Erkekseniz kadın olmayı hayal edin!

  • GİRİŞ08.09.2011 08:20
  • GÜNCELLEME08.09.2011 08:20

Kadınsanız erkek olmayı, erkekseniz de bir kadın olmayı hayal edin...

Bir günden bir şey olmaz diyeceğim. Sözlü linçlerle belki karşı karşıya kalacağım. Hiç önemli değil.

Oysa yüze çarpan son günlerin, sözlü, bedensel ve fiziksel şiddetleri gördüğümüz. Özelliklede kadınlarımız. Türkiye'nin her noktasından!

Hangisinin önüne geçmek için tepkimiz? Hangisine bitirmek için yettik?

Sıralamayı nasıl belirleyeceğiz? Ne kadar hızlı gelen çığlıklar ve sessiz sedasız kapanmadan giden dosyalar.

Yapılan şiddete hayırlar bile durdurmuyor evdeki eşlerin birbirine kızgınlıklarını, oysa kim bilir ne kadar çok eşlerinizi elde etmek için uğraştınız, uğraş verdiniz. Devreye aileleri soktunuz ve çok çok istediniz. Evleneli kaç yıl oldu ve geriye dönüp bir kere bile ne çektirdiğiniz fotoğraflara bakıp yad ettiniz ne de birbirinizin isteklerine saygı duyabildiniz. İtiraf etmeye var mısınız?

Çocuklarınızı da ayrı düşünemediğinizden belki anne ve baba olarak birbirinize girdiniz. Tartışmalar, kavgalar çocukların önünde olmuş mu olmamış mı bakmadınız belki de hiç fark etmediniz? İyi de çok mu zordu? Bunlar için saygı, davranışlar için sevgi...

Yüzlerce, kilometrelerce yerin altında eli yüzü simsiyah olan derin işçilik ve emek gerektiren evinin tüm geçimini sırtında taşımayı göze alacak kadar ülkemde taşkömüründe çalışan bir kadın hiç görmedim bugüne kadar. Madenlerde, taş kömürlerde, fırınlarda ve pastanelerde erkekler, kumaş ve boya atölyeleri ve sanayi.

Şimdi kadınla erkek işgücü hususlarında elbette aynı olamazlar. Bu mümkün değil. Yalnız a

Allah aşkına bir günlüğüne kadınsanız erkek olmayı, erkekseniz de bir kadın olmayı hayal etsenize, sadece hayal nasıl olur?

Acaba küfürler havada uçuşur mu? Ya da hadi canım bu da nerden çıkıyor, çıktı mı diyeceğiz.

Bugüne kadar sokaklarda henüz balık ekmek ve ekmek arası köfte satan hanımlarımız çoğunlukta değil.

Nohutlu pilav satan hanımlarımızı biraz fazlalaşır görüyorum ama bunu pilavı iyi yapmalarına bağlamıyorum.

Bizim kadınlarımız çalışmayı sevince acaba erkeğine ya da evindeki eşine üstünlük kurmaya mı başladı? Aslında dengeler değişti ve saygı yitirilmeye başlandı dolayısıyla da ardından aile içi çatırdamalar.

Hatta okumuş, ötesi üniversite mezunlarının bu ülkede eşlerini daha fazla dövüyor tartışması bile yaşandı.

Ardı arkası kesilmedi. Kesilmez de bu gidişle. Çünkü o gün ne eşinizi düşünerek güne başladınız ne de eşiniz eve geldiğinde sizin için fedakârlık yapmıştı. Artık sokakta şunu duyar olduk, eşim evlilik yıl dönümünü değil hatırlamak, nasıl evlendiğimizi bile unutmuş. Şimdi böyle bir durumda gelin ve siz karar verin.

Reelde de eşi misiniz diye?

Evlilik müessesesi diyerek yola çıkanlar yüz defa düşünüp bir defa karar verecek.

Bizi doğuran ve sıkı sıkıya sarılmayı unuttuğumuz analarımıza yaranmak için doğru söyleyelim elleri öpmek artık neredeyse bir angarya.

Oğlum: "hadi kahvaltını yap, sonra doğru okula ama kapıdan çıkmadan kızım anneye hani bir öpücük"!!! Nerde!!!

Kaçınız annenize her yıl bir öncekinden daha fazla sarıldınız ki? Aaa, kocaman oldun hala annene mi sarılıyorsun?

Düşünsenize çocuğun, yetişkinin kendini erişkin zannedenin düştüğü durumu. Eşler bile birbirini çok sevince neredeyse ailelerden bir müdahale.

Acaba adı kıskançlık mı?

Annelerin oğullarına, kız çocuklarının da babalarına düşkünlüğü nedense sadece bizim toplumumuzda ve tez konusu olabilmiş vaziyette.

Bu kadar elimizi kolumuzu bağlayan ve özgür evliliklerin lafta yapıldığını sandığımız ortamda düzgün ilişkiler, akıllı flörtler ve görücü usulü evlilik modelleri. Hani nerede? Hayatımıza karmaşa bu denli girmişken birer günlük yer değiştirmenin belki bir sonraki yıla bir faydası olur inşallah.

Şimdi gün bitmiyor ki can yakıcı, hiç okunmak istemeyen ve hiç de görmek istemediğimiz şiddet sahneleri ve haberleri tekerrür etsin.

Kadın her türlü şiddetle eşinin ya da sevgilisinin hakkından gelmiş, erkek de aynı. Ömürlerini ve ailelerini bitirip mutsuz toplumların temellerini geride gözü yaşlı çocuklarını bırakarak sergiliyorlar.

Kimse yalan konuşmasın...

Kimse alınmasın, küsmesin ve kırılmasın ama ailesinde eşine bir cümle bile sözlü şiddet de uygulamayan varsa sonuna kadar helal olsun diyelim.

Ülkemde en acil olan şeylerden biri de toplumun anası, ailelerin aynası kadınların bu çığlıkları.

Bir günde binlerce kadına ya da erkeğe kalkan o eller kırılsın...duyan, duymayan kalmasın.

Eşinin bir gün mutsuz olmasını sağlayan herkes gitsin ve gönlünü almak için ilk evlendiği gündeki hikâyesini hatırlamakla yetinsin, ailelerim problem diyenler, gücü yettiğince bir rehbere gitsin ya da aileden en sözü geçeni dengeleyici olarak görevlendirsin,  bunlar uygulandığında ah ah bunlar uygulandığında bir şiddet haberi almayacağımız günlerin hayaline.

"İNŞALLAH" ...

Aynur Ayaz / Haber 7
ayazaynur1@gmail.com

Yorumlar4

  • Ertan YILMAZ 14 yıl önce Şikayet Et
    TÜRKİYEDE KADIN OLMAK. çok zor olsa gerek. ama bazende erkek olmakta çok zor. nadirde olsa bazı kadınlar varki aman aman illalah dedirtecek cinsten. kadınlarda bu oran nadir ama tabiki erkeklerinki çok daha fazla.
    Cevapla
  • yorumcu06 14 yıl önce Şikayet Et
    güzel yazı... çözüm empati yapmakta..
    Cevapla
  • ALAİ KOC 14 yıl önce Şikayet Et
    SIRA SİZDE..... Siz erkek olmayı hayal ettiniz mi?Haydi şimdi de siz onu deneyin hanımefendi..
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • muhalif 14 yıl önce Şikayet Et
    Elinize sağlık. Çok harika bir yazı olmuş.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat