Türkiye'nin bir dijital Etik Konseyi'ne ihtiyacı var mı?

  • GİRİŞ28.11.2012 11:15
  • GÜNCELLEME28.11.2012 11:15

Internet, sosyal ağlar ve dijital araçların yaygınlaşmasıyla birlikte hepimiz farkında olmadan arkamızda bir iz bırakıyoruz. Internette hakkımızda çıkan bir haber, yazdığımız bir blog, sosyal medya hesaplarımız, internet sayfalarındaki fotoğraflarımız dijital ayak izlerimizi oluşturuyor. İşin ilginç tarafı bu izler bizi dünyaya tanıtan bir profil haline dönüşmüş durumda. Bir kişiyi tanımak istediğimizde yaptığımız Google'lamak veya Yandex'lemek oluyor. Arama motorları bizi cümle aleme tanıtan bir kimlik haline geliyor.

Peki ya hakkımızda çıkan yazılar, haberler veya yorumlarda gerçek dışı durumlar söz konusuysa? Veya kişilik haklarımız bir internet sitesinde açık bir şekilde ihlal edilmişse ne yapmalıyız?

Türkiye'de bu gibi durumlarda kullanıcıların yapması gereken ya içeriği oluşturan kurumla temasa geçmek ya da mahkemenin yolunu tutmak oluyor. İlk yol bazen sonuçsuz kalırken, ikinci yol ise hem uzun hem de gerektiğinden daha ağır sonuçlara yol açabiliyor. Geçtiğimiz hafta, Next In Line adlı bir AB projesi kapsamında ziyaret ettiğim Macaristan ise bu duruma biraz daha kurumsal ve sivil bir çözüm olmuş.

The Association of Hungarian Content Providers (MTE - http://www.mte.hu/) yani Türkçe çevirisiyle Macar İçerik Sağlayıcılar Derneği, 2001 yılında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu. Kurucuları arasında Macaristan'ın en popüler internet içerik sağlayıcıları olan Index ve Origo gibi şirketler var.

Derneğin kuruluş amacı sektörün kendi içindeki öz denetimini sağlamak ve Macar internet iş pazarının geliştirilmesine yardımcı olmak.

Sistemin işleyiş şekli ise şöyle;

Macar internet kullanıcıları MTE'ye başvurarak internetteki çeşitli hak ihlallerini veya içerikle ilgili şikayetlerini belirtiyorlar. Bu şikayetleri bir komite tek tek değerlendiriyor. Eğer komite kullanıcıyı haklı görürse şikayet konusu yapılan içerik kaldırılıyor. Tabi bunun yapılabilmesi için şikayet konusu yapılan içeriğin derneğe üye şirketlerin web sitelerinde olması gerek.

Eğer içerik derneğe üye olmayan bir şirketin sayfasındaysa bu durumda MTE içeriğin kaldırılması yönünde uyarıda bulunuyor ama yaptırımı olmuyor.

Derneğin Başkanı Peter Nadori ile yaptığım sohbette Macaristan'daki en büyük dört içerik sağlayıcısından üçünün MTE üyesi olduğunu öğrendim. Bu durumda kullanıcıların şikayetlerinin bir çoğunun dikkate alındığını söylemek mümkün.

Peki ne gibi şikayetler dikkate alınıyor?

MTE'ye yapılan şikayetlerin başında kullanıcılar hakkında yapılmış kişilik haklarını zedeleyici yalan haberlerin kaldırılması geliyor, eğer komite bu şikayeti haklı bulursa içerik kaldırılıyor. Bir diğer şikayet konusu ise kullanıcıların başkaları hakkında yapmış olduğu yorumlar. Eğer bu yorumlarda kişilerin haklarını haksız yere ihlal eden bir durum söz konusu ise MTE müdahele edebiliyor.

Derneğe üye olan içerik sağlayıcıların hassas olduğu bir diğer konu ise küçük yaştaki internet kullanıcılarının korunması. Bu amaçla içerik sağlayıcılar küçüklerin görmesinin uygun olmadığı bir içeriği yayınlamaları durumunda bir uyarı yayınlamak zorundalar.

İçerik sağlayıcılar ayrıca sundukları içeriğin AOL Aile Kontrolü, Cyber Sentinel, Eyeguard, Genesis, iFilter, Internet Sheriff gibi filtre programlarına uygun olmasına dikkat etmeliler.

Bunun yanında MTE üyesi içerik sağlayıcılar kişilerin haklarının korunmasından da sorumlu. Suçu kanıtlanana kadar herkes masumdur ilkesi internette de geçerli. Eğer bir kişi hakkında verilmiş kesin mahkeme kararı yoksa ad ve soyadının açık bir şekilde yazılmaması gerekiyor. Eğer suçu mahkemece onaylanan kişi küçük yaştaysa adının yazılması yine de yasak.

Internette yıllar önce yayınlanan bir haber sanki bugün yayınlanmış gibi arama sonuçlarında gözükeceği için MTE bu gibi durumlara büyük hassasiyet gösteriyor.

Bunun bir istisnası ise devlet görevlileri. Eğer bir devlet görevlisinin adı bir suça karışmışsa adının zikredilmesinde mahzur yok. Çünkü bu toplum düzenini yakından ilgilendiren bir durum olarak kabul ediliyor.

Bir diğer önemli ilke ise, kişi ve gruplar hakkında yapılan aşırı nefret dolu yorumların düzenlenmesi hakkında. Bu alandaki şikayetler ciddiyetle ele alınıyor ve haklı bulunması durumunda içerik kaldırılıyor. Eğer yorumların yapıldığı kişi bir devlet görevlisi ise yapılan eleştirilere bir seviyeye kadar tahammül gösterilebiliyor.

MTE'nin Macaristan'da yapmış olduğu bu öz denetim mekanizması sayesinde devletin müdahelesine gerek kalmadan internetteki sorunların çözülmesi mümkün hale gelmiş durumda. Böylece dijital araçların getirdiği sorunlar daha medeni bir şekilde çözülebiliyor.

Elbetteki bu sorunların sihirli bir değnekle dokunur gibi çözülmesi mümkün değil ama MTE gibi bir kuruluşun varlığı sektörün sağlıklı gelişimi için önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Belki MTE Türkiye'de yaşamakta olduğumuz bazı sıkıntılar için de bir model olabilir. Ne dersiniz?

Deniz Ergürel - Haber7.com

Medya Derneği Genel Sekreteri

Twitter: @denizergurel

Blog: http://denizergurel.net

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat