Hak edenler ne için hak ederler...
- GİRİŞ21.04.2011 08:27
- GÜNCELLEME21.04.2011 08:27
Sabıkasız bir yeni dünya düzeni istiyoruz desek? Kaçımız inanır ve kaçımız hayalleri bırak der, geçer Kaçımız acımasız bakarken dinlenir ruhu. Ve siler gözyaşlarını şimdiden. Geçen karşılaştığım sürpriz bir tablo ile karşı karşıya kalıp başımdan geçen bu duygu yoğunluğunu siz empati yapmaya çalışanlara neden anlatmayayım ki?
Durup düşünmeye bile fırsat vermeyen tabloları görmek can yakıyor. Bir yandan seçim süreci bir yandan telaş acaba nereye yürüyoruz?
Geçenlerde eli ve fırçasını tek tek manalı dokunuşlarla tuvale saplayan ve aynı zamanda kalbinin derinliklerindeki güzellikleri kendi bakış açısı ve gözüyle tablolarına yansıtan sevgili dostumun en yakınlarının başına gelenler, öyle böyle unutulacak ya da rafa kaldırılacak bir durum değildi.
Tarımın ve çiftçilerimizin öneminden yıllar öncesinde sulama alanlarından girdik, ta hayallerin küçük işletmelere döndüğü küçük teşvikleri uzun uzun konuştuk. Bunun için ciddi kafa patlattık. Oysa çay içip biraz keyif mi yapmak istemiştik bilemiyorum ama meseleler dikkatimizi hep çekmişti. Çekecekti. Reklamlara bile girdi, içeriği siyasetti.
Dolu dolu bir hafta geçirmenin ve Anadolu toprak kokusu içinde medeniyetler zinciri ile aslında güzellikler abidesi doğu ve güneydoğuyu içindeki cevherleri ancak gidip görerek ya da orada yaşayanların ağızlarından bizzat dinleyerek anlamanız mümkün olabilir.,
Ya da direk şahitlerle. Bunun nedeni geçtiğimiz aylarda topraklarına bastığım güneydoğu ve sahada verilen mücadele. Bunu neden söyledim gidip sahada sıkıntı olup olmadığını gördüğünüz anda gerçeği görüyor ve hak edenler için konuşuyorsunuz da ondan.
Ankara'da bir gösteri ve tüm yaşanılanları özetleyen şu dizeler öyle bir çarptı ki yüzüme. Bir anda kaldım baş başa kendimle. Herkes birilerinden köşe kapmaca oynarken yazısında. Ne gözlem, ne detay ne de başka birşey desek derler. Hadi geçelim onu da kim dinler gençleri. Vaad yok bizde hareket var diyenleri... Hak edenler ne için hak ederler?
Doğudan güneydoğudan ses çıkaran oralardan göçüp gelenlerin başarı hikayeleri ve dünyaya yansıyanları nerden bilirler? Önemli soru, bence çok önemli sorular. Ve haftalardır sordum acımasız eleştirilerde bulunarak kendime. Seçime yaklaşırken tansiyon artıyor ve adaylar.
Şimdi dikkatimi çeken başarı hikayelerinin içinde ben bile seçim yapmakta zorlandım. Şaşırdım acaba bunda ben miyim diye... Eee bu kadar başarılı adaylarımız vardı ve biz farketmeye çalıştık, sanıyorum ayıp oldu ama geç kalmadık daha.
Mevcuttan aklımda kalan o güzel gösteriden önce hayatın tam içinden komedi ile başlıyor, ülke gerçeklerini içeren fotoğraf kareleri ile devam ediyor ardından şu söylemlerle son buluyor yani dizelerle. Kaleme de zeval olmaz diyor bir taraftan. Kim?
Adı Atalay Demirci. Kanseri yenip hayat sana inat hayatı yeniden yazıcam diyerek şiirlere ses veriyor, kalemini şahlandırıyor:
"Ya ağlamasın hiç kimse ya da gülmesin şu her zaman gülenler
Ya kimsede olmasın para denen illet ya da paylaşmasını öğrensin paralı millet
Ya kimse söylemesin sevdiğini ya da yapsınlar sevginin şu asıl tarifini
Ya şu bayramlar hiç yaşanmasın ya da bayramlarda et yemeyen kalmasın" ...
Galiba bana da son söz ellerine sağlık demek kalıyor.
Aynur Ayaz - Haber 7
ayazaynur1@gmail.com
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol