İşte bu! Biz buyuz...

  • GİRİŞ27.10.2011 06:52
  • GÜNCELLEME27.10.2011 06:52

Gerçekten yüzümüzü güldüren ve vicdanımızın hala aktif olduğunu görmek bizi hem umutlandırıyor hem de birkez daha bizim birbirimize ne kadar düşkün bir millet olduğumuzu gözler önüne seriyor. İşte bu!

Nereye kafayı, kafalarımızı çevirirseniz demek ki alacağımız cevap aynı olacak. Maşallah. Bir kez daha maşallah...

Van içimizi burkan bir afetle bizi derinden, çok derinden sarstı. Ama ne Rize’mizi ne de ülkemizde çok önceleri yaşadıklarımızı hafızalarımızdan silmedi.

Halen dünyaya nasıl örnek olup, organize olabildiğimizi gösteren ve ekmeğini bölmeyi unutmamış olmamız çok çok önemliydi.

Dünyaya bunu ispatlamak zorunda olmasak bile bunu anladılar. Tarihten ders almış olmalı ki 1999 depremini sokaklardan eve girmekte zorlanmış biri ve ekmeğini paylaşanlarla sabahlamayı unutmamış biri olarak bu satırları kuruyorum.

Ailesinden ayrı, haber bile almakta zorlanmanın ne demek olduğunu tekbir sesleri ile insanların sokaklara döküldüğü sahneleri, o panik anları ve çığlıkları, evde duş alma korkusunu ve hafif uykuyu ancak yaşayan bilir ve empati yapabilir.

Zor anlardı. Herkesin kıyameti bilemediği halde ilk aklına gelen kelimesiydi “deprem". Hayat ve inancın birleştiği durumları şimdi akli irade ile kullanır haldeyiz.

Ama velakin biz ayrı bir toplum ve ülkeyiz. Hiç kimseye benzemeyiz. Bir yandan dayak atarken bir yandan da sevebiliriz. Allah bizi böyle yaratmış.

Sözcüklerimiz kimseyi acıtmasın diye düşünürken bazen hiç düşüncesiz de davranabiliriz.

Çok değerli bir büyüğümüzün söylediği şu sözler ekranda birkez daha duygulandırdı bizleri. Rekora koşan bir yardım programıydı ve herkes tereddütsüz oradaydı.

Bu bir yarışma programı, bu bir dizi ya da bu bir aktüalite programı değildi.  Lakin izleniyor ve akın akın yardımlar yağıyordu. Şükürler olsun. Demek ki an kardeşlik anı. An elindekine şükretme anı ve an senin de bir gün başına gelebileceğini bilme anıdır. Yardımlar aktı ve hiç durmadı.

Kardeşlik zamanı diye başlayan tüm organizasyonları alkışlıyor ve gurur duyuyoruz. Başımıza gelen afetlerin aslında büyük imtihanlar olduğunu hatırlayarak yola hızla ve kendimize çeki düzen vererek devam etmek mühim mesele. İnsanlık ölmemiş... Ölmeyecek de... Şimdi hem kardeşlik hem de bolca dua zamanı.

Bilmeyenin okuma, ayıbı olanın ayıbını örtme, konuşamayanın sırtını sıvazlama, başlarını okşama ve yürekten sevme zamanıdır. Şimdi isyanları ve ağlamaları bırakıp birbirimize hesap sormadan omuz dayama ve gözyaşlarını silme zamanıdır. Bu zaman dilimleri Kara günlerin inşallah geçeceği ardından aydınlık günlerin umutla geleceğini sergileme halidir.

Nasıl yaşanmıştı 1999 depremi ve ülkemizde geçmiş tarihlerde yaşadığımız onca depremler. Bu doğal afetler deprem, sel vb. yürek burkup üzerken bizleri geçti hepsi. Geçecek inşallah. Van'daki dostlarımızın, kardeşlerimizin, analarımızın, kardeşlerimizin Allah yardımcıları olsun.

Ailesinde ve yakınlarında Varto depreminde kayıpları olmuş ve depremden 3 gün sonrada yaratanın mucizesi olarak sağ çıkmış akrabaları olan biri olarak bu duyguları çok net anlayabiliyoruz, anlayabiliyorum.

Bugün geçmişten daha iyi çok daha iyi olacağız. Acıları yüreğimize sığdırarak bağırmak yerine sabır dileyeceğiz. Sabırla imtihanların Allah'ın bir tecellisi olarak bizlere yansımasını görebileceğiz. Kimse ne oturduğu eve, cebinde ya da bankadaki biriktirdiklerine güvenmemeli. Güvendiği şeyin sadakatle, sevgiyle büyük bir cesaret olduğunu bilmeli.

Şunu öğreniyoruz, her kurum kendi içinde afet koordinasyonu için zemin hazırlıyor, kurum ve kuruluşlar akut gibi arama kurtarmaya gönüllü arıyor. Gönüllülük iş bu noktada önemseniyor ve bir nevi gönüllülük çağrısı yapılıyor. Gönüllü doktorlar, gönüllü hemşireler, gönüllü öğretmenlerimiz, gönüllü psikologlarımız ve diğer meslek grup gönüllüleri Allah sizden de razı olsun.

Bir haber aldım TOGEM'ler de Van'da. TOGEM Adıyaman'dan Van'a ulaştı. Herkes elindekini, avucundakini, cebindekini hiç çekinmeden verebiliyorsa işte biz buyuz.  Anlatmalı, dile getirmeli ve korkusuzca yürek koymalıyız diyebildiysek devamı gelir inşallah. Türkiye her yerde. Bugün Van'da yarın ihtiyacı olan bir başka yerde, bir başka ülkede. Ülkemizin, insanı seven ve insana insan olduğu için değer veren herkesin samimi olarak yanımızda olduğunu bilmek inanın bana huzur veriyor.

Bir gün başımıza ne gelirse gelsin, ülkemin, insanımın, milletimin bir yardım elinin de benim üzerimde olduğunu hissediyor olabilme umudu güç veriyor. İşte biz buyuz.

Aynı anda düşer, aynı anda kalkar ve aynı anda gaza geliriz. Bazen inadı sever bazen de yürek burkanların hakkından geliriz. Biz buyuz.

Doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyi fark etmez. Haberleri aldıkça yüzümüz güler, içimiz ısınır ve seviniriz. Adıyamanlılar Vakfı, daha yüzlerce vakıf ve yardım kuruluşlarından da Allah razı olsun. Yardım eden, yardıma vesile olan, yardımı teşvik eden, yardım sözlerini yüreğinde barındıran herkese sonsuz teşekkürler...

Aynur Ayaz - Haber 7
ayazaynur1@gmail.com

Yorumlar1

  • ali gulbagci 14 yıl önce Şikayet Et
    durusumuz. takdire inanan bir milletiz kiymetini bilelim.musibet ler,felaketler karsisinda tek yurek oluyoruz kiymetini bilelim(sov yapmiyoruz gercekten).Birimiz digerimizin elinden tutabiliyoruz kiymetini bilelim. daha sayabilecegimiz bir cok hasletlerimiz bir cok millette olmayan degerler oldugunu unutmiyalim.millet olarak kendimizin ulkemizin degerini unutmuyalim. ne olur biz bizi,ulkemizi, birligimizi ,dirligimizi unutmuyalim. saygilarimla
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat