Aslında türban sorunu hiç olmadı ki!
- GİRİŞ10.07.2008 10:20
- GÜNCELLEME10.07.2008 10:20
Elbette isimlerin değişmesiyle hakikat değişmez, ama bu ısrarın da bir anlamı olmalı...
Gerçekte başörtüsü olan ve bazılarının ısrarla türban diye isimlendirdiği hadisenin aslı şudur: Türkiye ve dünya gerçeklerine aykırı olarak, ülkemizde başını örtmeyi tercih edenler kamusal alana alınmıyorlar. Tartışmalı olan bu kamusal alan da kimilerine göre bütün Türkiyeyi kapsıyor. Yeri geliyor hastahane, yeri geliyor üniversite bahçesi kamusal alan ilân ediliyor. Nihayetinde, başını örtmeyi tercih edenler okullara alınmıyor, devlet dairelerinde çalışma imkânı bulamıyor. Bazı kurumlar ise daha da ileri gidip, eşi başörtülü olan beylere de kapılarını kapatıyor...
Bu hadiseler yaşanınca, bazıları bunu türban sorunu olarak isimlendiriyor. Oysa yaşanan, açık ve net olarak başörtüsü takanları mağdur eden kanunsuz yasaktan başka bir şey değildir.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğanın vefatı sonrasında; eşinin başının örtülü, kızının başının açık olmasını değerlendiren bazı yazarlar, Türban sorunu aslında çözüldü diye yazmışlar. Bunlardan biri şöyle demiş: Türkiyede türban meselesi hiç beklemediğimiz noktada aniden çözülmüş durumda. Müjdeler olsun yıllardır süren, gereksiz enerji tüketen kavga da sonunda bitecek galiba. (...) Bunu dün mezara kaldırdığımız Hasan Doğan başardı. Onun yaşamındaki en büyük başarısı Türk Milli Takımının galibiyetleri filan değildi, onun ve ailesinin Türkiyedeki türban sorununun çözümü yolunda büyük bir yol açmasıydı. (...) Türbanlıların başı açıklara yönelik bilinçaltındaki önyargılarını yine Doğan Ailesi yıkıverdi. Çünkü gördük ki birbirlerine aşkla, coşkuyla sarılan o çiftin kızlarının da başı açıktı. İşte buyurun bakalım. Yıllardır içimizi kemiren sorun çözülüverdi işte. (Serdar Turgut, Akşam, 8 Temmuz 2008)
Bu şekilde değerlendirilecekse türban sorunu zaten hiç yaşanmadı ki! Yani; anne başörtülü, kız başı açık ya da tam tersi sadece Doğan Ailesinde yaşanmadı. Bu şekilde belki de milyonlarca aile var. Hepimiz biliyoruz ki, aynı ailede başı açık olan da, başı kapalı olan da var. Bunlar bazen kardeş, bazen anne-kız, bazen yakın ya da uzak akraba olabiliyor. Bunu görmek için sokağa çıkmak bile yeterli. Başı örtülü ve açık olanlar kol kola, gerekirse işe, gerekirse okula (başı kapalı olanlar kapıya kadar) gidiyor.
Bu açıdan, toplunda zaten bir problem yaşanmadı, inşallah bundan sonra da yaşanmaz. Asıl problem, başını örtmeyi tercih edenleri dışlayan anlayışta.
Başı örtülü olanlarla başı açık olanlar arasında bir problem yok. Sınırlı sayıdaki fanatikleri bir yana bırakırsak, asıl problem; devletin taraf tutmasında ve başı örtülü olanları dışlamasından kaynaklanıyor. Medyanın da bunu görmesi hayra alâmettir. İnşallah diğer yetkililer de görür ve insafa gelirler. Bunun için de duâ edelim...
Yorumlar1