorsa birazda oralara. Üniversite öğrencileri büyük bir potansiyel ve gençlik mühim mesele.
Aynur Ayaz - Haber 7
ayazaynur1@gmail.com]
Yorumlar5