Cumhuriyetimize bir kez daha teşekkür…
- GİRİŞ01.11.2012 09:52
- GÜNCELLEME01.11.2012 09:52
Çalışırsınız ve kazancınız, ekmeğiniz sizi bağlar. Bir çırpıda Allah'ın verdiği rıskı kimse sizin elinizden gelip alamaz. Diyelim ki aldı, o zaman Allah bir kapıyı kapar bir diğer kapıyı açar. Hepimiz yaşıyoruzdur.
Son yıllarda değil bu, yıllardan beri güçlü zayıfı ezer mantığı. Bugün güçlü olabilirsin ama ya yarın. Kimin, kimimizin ne zaman, nerede, ne şekilde başına ne geleceğini ancak Allah bilir.
Yalnız son yıllarda gelinen yine uç noktalardan biri belki en tehlikelisi birçoğumuzun gözlemlediği birbirinin düşüncesini ortadan kaldırma yok etme anlayışı, düşünceye, geçmişe sinir olma, herkesin her şeye konuşması ve karışması. Çok acı! Gelinen nokta şunu gösteriyor belki de ne pedagoglarımız ne de psikologlarımız üstüne alınmasınlar ama toplumsal ruhsal çöküntü anlarımızın doruk noktalarını fazlasıyla yaşıyoruz. Doktor ne çare! Ya da bana mı öyle geliyor? “Ben mi alınganlaştım yoksa toplumumuz mu?” bu soruyu da sormak gerekmez mi?
Nefes almadan uzun cümle kuracak kadar sıkıntılıyız. Birbirimizi azarlayıp sonra oh diyecek kadar acımasızız.
Kendine öfkesi olan tam karşısındakinden çıkartmayı beklerken bir yüzüne tükürmediği kalıyor. Nerede kaldı “güzel söz” konuşma. Hepimiz konuşmada sanatkâr sayılırız ya.
Geçenlerde sevgili Turgut Özakman'ın bir televizyon röportajını dinlerken bir kez daha anladım. Geçmiş zaman Cumhuriyet kutlamalarından örnek verdi ve ailesinden..
Evet yaşıyoruz ama nasıl? Yaşam mekanizmanızda saygı ve sevgi yoksa bittik.
Kimisi diyor ki bacım bu da nedir, ne sevgi, ne saygısı? Geçelim onları…
Hepimiz atalarımızdan gördüklerimizden ya da esinlendiklerimizi yaşatmaz mıyız? Biz ne gördük ve neler uyguluyoruz? Çocuklarımız neler yaşıyor? Ayrıntıları kaçırmak bazen yaşamın tamamını kaybetmeye yol açmaz mı?
Güzel bir hayat isterken, “huzur” kelimesini lütfen atlamayalım. Ders alacağımız yaşam belirtileri ancak başımıza geldiğinde ya da 3.sayfa gazete haberlerinde gizli kalıyor. Ahlâki dejenerasyonda önde gelen nedenler neler ona bakmak lazım. Bunun için herkes öyle bizde öyle olalım, herkes öyle düşünüyor bizde böyle düşünelim değil kasıt.
Üç kelime hayat kurtarır son günlerde…
“Düşün”, “Konuş”, “Dinle”…
Sıralamayı gelin değiştirelim…
“Dinle”,”Düşün” ve “Konuş” Ve deneyelim.
Aynur Ayaz - Haber 7
twitter.com/aynurayaz
Yorumlar5