Annesinden af dileyen çocuklar...
- GİRİŞ05.07.2012 09:39
- GÜNCELLEME05.07.2012 09:39
Tarif edilemez bir duygudur bu ve hemen hemen herkes bilir. Anne çocuk ilişkisi ve sinerjiden oluşan mutluluk. Annelerin çocuklarına sevgisi ve üzerinde biriktirdikleri, emekleri bir hayli fazladır. Annemiz baş öğreticilerimizdir. Lakin son yıllarda kaybedilen değerlerimizi hatırlamamız gerektiğini duyduğum anne hikayelerinde görünce hem şaşırıyorum hem de kızmamak için kendimi zor tutuyorum.
Yıllarca üzerinde emeği olan annesini bir çırpıda yok sayıp sadece maddi imkansızlıkların vermiş olduğu onca mücadeleyi de es geçerek, etrafına karşı annesini hiçe sayan ve yaptıklarını görmezden gelenlerden tutunda, vücudunun herhangi bir parçasını çocuğuna bağışlayan o annelerimize nasıl borcumuzu ödeyebiliriz ki?
Ülkemizde de varolan ve bazen sesini hiç ama hiç çıkaramayan annelerimiz var. Mutlaka her anne çocuğu için yaptığı fedakarlığı söylemez. İçinde gizli saklı tutar. Ama yeni duyduğum bir olay eminim gerçek tepkileri üzerine çekicek kadar da güçlü.
Babası vefat eden bir gencin, annesinin tüm yaptıklarını inkar etmesiyle başlayıp, etrafı ve arkadaş çevresine de annesinin kendi evine temizlik işlerine gelen bir kadıncağız olduğunu söylemesi ve ardından devam eden sürecin yaşanması. Kimin aklına gelir ki öz annesini evine temizlikte çalışan bir kadın olarak tanıtması. Büyük acı...
Ailecek trafik kazası geçiren bir annenin çocuğuna hiç düşünmeden bağışladığı gözü ve yanında olup yüzlerce gösterdiği fedakarlığı.
Şimdi hangi değerleri unuttuk, kültürümüzden çıkarttık?
Bize neler oluyor? En yakın dostumuz dediğimiz annelerimize ne kadar yakın ve ne kadar uzağız?
Yok. "Biz öyle çocuğumuz 18 yaşını doldursun ve ne yaparsa yapsın!" , ayrılsın bizden ne diyebilirim diyen bir aile kültürüne çok yabancıyız. Böyle düşünemeyiz, hatta düşünmemeliyiz.
Büyüsekde hala annelerimiz için onun büyüyemeyen çocukları oluyoruz. Bizim kıymetli ve elleri öpülesi annelerimizin bizlere hiç birşey bile yapmasalar o dokuz ay on gün sancılı bir şekilde karınlarında taşımaları bile yetmez mi? Yeter de artar bile.
Annelerinden hergün af dileyerek onlardan alacakları helalliklerle işlerin rast gideceğine inanan tarihteki annelerimizin bizlere her daim örnek olduğunu biliyor ve bu örneklerle toplum içerisinde en önde dinlenmesi gereken anne cümlelerin aslında hayatlarımızın gerçekten dönüm noktalarını olduğunu asla unutmayalım.
Daha çok annesinden af dileyen, boynuna sarılan, yanağına ufacık bir buğse, öpücük konduranlardan olalım. Biz evlatlar için geç kalmak bizim için en büyük kayıp olacaktır.
Aynur Ayaz / Haber 7
ayazaynur1@gmail.com
Yorumlar1